ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA

T.C.
YARGITAY
Dokuzuncu Hukuk Dairesi
E: 2006/5115
K: 2006/14969
T: 22.05.2006

ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA
ÖZET: Temizlik işi sürekli yapılması gereken bir iş olup, davacının çağrı usulü ile işyerinde çalıştırılması, bu işin sürekli yapılması gerektiğini ortadan kaldırmaz. Çağrı usulü çalışma, kısmi süreli bir iş sözleşmesi olup, işin kıs­mi süreli olması, belirli süreli iş sözleşmesi niteliğini ka­zandırmaz.

Somut olayda bir yılda, on bir ay çalışan davacı­nın, 234 gün çalıştığı da gözönüne alındığında yapılan te­mizlik işi, süreye bağlı bir iş olmadığına göre çağrı usulü iş sözleşmesinin imzalanmasını gerektiren objektif esaslı bir nedende bulunmamaktadır. Bu nedenlerle taraflar ara­sındaki iş sözleşmesinin, belirsiz süreli iş sözleşmesi oldu­ğu kabul edilerek, buna göre karar verilmelidir.

4857 s. İŞ KANUNU [Madde 11]
4857 s. İŞ KANUNU [Madde 14]
4857 s. İŞ KANUNU [Madde 18]
4857 s. İŞ KANUNU [Madde 20]

Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, savunmaya değer verilerek, taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı işyerinde çağrı usulü temizlik gö­revlisi olarak çalıştığı, bu tür işlerde sözleşmenin belirli süreli yapılmasını en­gelleyen yasa hükmü bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar veril­miştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, “iş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli iş­lerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkma­sı gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde ya­pılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Ak­si halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esas­lı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korur­lar.”

Yine aynı yasanın Çağrı Üzerine Çalışma biçimini düzenleyen 14. mad­desine göre, “Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir. Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sü­rede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste ça­lıştırmak zorundadır.”

Dosya içeriğine göre, davacı ile davalı arasında 05.07.2004 tarihinde 05.06.2005 tarihinde sona eren ve Çağrı Üzerine Çalışma usulünü düzenle­yen belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede, davacının temiz­lik elemanı olarak görev yapacağı belirtilmiştir. Davacı bu kapsamda sözleş­menin bitim tarihine kadar kayıtlara göre 234 gün çalışmıştır. Temizlik işi sü­rekli yapılması gereken bir iştir. Davacının çağrı usulü ile işyerinde çalıştırıl­ması, bu işin sürekli yapılması gereğini ortadan kaldırmaz. Bir başka anla­tımla, çağrı usulü çalışma kısmi süreli bir iş sözleşmesi olup, işin kısmi süre­li olması, belirli süreli iş sözleşmesi niteliğini kazandırmaz. Çağrı usulü çalış­ma şeklinde de 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde belirli süreli iş sözleşmesinin yapılmasını gerektiren koşullar aranmalıdır. Kaldı ki bir yılda, onbir ay çalışan davacının 234 gün çalıştığı da gözönüne alındığında yapılan temizlik işi süreye bağlı bir iş olmadığına göre, çağrı usulü iş sözleşmesinin imzalanmasını gerektiren objektif esaslı bir nedende bulunmamaktadır. Ta­raflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunun ka­bulü gerekir. Mahkemece yazılı şekilde, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu belirtilerek istemin reddine karar verilmesi hatalıdır.

Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin süre bitimi nedeni ile feshetti­ğini bildirmiş, başka bir neden belirtmemiştir. İş sözleşmesi belirsiz süreli ol­duğuna göre, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uya­rınca neden belirtilerek feshedilmesi gerekirdi. Bu kurala uyulmadığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şe­kilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1. Mahkemenin kararının (BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI­NA),

2. Feshin (GEÇERSİZLİĞİNE) ve davacının (İŞE İADESİNE),

3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence sü­resi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında (BELİRLENMESİNE),

4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin (GEREKTİĞİNE),

5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6. Davacının yapmış olduğu 39.40 YTL yargılama giderinin davalıdan tah­sili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400-YTL ücreti vekâ­letin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin ola­rak 22.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İlgili yargı içtihatları :
Bu yazı Yargıtay Dosyaları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

HATA: si-captcha.php, GD resim desteğini bulamadı!

Web sunucusu sağlayıcınıza danışın ve GD resim desteğini etkinleştirin.

HATA: si-captcha.php, PHP imagepng fonksiyonunu bulamadı!

Web sunucusu sağlayıcınıza danışın ve PHP imagepng fonksiyonunu etkinleştirin.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>