EHLİYETSİZLİK HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL

T.C.
YARGITAY
Birinci Hukuk Dairesi
E: 2006/2085
K: 2006/4095
T: 13.4.2006
EHLİYETSİZLİK HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 701]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 702]
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanları Özden Tali’nin tasarruf ehliyeti bulunmadığını bilen kardeşi Aziz Tali’nin 831 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 4 no’lu bağımsız bölümün intifa hakkını muris üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini davalı kızına düşük bir bedelle sattığını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile mirasçıları adına tescilini istemiş, yargılama sırasında payı oranında iptal ve tescil istemiştir.
Davalı, satış işlemi sırasında davacının miras bırakanının akli melekelerinin yerinde olduğunu, hiçbir zaman vesayet altına alınmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapudaki işlem tarihinde murisin hukuki ehliyete haiz olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Senem Altınbulak’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; Özden Tali’nin maliki bulunduğu 831 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 4 no’lu bağımsız bölümü vekil aracılığı ile 9.1.2002 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği görülmektedir.
Davacı, miras bırakını Özden Tali’nin temlik tarihinde ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyete tabi olduğu açıktır. Türk Medeni Kanununun 701. maddesi uyarınca isteğin niteliğine göre pay oranında dava açılmasına olanak yoktur. Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 702/4. maddesinin de somut olayda uygulama yeri bulunmadığı tartışmasızdır. Bu suretle açılan bir davaya sonradan tereke temsilcisinin iştirak etmesi de neticeye etkili değildir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
SONUÇ : Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 13.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir