EL ATMANIN ÖNLENMESİ / KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ / İRTİFAK HAKKI

T.C.
YARGITAY
Sekizinci Hukuk Dairesi
E: 2006/2191
K: 2006/2690
T: 20.04.2006
EL ATMANIN ÖNLENMESİ
KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
İRTİFAK HAKKI
ÖZET: Taşınmazın üzerine teleferik tesisi kurarak el atıl­dığına ilişkin görülmekte olan davada davalı bu yerden te­leferik sistemi kurmak suretiyle yararlandığını ve davacıya zarar vermediğini ileri sürdüğüne göre, olağanüstü zama­naşımı yoluyla irtifak hakkının kazanılmasına ilişkin koşul­ların davalı yararına oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekir.
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 780]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 713]
Sultan ile Abdurrahman aralarındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım dava­sının kabulüne dair (Rize Sulh Hukuk Hakimliği) nden verilen 27.12.2005 gün ve 502/1415 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, davalının taşınmazın üzerinden geçirdiği teleferik nedeniyle ta­şınmazın veriminin düştüğünü, mal ve can güvenliği yönünden tehlikeye ya­rattığını açıklayarak teleferiğin kaldırılması suretiyle elatmanın önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı üzerinden geçirdiği teleferiğin herhangi bir zarar yaratmadığını davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller göz önünde tutularak davanın kabulüne, teknik bilirkişinin düzenlediği 12.12.2005 günlü krokide gösterilen yüksekli­ği 2,5-3 m, uzunluğu 50 m. olan teleferik hattının kaldırılmak suretiyle elatmasının önlenilmesine karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edil­miştir.
Dava, davalının, davacının tapusuz taşınmazı üzerinden geçirmiş olduğu teleferik sisteminin kaldırılması ve elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir. Davalının, davacının taşınmazı üzerinden teleferik hattı çektiği ve kullandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yerel bilirkişi ve tanıklar davalının 10 seneyi aşkın bir zamandan beri teleferik sisteminden yararlanmak sure­tiyle elde ettiği ürünleri naklettiğini bildirmiş, ziraat ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulunun düzenlemiş olduğu 14.12.2005 günlü raporda ay­nen “…bölgenin coğrafi konumu ve arazilerin fiziki yapısı göz önüne alındı­ğında söz konusu yerde ve benzer yerlerde yaşayan ve tarımsal faaliyetler­de bulunan aileler için teleferik sistemlerinin tesisi kaçınılmaz olmaktadır. Gerçekten de söz konusu sistemin bu gibi arazi yapısına (çok meyilli) sahip olan yerlerde aynı işleri yapabilecek bir başka sistem (alternatif) henüz bulu­namamıştır. Zaten bilindiği kadarıyla Rize ili ve ilçeleri ile köylerinde hep bu sistemin kullanıldığı bilinmektedir…”denilmiştir.
TMK.nun 718. maddesine göre arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ile altındaki arz tabakalarını kapsar. Da­vacının yararlanma ölçüsünde taşınmazının üstündeki katmanların mülkiyet kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Görülmekte olan davada davalının 10 seneyi aşkın bir zamandan beri bu sistemi kurduğu ve yararlandığı bildir­miştir. Her ne kadar tanık Reşit davacı Sultan’ın rızası ile davalının bu siste­mi kurduğunu anlatmışsa da, bilgilerinin tahmine dayandığını açıklamıştır. Davacının rıza ve izni olmaksızın bu yerde teleferik sisteminin kurulması ve kullanılması mülkiyet hakkına elatmanın önlenilmesi mahiyetindedir. Mahke­mece toplanan deliller ve dosya içeriği göz önünde tutularak yazılı şekilde hüküm kurmuş olmasında kanuna aykırı bir yön yok ise de, davalının telefe­rik sistemini geçirmek suretiyle irtifak hakkını kazandığı da düşünülebilir. Bu durumda TMK.nun 780. maddesinin son fıkrası hükmü göz önünde tutula­rak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Gerçekten de anılan mad­dede irtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescil şarttır vurgulaması yapıldıktan sonra son fıkrasında da “…İrtifak hakkının zamanaşımı yoluyla kazanılması, ancak mülkiyetin bu yolda elde edilebilecek taşınmazlardan mümkündür…”denilmiştir. TMK.nun 780. maddesinin son fıkrasındaki yol­lama nedeniyle aynı kanunun 713/1. maddesinde yazılı koşullar altında da­vacı taşınmazı üzerinde teleferik sisteminin kurulması ve bundan yararlanıl­ması sonucu olağanüstü zamanaşımı yoluyla irtifak hakkının kazanılması da mümkün olabilir. Üzerinde teleferik sistemi geçirilen taşınmazın bulunduğu çalışma alanında tapulama ve kadastro faaliyetleri yapılmamıştır. Ancak Da­iremize intikal eden diğer dava dosyalarındaki belgelere göre Rize, Merkez ilçesinde kadastro faaliyetlerine başlanılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu­nun 33. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bu Kanunun zilyede tanıdığı haklar kadastrosuna başlanan bölgede zilyedin leh veya aleyhine açılan da­valarda iddia ve defi olarak ileri sürülebilir. Görülmekte olan elatmanın ön­lenilmesi davası üzerine davalı bu yerden teleferik sistemi kurmak suretiyle yararlandığını ve davacıya zarar vermediğini ileri sürdüğüne göre olağanüs­tü zamanaşımı yoluyla irtifak hakkının kazanılmasına ilişkin koşulların davalı yararına oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Gerekirse yeniden keşif yapılmak suretiyle yukarıda belirtilen esaslar çerçe­vesinde taraf delillerinin yeniden toplanması, davalının TMK.nun 780. mad­desinin son fıkrası hükmü uyarınca olağanüstü zamanaşımı yoluyla irtifak hakkı edinip edinmediğinin göz önünde tutulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davalının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca (BO­ZULMASINA) ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir