Etiket arşivi: etti.

Danıştay, Zorunlu taşıt sigortasında vekaletname ile tahsili yasaklayan genelgeyi iptal etti

Zorunlu motorlu taşıt sigortalarında tazminat istemlerinin tahsilinde görevlendirilen vekillerin tahsil edilen meblağları gereği gibi hak sahiplerine iletmemeleri gerekçesi ile zorunlu motorlu taşıt sigortalarında bedeni zararların vekil marifetiyle tahsilinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabınca uyulması gerekli kuralların belirlendiği Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 05.11.2010 gün ve 2010/18 no’lu Zorunlu Motorlu Taşıt Sigortalarında Tazminatların Vekâletle Takip ve Tahsil Edilmesine İlişkin Genelgenin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemli olarak Baromuzca Danıştay 10. Dairede açılan davada, 23.05.2011 gün ve 2011/5130 E. no’lu karar ile genelgenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.12.2011 gün ve 2011/530 YD İtiraz no’lu kararı ile reddedilmişti.

Bu sefer Danıştay 10. Dairesinin 09.03.2015 gün ve 2011/5130 E. 2015/870 K. no’lu kararı ile: “zorunlu taşıt sigortası tazminatının hak sahibi konumundaki kişi ile bu kişinin sigorta tazminatını kendi adına tahsilinde yetkilendirdiği vekil arasında imzalanan ve ilgili mevzuat çerçevesinde tarafların iradesi ile içeriği belirlenen vekaletnameler özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğundan; davalı idarenin bu sözleşmenin içeriğine ilişkin olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır” denilerek genelgenin iptaline karar verilmiştir.

Dava konusu genelgede;

“1. Vekilin temsil ettiği kişiye tahsil ettiği tazminatın ne kadarını iade edeceğine ilişkin vekâletnamede asgari ‘Tahsil edilen tazminatın %…si müvekkile iletilecektir’ veya benzeri bir ifade yer almalıdır. Vekâletnamede bu çerçevede bir ifade olmaması halinde aynı içerikte –hak sahibinin imzası noter tarafından usulen tasdik olunmuş- beyanını içeren bir belge başvuru esnasında ibraz edilecektir.

2. Hak sahibi lehine tespit edilen tazminattan yukarıda asgari içeriği

belirlenen Vekâletnamede veya onaylı belgede belirtilen tutara denk gelen kısmı hak sahibine kalanı ise vekile ödenecektir.

3. Bu genelgenin 1 inci maddesi kapsamında vekâletname veya onaylı belge sunmayan vekillerin başvuruları sigorta şirketlerince işleme alınmayacaktır” denilmişti.

Basından Hukuk Haberleri • ERKEĞE TECAVÜZ ETTİ!

Erkeğe tecavüz etti!

ZONGULDAK’ta, zihinsel engelli 23 yaşındaki Y.B. adlı erkeğe cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılandığı davada 10 yıl 10 ay hapis verilen 47 yaşındaki Faik T.’nin cezası, Yargıtay’ın bozma kararıyla 7 yıl 6 aya düşürüldü.

‘BASİT CİNSEL İSTİSMAR’

5 Mayıs 2013’te Devrek İlçesi’nde bir parkta meydana gelen olayda Faik T., iddiaya göre caddede gezerken tanıştığı zihinsel engelli Y.B.’ye, birlikte alkol aldıktan sonra cinsel istismarda bulundu. Durumu fark eden bir kişinin haber vermesiyle ortaya çıkan olayın ardından tutuklanan Faik T., ’basit cinsel istismar’ ve ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen yıl 18 Nisan’da görülen karar duruşmasında Faik T., ’basit cinsel istismar’ suçundan 8 yıl 4 ay, ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan ise 2 yıl 6 ay olmak üzere toplam 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ALIKOYMA YOK DENİNCE…

Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi, olayda Y.B.’yi alıkoyma eylemi bulunmadığı gerekçesiyle ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmederek kararı bozdu. Yargıtay’ın kararı üzerine sanık Faik T. yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Y.B. katılmadı. Mahkeme, Faik T.’ye ’basit cinsel istismar’ suçundan 7 yıl 6 ay hapis verirken, diğer suçla ilgili beraatine karar verdi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: hukukçu — Cum Mar 13, 2015 4:41 pm


Banka ve Tüketici Hukuku • BANKA TÜKETİCİ MAHKEMESİNE İTİRAZ ETTİ, ŞİMDİ NE YAPMAM GERE

merhaba
kredi kartı aidatları için tüketici mahkemesi lehime karar verdi. banka bu karara karşı dava açmış. tensip tutanağı ve ihtarname geldi. buna ne şekilde cevap vermem gerekiyor. bundan önceki mesajlarda genelde kredi dosya masrafı ile ilgili. yardımlarınızı rica ediyorum
tutanakta kısaca
tedbir talebinin reddine;
tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması gözetilerek bu tutanak örneğinin gider avansı kullanılmak suretiyle davacı vekiline tebliğine;
basit yargılama usulüne ilişkin hükümler çerçevesinde yargılamanın dosya üzerinden yürütülmesine karar verildi.
ayrıca ihtarnamede başka yerden getirilecek belge ve dosyalar var ise bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamalarıda yapmanız ayrıca avans tarifesi gereğince şimdilik 50 tl delil avansını mahkememiz veznesine yatırmanız gerektiği ihtar olunur diyor. benim şimdi mahkemeye 50 tl yatırmam gerekiyormu. Bu konuda örnek mahkeme kararları varmı?
teşekkür ederim

Bilgiler: Tarih-Gönderici: namre — 27 Ara 2014, 13:17


Danıştay, YÖK’ün Prof.Selçuk Demirbulak’a verdiği cezayı iptal etti

İstanbul 8.İdare Mahkemesi’nde, Prof.Dr.Dr.Selçuk Demirbulak’ın göevden çekilmiş sayılma cezasına karşı açtığı dava YÜK’ün idari cezasının iptali ile sonuçlandı. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), 2008-2010 dönemi İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Selçuk Demirbulak’a akademisyenken kanuna aykırı olarak avukatlık mesleği yaptığı gerekçesi ile ceza vermişti. Danıştay 8.Dairesi, 2012-4953 esas ve 2014-3566 sayılı 04.07.2014 tarihli kararı ile YÖK’ün akedemisyenken avukatlık yaptığı gerekçesi ile görevinden çekilmiş sayma cezasını iptal etti.

YÖK, Marmara Üniversitesi’nde ekonomi profesörlüğü yapan Prof.Dr.Dr.Selçuk Demirbulak’ın aynı zamanda İstanbul Barosu başkan yardımcısı olarak avukatlık yapmasını yasaya aykırı bulduğundan Demirbulak’a ‘görevinden çekilmiş sayma’ cezası vermişti. Demirbulak, 2008 yılında baro başkan yardımcısı oldu ve 2009 Ağutos ayında da Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki görevinden ayrıldı. YÖK, avukatlığa başladıktan sonra akademisyenliği bıraktığından Demirbulak’a en ağır cezanın bir altı olan ‘görevinden çekilmiş sayma’ cezası vermişti.

Yargıtay onadığı kesinleşen mahkumiyet kararlarına itirazı kabul etti

Sahte çek ve benzeri suçlardan Yargıtay 15. Dairesi’nce 12 yıl hapis cezası kesinleşen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan sanığın ‘KESİNLEŞEN MAHKÛMİYET KARARLARINA İTİRAZ’ı kabul edildi. Yargıtay 15. Dairesi, Yargıtay Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine, daha önce onadığı kararı kaldırdı. Onanan kararın bozulması Balyoz ve Şike davasında yargılanan yüzlerce kişi için emsal teşkil edecek.

YARGITAY Cumhuriyet Başsavcılığı, Şike davasından 6 yıl 3 aylık cezasının infazı gündeme gelen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, cezaevindeki Balyoz sanıkları ve aynı statüdeki binlerce sanık için emsal niteliği taşıyan önemli bir itirazda bulundu. E.Ö. adlı sanığın, sahte senet tanzimi ve muhtelif değerdeki çekleri, sahte ciro ettiği ve kullandığı iddiasıyla ‘resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma’ suçlarından 12 yıllık kesinleşen mahkûmiyetini onayan Yargıtay 15’inci Ceza Dairesi, Başsavcılığın itirazı üzerine bu kararını kaldırdı.

HATA, BERAAT GEREKİR
Şike ve Balyoz sanıklarının, ‘kesinleşen mahkûmiyet kararlarına itiraz’ başvurularını halen inceleyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Aziz Yıldırım gibi cezası onanıp kesinleşen E.Ö. adlı sanığın 4 ayrı suçtan toplam 12 yıla mahkûm olduğu davasını, sanık avukatı Alper Sarıca’nın itirazı üzerine Yargıtay 15’inci Ceza Dairesi’ne 2’nci kez götürdü. Daire, usule ilişkin bir nedenle değil yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek beraat yerine mahkûmiyet kararı verildiği gerekçesiyle ‘resmi belgede sahtecilik’ten verilen ve daha önce oybirliği ile onanmasına karar verdiği 6 yıllık mahkûmiyeti, “Hata yaptık. Mahkûmiyet değil beraat gerekir” diyerek bozdu. Dosyası infaza verilen, hakkında yakalama emri çıkarılıp 5 aydır firari konumunda olan sanık E.Ö.’nün hapse girmekten kurtulduğu bildirildi. Avukat Sarıca, kararın Aziz Yıldırım ve cezaevindeki Balyoz sanıkları için de emsal niteliği taşıdığını savundu. İtiraz üzerine Şike kararlarının Yargıtay 5’inci Ceza, Balyoz kararlarının Yargıtay 9’uncu Ceza’da yeniden temyiz incelemesinden geçirilebileceğini belirten Sarıca, kararı Hürriyet’e şöyle değerlendirdi:

SÜRE SINIRI DA YOK
“Bu itiraz yolu kanunda var ama fiilen uygulamada başarılı sonuç alındığı pek görülen bir şey değil. Kararın en önemli özelliği karara itiraz eden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ilk etapta tebliğnamesinde bu kararın onanması yolunda görüş bildirmiş olması ve daha önce oybirliği ile onama kararı veren ceza dairesinin itiraz üzerine yine oybirliği ile onama kararını kaldırarak bozma kararı vermesidir. Diğer yandan bozma gerekçesi usule ilişkin değil esasa yani dosyadaki delillerin değerlendirilmesine, bir kısım delillerin dikkatten kaçmasına ilişkindir. Vatandaşlarımız haklarında verilen mahkûmiyet kararı onanarak kesinleşmiş olsa hatta 5 yıl önce hapse girmiş cezalarını çekmeye başlamış olsalar dahi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na itiraz prosedürünü işletebilirler ve haklarındaki mahkûmiyet kararları kaldırılıp tahliye edilebilirler. Çünkü sanık lehine olan bu itirazda süre sınırı yoktur.

NASIL BAŞVURACAKSINIZ
Yargıtay ceza dairelerinin tüm onama kararına karşı itiraz edilebilir. Temyiz dilekçenizde ifade edilemeyen veya Yargıtay’ın ilgili ceza dairesince dikkate alınmayan hususlara yer verilecek bir dilekçe ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na onama kararının kaldırılması için talepte bulunulabilir. Başsavcılık isteminizi haklı görürse ilgili ceza dairesinden kararını kaldırmasını ve bozmaya hükmetmesini aksi halde dosyayı nihai kararı vermek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göndermesini isteyerek itiraz edebilir. Neticeten hakkınızdaki onama kararı kaldırılarak aleyhinize verilen hükmün bozulması sağlanabilir. Bu yola başvurulması hükmün infazını durdurmayacağı için hakkınızda yakalama kararı çıkartılabilir ve onanan hapis cezanızı çekmeye başlayabilirsiniz. Bu sebeple dilekçede infazın durdurulması hususunda da talepte bulunulmalıdır.”

Karar nasıl verildi
SANIK avukatı Alper Sarıca’dan alınan bilgiye göre karar şöyle alındı: 3 yıl önce E.Ö. adlı sanık sahte senet tanzimi ve muhtelif değerdeki çekleri, sahte ciro ettiği ve kullandığı iddiasıyla ‘resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma’ suçlarından Bakırköy 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Mahkeme, 11 Nisan 2011’de sanık E.Ö hakkında 4 ayrı suçtan toplam 12 yıl hapis verdi. Karar temyiz edildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın onama talepli 25 Eylül 2012 tarihli tebliğnamesi ışığında Yargıtay 15’inci Ceza Dairesi, Bakırköy 4’üncü Ağır Ceza’nın kararını 28 Kasım 2013’te oybirliği ile onadı. Mahkûmiyet kararı kesinleşti ve sanık E.Ö. hakkında 12 yıllık hapis cezasının infazı için yakalama emri çıkarıldı. Hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık E.Ö.’nün avukatı Alper Sarıca, 17 Aralık 2013’te Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu ve Yargıtay 15’inci Ceza Dairesi’nin mahkûmiyet kararının kaldırılması için itirazda bulunulmasını talep etti. Başsavcılıkta avukat Sarıca’nın bu talebini kabul ederek, Yargıtay 15’inci Ceza Dairesi’nin onanıp kesinleşen mahkûmiyet kararlarının kaldırılması için 14 Şubat’ta itirazda bulundu. Başsavcılık, 15’inci Ceza’dan itirazın yerinde görülmesi halinde mahkûmiyet kararının kaldırılmasını, aksi halde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesini talep etti. Daire de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu itirazını kabul etti. Daire 27 Mart 2014 tarihli kararıyla daha önce verdiği onama kararını kaldırdı ve sanık E.Ö.’nün sahte ciro ile çekleri ciroladığı gerekçesi ile resmi evrakta sahtekarlık nedeniyle 2 ayrı suçtan verilen toplam 6 yıllık mahkûmiyete ilişkin Bakırköy 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi kararını oybirliği ile bozdu. Daire, çeklerde tahrifat olmamasını ve tanık ifadelerini dikkat alarak bozma kararı verdi.

Anlaşmalı boşandık. Eşim boşanma kararını temyiz etti. Şimdi ne olacak ?

Yaklasık birbucuk yıldır süren davamızı karsılıklı olarak anlaşarak bitirmeye karar verdik. Eski eşim avukatı aracılığı ile tüm işlemleri bitirdi. Karşı tarafın avukatı her türlü ferilerden vazgectiklerini artık bu evliliğin de yürüyemeyeceğini kabul ettiklerini nafakasız ve tazminatsız her türlü alacaklarınında kendilerince tahsil ettiklerini vereceklerininde bulunmadığını ve davanın bitmessi talep etti. Avukatımda aynı sekilde söyledikten sonra hakim bu doğrultuda karar verdi. Ancak eski eşim davayı temyize götürmeye karar vermiş ve de harçları yatırmıs hatta telefonlada benı tehdit etti. Buna göre muhtemel karar ne olur?

 

Sayın Okurumuz

Anlattığınız durumda siz ve eşiniz Medeni Kanun md 166/3’e dayanarak anlaşmalı boşanma talep etmişsiniz. Mahkeme de buna göre  boşanmanıza karar vermiş. Eşinizin bu kararı temyiz etmesi sonucu dosyanız Yargıtay’ca incelenecektir. Şayet mahkeme sözkonusu kanun maddesini doğru uyguladıysa boşanma kararını onayacaktır.  Eşinizin kararı temyiz etmesi Mahkeme kararının yerinde olması kaydıyla boşanmanızı  1,5 sene kadar geciktirecektir. 

 

Boşanma Hukuku

 

Anlaşmalı boşandık. Eşim temyiz etti. Şimdi ne olacak ?

Yaklasık birbucuk yıldır süren davamızı karsılıklı olarak anlaşarak bitirmeye karar verdik. Eski eşim avukatı aracılığı ile tüm işlemleri bitirdi. Karşı tarafın avukatı her türlü ferilerden vazgectiklerini artık bu evliliğin de yürüyemeyeceğini kabul ettiklerini nafakasız ve tazminatsız her türlü alacaklarınında kendilerince tahsil ettiklerini vereceklerininde bulunmadığını ve davanın bitmessi talep etti. Avukatımda aynı sekilde söyledikten sonra hakim bu doğrultuda karar verdi. Ancak eski eşim davayı temyize götürmeye karar vermiş ve de harçları yatırmıs hatta telefonlada benı tehdit etti. Buna göre muhtemel karar ne olur?

 

Sayın Okurumuz

Anlattığınız durumda siz ve eşiniz Medeni Kanun md 166/3’e dayanarak anlaşmalı boşanma talep etmişsiniz. Mahkeme de buna göre  boşanmanıza karar vermiş. Eşinizin bu kararı temyiz etmesi sonucu dosyanız Yargıtay’ca incelenecektir. Şayet mahkeme sözkonusu kanun maddesini doğru uyguladıysa boşanma kararını onayacaktır.  Eşinizin kararı temyiz etmesi Mahkeme kararının yerinde olması kaydıyla boşanmanızı  1,5 sene kadar geciktirecektir. 

 

Boşanma Hukuku