BOZMA / KAZANILMIŞ HAK

T.C.
YARGITAY
Yedinci Hukuk Dairesi
E:2006/1950
K:2006/1965
T:15.06.2006

BOZMA
KAZANILMIŞ HAK
Özet: Somut olayda, mahkemece Yargıtay ‘in bozma kara­rına uyulmuştur. Kural olarak, bozma kararına uymakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması gerekir. Lehine bozma yapılan taraf bakımından, yararına doğan kazanılmış hak doğrultusunda işlem yapılması, mahkeme için zorunluluktur. Diğer taraftan bozma dışında kalan konular kesinleşir.
Bozma kararma uymaya karar veren mahkemenin, boz­manın gereklerini tam olarak yerine getirmesi gerekir.
1086 s. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [Madde 437]
1086 s. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [Madde 439]
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz iste­ğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak, bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda, lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan, bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Her ne kadar hükmü temyiz eden davacı 16.02.2004 günlü duruşma oturumunda keşif yaptırmak istemediğini, tanık bulamadığını, hiç kimsenin tanıklık yapmak istemediğini açıklamış ise de, davacının bu doğrultudaki açıklaması mahkemeyi bağlamaz. Dosya içeriğine göre, dava ve temyize konu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Bu nedenle, somut olayda aynı Yasa’nın 30. maddesi hükmünün uygulama olanağı da vardır. Açık bir anlatımla, mahkeme gerçek hak sahibini araştırmakla yükümlüdür. Kuşkusuz, yerel mahkemenin bu doğrultudaki araştırma ve soruşturmayı resen yapmakla yükümlü olduğu, bu nedenle gerekli giderleri, özellikle keşif giderlerini ileride haksız çıkan taraftan tahsil etmek koşuluyla bu işe ayrılan ödenekten karşılaması gerekir. Kaldı ki, somut olayda dosya içeriğine göre davacı taraf hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi hükmü uyarınca da bir işlem yapılmamıştır.
O halde, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Kadirin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü iie hükmün (BOZUL­MASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 15.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir