İŞÇİ SAĞLIĞI / İŞ GÜVENLİĞİ / MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT / MADEN OCAĞINDA MEYDANA GELEN KAZA / BİLİRKİŞİ RAPORU

T.C.

YARGITAY

Yirmibirinci Hukuk Dairesi

E: 2006/1876

K: 2006/4682

T: 04.05.2006

İŞÇİ SAĞLIĞI
İŞ GÜVENLİĞİ
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
MADEN OCAĞINDA MEYDANA GELEN KAZA
BİLİRKİŞİ RAPORU

4857 s. İŞ KANUNU [Madde 77]
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı ile davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Davalı işverene ait Ayrıdam Köyü Sorgun-Yozgat adresinde kurulu linyit kömürü istihsali işyeri işçilerinden olan davacı, 08.07.2000 tarihinde gece vardiyasında yer altında eğimli yolda tahkimat direkleri taşman trikanın raydan çıkan arka tekerlerini tekrar ray üzerine oturtmuş, daha sonra halata bağlı trikanın hareket etmesi ile birlikte trikanın kancasına elbisesinin takılması sonucu yerde sürüklenerek maruz kaldığı iş kazası nedeni ile %17 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.

03.05.2004 günlü kusur bilirkişi raporu ile 20.09.2004 günlü ek kusur bilirkişi raporunda, davalı işverenin %75, davacı işçinin ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Hükme dayanak alınan bilirkişi raporlarını hazırlayan bilirkişilerin ikisinin inşaat mühendisi ve birisinin de maden mühendisi olduğu anlaşılmaktadır. Oysa, dava konusu kaza bir maden ocağında (yeraltında) trikanın hareketi ile meydana geldiğinden konu maden ve makine mühendislerinin ihtisas alanına girmektedir. Her ne kadar hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde bir maden mühendisi yer alsa da, çoğunluğu inşaat mühendisleri oluşturmaktadır. Bu durumda, iki maden ve bir makine mühendisinden oluşan işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine konuyu yeniden inceletmek, söz konusu bilirkişilerden, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullan göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlarda ayrıntılı bir rapor almak, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonuca göre kusurun aidiyeti ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamak gerekmektedir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle ihtisasları dışındaki bir olay için rapor veren bilirkişilerin hazırladığı kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Kabule göre de, tarafların hal ve mevkiine, kusur oranlarına, olayın oluşuna, hükmedilen maddi tazminat miktarına ve maluliyet oranına göre, olayda Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi gereğince %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması isabetsizdir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 04.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir