Etiket arşivi: ATANMASI

Yargıtay Ceza Daireleri Kararları • MÜDAFİİ İSTİFA EDEN SANIĞA SORMADAN YENİ MÜDAFİ ATANMASI, SAVUNMA HAKKI

YARGITAY 1. Ceza Dairesi
ESAS: 2013/4647
KARAR: 2014/644

SUÇ : Olası kastla öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahkemenin 24.12.2009 gün ve 48/407 sayılı kararının, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı olduğundan ayrı ayrı müdafiiler tarafından savunulması gerektiği halde aynı müdafii tarafından savunulduğu gerekçesiyle bozulduğu hususu da dikkate alındığında;

1- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçtan yargılanan sanık A…’nin savunması ile bozmaya karşı diyeceklerinin müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla, sanık ve müdafiinin katılmadığı oturumda hüküm kurulması suretiyle CMK.nun 150/3. maddesine aykırı davranılması,

2- Müdafii istifa eden sanık S…’e bilgisi dışında barodan yeni bir müdafii atanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek, sanığın savunması alınmadan ve bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Usule aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, sanıklar A…ve S… hakkındaki hükümlerin öncelikle bu nedenlerle, sanık İrfan hakkındaki hükmün ise irtibat nedeniyle, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 11/02/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — Çrş Mar 25, 2015 3:15 pm


YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2003/5621 K. 2003/6912 •ŞİRKETE KAYYIM ATANMASI DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/5621

K. 2003/6912

T. 26.6.2003

 

DAVA: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2003 tarih ve 2002/838-2003/191 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak Ü… Müzik Yapım Org San Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.06.2003 günde davacı avukatı ile davalı avukatı ve davalı şirket kayyumu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

KARAR: Davacı vekili, ikametgahı yurtdışında bulunan müvekkilinin, % 99,9 oranında paydaşı bulunduğu davalı anonim şirketin temsil ve ilzamı ile yetkilendirilen birer pay sahibi iki ortakça şirketin usulsüz borçlandırıldığını, uzun süredir genel kurul toplantısı yapılmadığını, temsilcilerin kişisel harcamalarının şirkete yüklenerek şirketin batık hale getirildiğini, genel kurulun toplantıya çağrılması girişimlerinin sonuç vermediğini ileri sürerek, olağanüstü genel kurul toplantısı yapılıncaya kadar şirkete kayyım atanmasını hasımsız açtığı davada talep etmiştir.

Kayyım atanması istenilen davalı şirket vekili, iki kez genel kurul kararı alınmasına karşın davacının engellemeleri nedeniyle yapılamadığını, usulsüz borçlanma iddiasının doğru olmadığını, davacının yönetimi uzaklaştırmak için gerçek dışı iddialar ileri sürdüğünü savunmuştur.

 

Mahkemece, şirketin 18.07.2000 günlü genel kurulunda üç yıllığına yönetim kurulu üyeliğine seçilenlerden ikisinin istifa ettiği, ikisinin ise yetkilerinin Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 14.01.2003 tarihli kararıyla kaldırıldığı, MK'nun 427/4 ncü maddesi kayyım tayini gerektiği sonucuna varılarak, davalı şirkete en az üç kişilik yönetim kurulu oluşturuluncaya kadar Av. 'ın kayyım atanmasına karar verilmiştir.

 

Kararı, kayyım atanması istenilen Ü… Müzik Yapım Org San Tic. A.Ş.vekili temyiz etmiştir.

 

1-Dava, davacının büyük paydaşı bulunduğu Ü… Müzik Yapım Org San Tic. A.Ş. ye kayyım atanmasına ilişkin olup, sulh hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılmıştır.

 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 397/2 nci maddesi hükmü uyarınca vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesidir.Aynı Kanunu'nun 427/4 maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanmaması halinde vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı öngörülmüştür.Yasa koyucunun anılan bende ilişkin gerekçesinde, söz konusu düzenlemenin türü ve niteliği ne olursa bütün tüzel kişileri kapsadığı belirtilmiştir.

 

Yasanın açıklanan bu düzenlemesi karşısında, tüzel kişilik taşıyan ticaret şirketlerine yönetim kayyımı atanmasına ilişkin istemlerin de sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılmasının, yasa normunun lafzına uygun olduğu kuşkusuzdur.Ancak, şirketin usulsüz olarak borçlandırıldığı, uzun süredir iş ve işlemleriyle şirketi iflasa sürüklediği ve şirket yönetim kurulu mevcudunun yasal alt sınırın altına düştüğü gibi iddialarla kayyım atanması istemiyle açılan böyle bir davada, mutlak biçimde T. Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümleri ışığında kayyım atanmasını gerekli kılan olguların varlığı ve mahiyetinin değerlendirilerek belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davaların da TTK'nun 4 ncü maddesinin ilk fıkrasının birinci bendinde belirtilen biçimde geniş anlamda ticari dava niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bir başka anlatımla, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davaların, mutlak ticari davalardan olduğunun kabulü gerekir. Bu tür davaların ise Asliye Ticaret Mahkemelerinde incelenip sonuçlandırılması gerekir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları ve vesayet makamları kararlarının temyiz mercii olan Yüksek 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş görüşü de bu yöndedir. Konu göreve ilişkin bulunduğundan, mahkemece re'sen görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilerek, karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu yön bakımından bozulması gerekmiştir.

 

2-Bozma içeriğine göre, kayyım atanması istenilen şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

 

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın görev yönünden BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.