BELLİ BİR KOŞULA BAĞLI OLARAK YAPILAN BAĞIŞ

T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
E:2006/1-79
K: 2006/142
T: 5.4.2006
BELLİ BİR KOŞULA BAĞLI OLARAK YAPILAN BAĞIŞ
818 s. BORÇLAR KANUNU [Madde 244]
Taraflar arasındaki “Tapu İptali ve Tescil”davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ümraniye ı. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.11.2004 gün ve 2003/76 E. 2004/804 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.05.2005 gün ve 2005/1526-5492 sayılı ilamı ile;
( …Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın öncesinin 38 parsel olarak davacı adına kayıtlı iken adı geçenin Tapu Sicil Müdürlüğüne yönelik istemi uyarınca, taşınmazın davalı Belediye Encümeni’nin 23.6.1997 tarihli kararıyla ifraza tabi tutulduğu, ifraz ile üçe bölünerek 64 parselin davacıya 63 parselin davalı Belediye’ye artan kısmının da yola ayrıldığı, belediye adına ayrılan bölümün 3.7.1997 tarihli ‘akitle söz konusu Encümen kararı dayanak yapılarak, bağış yoluyla davalı belediyeye temlik edildiği görülmektedir. Bağışa ilişkin akit tablosu ve dayanağı Encümen Kararı incelendiğinde; bağışın Belediye adına tescil edilen 63 parsele kreş ve anaokulu yapımı ve bu suretle kullanılması koşuluyla gerçekleştirildiği daha sonra bu amaç doğrultusunda anılan yere yapılan inşaatın aynı amaca özgülendiği görülmektedir.
Söz konusu akit tablosu ve eklerine göre yukarda sözü edilen koşul dışında bağışın başka bir nedene bağlı kılınmadığı, diğer bir anlatımla taşınmazda yapılaşmanın ve tasarruf biçiminin ne olması gerektiğine dair bir hükmün akitle yet almadığı sabittir.
Kayıt maliki belediyenin, bağış koşulunu daha sonra davada yer alan a. A.ş, aracılığıyla gerçekleştirilmiş olmasının ve tasarrufun anılan şirkete devredilmiş bulunmasının önem taşımayacağı ve Encümen kararı ile akit tablosunda belirtilen şartlara aykırılık-teşkil etmeyeceği kabul edilmelidir. Diğer taraftan dava sebebine göre şirket yetkililerinin kimlik ve kişiliklerinin de sonuca etkili olmayacağı eldeki davada tartışma konusu yapılamayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davada ileri sürülen Borçlar Kanununun 244. maddede öngörülen bağıştan dönme şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir… ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK’un 2494 Sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’ un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.04.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir