KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ

T.C.

YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu

E: 2006/5-291

K: 2006/267

T: 03.05.2006

KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ
Özet: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ‘nun değer tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddesinde;Taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, vergi beyanının; kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin, özellikle arsalarda kamulaştırma gününden Önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin ve bedelin tespitinde etkili olacak değer objektif ölçütlerin esas alınarak taşınmaz bedelinin takdiri gerektiği öngörülmüştür. Bu şekilde taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Kamulaştırmasvz el koyma nedeniyle bedel davalarında, Kamulaştırma Kanunu ‘nun bedel tespitine ilişkin hükümleri kıyasen uygulanmakla birlikte, geçerli kabul edilen ilk bilirkişi raporuna tarafların itiraz etmeleri halinde, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması olanaklı değildir.

2942 s. KAMULAŞTIRMA KANUNU [Madde 11]

Taraflar arasındaki “kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat” dava­sından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Kartal Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesi)’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.10.2003 gün ve 2002/844-2003/790 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenil­mesi üzerine, Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin 20.09.2004 gün ve 8726-8576 sayılı ilamı ile, (…Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;

Aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyalarında taşınmazın niteliği, özellikleri de dikkate alındığında m2 birim bedelinin, değerlendirme tarihi itibariyle 200.000.000 TL’yi geçemeyeceği gözetilmeden, daha yüksek değer biçen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalı vekili

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görü­şüldü:

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine iliş­kindir.

Davacı vekili; tapuda müvekkilinin paydaş olduğu İstanbul ili, Kartal ilçesi, Şamandıra mahallesi 6829 ada 11 parsel sayılı ve arsa niteliğindeki taşınmaza davalı idarece yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek, 46.161.000.000 TL kamulaştırmasız el koyma karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı idare vekili; talep edilen bedelin çok yüksek olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin, “arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11/3-g maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak metre­karede 250.000.000 TL değer biçen bilirkişi kurulu raporlarının usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle “davanın kısmen kabulüne” dair verdiği karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Mahkemece “dava konusu taşınmazla aynı bölgede bulunan taşınmazlara metrekarede 200.000.000 TL değer biçildiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, aksine aynı yerde bulunan bir başka taşınmaz için biçilen 250.000.000 TL/m2 bedel esas alınmak suretiyle hükmedilip kesinleşen karar gözönüne alındığında, dava

konusu taşınmaz için takdir edilen bedelin çevre parsellerle de uyumlu olduğunun anlaşıldığı” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; kamulaştırması el koyma karşılığının, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması sonucu 250.000.000 TL/m2 değer biçen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak mı, yoksa bozma ilamında işaret edilen, aynı bölgeden temyizen intikal eden dava dosyalarında belirlenen bedeller gözönüne alınarak en fazla 200.000.000 TL/m2 değer üzerinden mi hüküm altına alınması gerektiği noktasında top­lanmaktadır.

Bilindiği ve 16.05.1956 gün 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, usulü dairesinde verilmiş bir kamulaştırma kararı olmadan ve bedeli ödenmeden taşınmazına el konulan kimse, ilgili kamu tüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, değer karşılığının verilmesini de isteyebilir.

Kamulaştırması el atrçıa halinde kamu kurumu, Kamulaştırma Ka-nunu’na uygun hareket etmeden, ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Bu bakımdan dava, mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın taz­mini davasıdır. (11.02.1959 gün E: 1958/17, K: 1959/15 sayılı Yargıtay İçti­hadı Birleştirme Kararı gerekçesinden)

Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, kamulaştırması el koyma olgusunun kabul edilebilmesi için, kamulaştırma ile el koyma yetkisi kendisine tanınmış olan gerçek veya özel ve kamu tüzelkişiliği olan kimsenin, kamu yararı gerektirdiği için el koymuş olması gerekir. (Ali Arcak – Edip Doğrusöz, Kamu-laştırmasız Elkoyma, Ankara 1992, S: 20)

Kamulaştırması el koyma nedeniyle ister el atmanın önlenmesi davası, isterse yer bedeli veya tazminat ya da ecrimisil davası açılmış olsun, davacının iddiasının araştırılması bilirkişi incelemesine bağlıdır. (Age, Ankara 1992, S:55)

Bu noktada, bilirkişilerin taşınmazın değerinin tespitine ilişkin değer biçme esaslarını düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme mevcut değildir.

Ancak, öteden beri Yargıtay İçtihatlarında kamulaştırma hukukunda olduğu gibi, Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde öngörülen emsal incelemesindeki ilkeler aranmaktadır. (Üçüncü Hukuk Dairesi 16.03.1976 gün, E: 1813, K: 2654; Dördüncü Hukuk Dairesi 10.02.1972 gün, E: 10300, K: 1001; Beşinci Hukuk Dairesi, 14.11.1985 gün, E: 11780, K: 12446)

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değer tespiti esaslarını düzen­leyen 11. maddesinde; Taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, vergi beyanının, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin, özellikle arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin ve bedelin tespitinde etkili olacak değer objektif ölçütlerin esas alınarak taşınmaz bedelinin takdiri gerektiği öngörülmüştür.

Kanunun lafzı ve ruhu gözönüne alındığında; ana ilke, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesidir.

16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, taşınmazına el konulan kimse, mülkiyet hakkının kamu tüzel kişiliğine devrine razı olarak, taşınmaz malın bedelini dava ettiği takdirde ödenecek bedel, taşınmazın dava tarihindeki değeri olacaktır. Dolayısıyla kamulaştırması el koyma nedeniyle tazminat davalarında da amaç, taşınmazın gerçek değerinin tespiti olup, kamulaştırma ile denklik sağlanabilmesi için Kamulaştırma Kanunu’nun değer tespitine ilişkin hükümleri uygulanmalıdır.

Bundan ayrı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Tasarısı gerekçesinde, 11. maddede sayılan ölçütlerin Anayasa’nın 46. maddesindeki unsurlar gözö-nünde tutularak düzenlendiği belirtildiğinden, kamulaştırması el koyma nede­niyle bedel davalarında 11. maddedeki esaslara göre bedel tespitinin taraflar açısından Anayasal güvence teşkil edeceği açıktır.

Önemle vurgulanmalıdır ki, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle bedel davalarında Kamulaştırma Kanunu’nun bedel tespitine ilişkin hükümleri kıya-sen uygulanmakla birlikte; geçerli kabul edilen ilk bilirkişi raporuna tarafların itiraz etmeleri halinde, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması olanaklı değildir. (YHGK’nın 05.05.2004 gün, E: 2004/5-270, K: 2004/261 sayılı kararı)

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde; hükme dayanak yapılan ve dava konusu taşınmaza metrekarede 250.000.000 TL değer biçen ilk bilirkişi kurulu raporu gerekçeli olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde öngörülen ilkeler esas alınarak düzenlenmiştir.

Yine, bilirkişi raporunda taşınmaza biçilen değerin, aynı mevkide bulu­nan diğer taşınmazlar için hükmedilip kesinleşen bedellerle de uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar mahkemece ikinci kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; aynı usulle düzenlenen ikinci bilirkişi raporu ilk raporu teyit ettiğinden, bu husus sonuca etkili görülmemiştir.

Şu hale göre; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun bedel tespitine ilişkin 11/3-g maddesi hükümleri kıyasen uygulanmak suretiyle, emsal karşı­laştırması sonucu taşınmaza metrekarede 250.000.000 TL değer biçen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak, kamulaştırması el koyma karşılığına hükme-dilmesi usul ve yasaya uygundur. Direnme kararı bu nedenle onanmalıdır.

Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kara­rının yukarıda açıklanan nedenlerle (ONANMASINA), 03.05.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

İlgili yargı içtihatları :
Bu yazı Yargıtay Dosyaları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ için 1 cevap

  1. hasbi der ki:

    samsun kavak çakallı köyünde bulunan selcuklulardan kalma kervan sarayın restaroyonu ve cevre düzenlemesi nedeyle etrafında bulunan 950 m2 bahcemde özel idare tarafından kamulaştırma kapsamı itibarıyle idarece yapılan pazarlık usulü anlaşma sağlanamadından konu mahkemelik oldu.mahkeme değer tesbiti için bilirkişilerle birlikte keşfe geldi.bahcem tarihi esere 20 metre samsun ankara yoluna 50 metre ve köyün içinde yani köy içi mevkinde bulunmaktadır kamulaştırlcak arazimin devamında tek katlı evimde bulunmaktadır.arazi üzerinde 120 ocak fındık 5-7 yaşlarında 30 adet ceşitli türde ve yaşta meyve 2 cınar ve 2 cam ağacı bulunmaktadır.bilirkişi raporunu mahkemeye göndermiş 1000 m2 arzi için 30.000.tl ve toplam saydığım muhtesatlara 10.000 tl olmk üzere toplam 40.00o tl olarak belirleme yapmıştır.bu hesaplama nasıl yapılıyor bir fındık ocağı yılda 10 klo fındık vermiş olsa fındığın klosu 7ooo tl.fındığın ömrü 60 yıl olduğu üzere basit bi hesaplama yapılmazmı.neye dayanarak bu hesabı çıkartıyorlar ve ayrıca bn geriye kalan bitişik arsamda yaılandırma yapamıyorum evimin üstüne ev yapamıyorum.bizi yerimizden yurdumuzdan ediyor burda maddi ve manevi olark bi mağduriyet var bunlar göz önünde bulunmuyormu.kısaca devlet eliyle mafyalık değilmi bu zorla el koyma yerinden yurdundan atmak değilmi.nasıl bir kamulaştıram bu bana hesaplama konusundaa bilgi verirsenzi cok sevinirim ayrıca mağduriyetimiz göz önünde bulundurlmazmı.. teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

HATA: si-captcha.php, GD resim desteğini bulamadı!

Web sunucusu sağlayıcınıza danışın ve GD resim desteğini etkinleştirin.

HATA: si-captcha.php, PHP imagepng fonksiyonunu bulamadı!

Web sunucusu sağlayıcınıza danışın ve PHP imagepng fonksiyonunu etkinleştirin.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>