Anayasa Mahkemesi’nden iptal kararı

anayasamahkemesiAnayasa Mahkemesi, Türk Ceza Yasasının milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar başlıkları altında düzenlenen suçlardan hapis cezası alan hekimlerin mesleklerini yitirmelerine ilişkin düzenlemeyi iptal etti.

Hekimlik mesleğinin koşullarının düzenlendiği 1219 sayılı Yasa’ya göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, ülkemizdeki tıp fakültelerinden mezun olan ve bu Yasanın 28. maddesinde belirtilen suçlardan birini işlememiş olan kişi hekimlik yapma yetkisine sahiptir. 2008 yılında, temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çıkartıldığı belirtilen 5728 sayılı yasayla, yüzlerce yasanın yanı sıra 1219 sayılı Yasa’nın 28. maddesinde de değişiklik yapılmıştı. Mevcut düzenlemede ağır hapis ya da beş yıldan fazla süreyle hapis cezasıyla cezalandırılan, ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanan veya mesleğin kötüye kullanılmasından dolayı iki kez mahkeme tarafından meslekten men cezasıyla cezalandırılanlar meslek uygulamasından yasaklanırken yapılan değişiklikle mevcut düzenlemedeki belli ağırlıktaki hapis cezası almama koşulları çok daha ağırlaştırılmış; çok hafif bazı suçlardan hapis cezasına mahkum olma durumunda da mesleğin yitirileceği düzenlenmiştir. Zira, yeni düzenlemede meslek uygulamasını engelleyen ceza kurallarının kapsamı genişletilmiş, Türk Ceza Yasasındaki kimi bölüm başlıkları belirtilerek, bu bölümlerdeki herhangi bir suçtan hapis cezasıyla cezalandırılma halinde mesleğin yapılamayacağı vurgulanmıştır.

5728 sayılı Yasayla 1219 sayılı Yasanın 28. maddesinde yapılan değişiklikle, ülkemizdeki tıp fakültelerinden birinden mezun ve Türk vatandaşı olan bir kişinin hekimlik yapabilmesi için; kasten işlenmiş herhangi bir suçtan dolayı beş yıl ve daha fazla hapis cezası almamış olması veya devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkum olmamak gereklidir. Maddede belirtilen Türk Ceza Yasası bölüm başlıkları altındaki suçlara bakıldığında meslek uygulaması ile doğrudan ilgisi olmayan ve/veya cezası çok az olan bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma, usulsüz ölü gömülmesi, halkı askerlikten soğutma, güveni kötüye kullanma, kaçakçılık gibi birkaç aylık hapis cezasıyla cezalandırılan suçların da bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu yasa değişikliğinin yapıldığı dönemde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan bütün siyasi partiler ve Adalet Komisyonu ile görüşmeler yapılarak yapılan değişikliğin yanlış yönleri ile yaratacağı olumsuz etkiler Türk Tabipleri Birliği tarafından aktarılmış ise de yasalaşması engellenememiş; maddenin bir takım hükümlerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.

Anayasa Mahkemesi, incelemesini yaklaşık 2,5 yılda tamamlamış, Dava konusu düzenlemeler, meslek veya görevlerin özellikleri, suçların niteliği, bu suçlara verilen cezalar ve cezaların süresi, kasıtla veya taksirle işlenip işlenmediğine bakılmaması ve bir kademelendirme de yapılmaması ve bu suçlardan mahkûm olanların belirli meslekleri ve görevleri sürekli olarak icra edememeleri, işledikleri suçlara göre adaletli ve eylemle orantılı olmayan ölçüsüz bir hak yoksunluğuna yol açması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen “Hukuk Devleti” ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.” gerekçesiyle 1219 sayılı Yasa’nın 28. maddesindeki “…milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar,…” ibaresinin iptaline; kararın 1.12.2011 tarihinde yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Söz konusu Karar, Resmi Gazetenin 1.12.2010 tarih ve 27772 sayılı nüshasında yayınlandı.

Anayasa Mahkemesi Kararında, dava konusu yapılan istemle sınırlı olarak hüküm kurulmuş ise de, söz konusu Kararda belirtilen iptal gerekçeleri karşısında, 1219 sayılı Yasanın 28. maddede belirtilen Türk Ceza Yasasının diğer bölüm başlıklarına ilişkin olarak da hukuka/Anayasa’ya aykırılık iddiasının ileri sürülmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Bu konu ile ilgili olarak herhangi bir meslek hak kaybı ile karşı karşıya olan meslektaşlarımızın başvurması durumunda, Türk Tabipleri Birliği olarak gerekli hukuksal destek kendilerine verilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir