ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI, KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA

YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ
2016/1271 E., 2016/3355 K., T. 05.04.2016

MAHKEMESİ : AĞIR CEZA MAHKEMESİ
SUÇ : ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI, KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA

ÖZET: Her ne kadar mağdure sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını iddia etmiş ise de yaklaşık on ay kadar sanıkla birlikte yaşayan mağdurenin aralarındaki geçimsizlikten sonra bu iddiayı ileri sürmesi de dikkate alındığında sanıkların savunmalarının aksine üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi sanıkların cinsel istismar suçuna iştirak kastıyla hareket etmedikleri tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir.

KARAR: İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince bozulmasına, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin düzeltilerek onanmasına,

Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;

Oluş ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce mağdurenin, sanıkla anlaşarak evden kaçtığı, sanığın babası olan diğer sanığın mağdureyi jandarma karakoluna teslim ettiği, bu olaydan sonra mağdurenin sanıkla evlenemediği için intihara teşebbüs ettiği, beş gün kadar hastanede tedavi gördüğü, tedavisinin bitiminde sanıkla anlaşarak tekrar kaçması üzerine mağdurenin babası sanık ile sanığın babası olan diğer sanığın bir araya gelip sosyal yaşam koşulları, toplumsal bakış açısı ve içinde yaşanılan çevrede geçerli geleneklerin getirdiği zorunluluktan dolayı mağdureyi muhtemel bir olumsuz durumdan kurtarabilmek maksadıyla görüşüp yaşı küçük olduğu için resmi nikâh kıyılamayan mağdure ile sanık arasında düğün yapılmasına karar verdikleri ve bu şekilde 08.09.2007 tarihinde gerçekleştirilen mahalli düğün sonrası mağdure ile sanığın birlikte yaşamaya başladıkları, ancak daha sonra mağdure ile sanık ve sanığın babası olan diğer sanık arasındaki aile içi geçimsizlik nedeniyle mağdurenin babası tarafından 07.07.2008 tarihinde şikayette bulunulduğu, her ne kadar mağdure sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını iddia etmiş ise de yaklaşık on ay kadar sanıkla birlikte yaşayan mağdurenin aralarındaki geçimsizlikten sonra bu iddiayı ileri sürmesi de dikkate alındığında sanıkların savunmalarının aksine üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi sanıkların cinsel istismar suçuna iştirak kastıyla hareket etmedikleri tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir