GÖREV / İDARİ PARA CEZASI

T.C.
YARGITAY
Yedinci Ceza Dairesi
E:2005/16894
K:2006/2508
T: 23.03.2006
GÖREV
İDARİ PARA CEZASI
ÖZET: 5349 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince sanığın eylemine uy­gulanabilecek müeyyidenin, idari para cezasına dönüştü­rülmesi ve 5326 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince ida­ri yaptırımın mahkeme tarafından uygulanacak olması kar­şısında, kesinleşmiş hükümden sonra hükmü veren mahke­me tarafından görevsizlik kararı verilemeyeceği gözetilmelidir.
5326 s. KABAHATLER KANUNU [Madde 24]
5252 s. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HA… [Madde 7]
Sürücü belgesiz araç kullanmak suçundan sanık Erol’un 2918 sayılı Ka­rayolları Trafik Kanunu’nun 36/3, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 119/5, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 457.700.000 Türk Lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair (Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 09.02.2004 gün ve 2003/965 esas, 2004/102 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanu­nun, 5349 sayılı Kanunla değişik 7/1. maddesi uyarınca eylemin yaptırımının idari para cezasına dönüştürüldüğü ve görevli makamın Cumhuriyet Baş­savcılığı olduğundan bahisle, mahkemenin görevsizliğine, sanık hakkında idari para cezasının takdiri için dosyanın yetkili ve görevli Bafra Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 gün, 2003/965 esas, 2004/102 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27.10.2005 gün ve 45376 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2005 gün ve Y.E. 2005-192073 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkûr ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yü­rürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanunla “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dö­nüştürülmesi” olarak değiştirilmiş olup, aynı maddenin 1. fıkrasında, “Ka­nunlarda, hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar ida­ri para cezasına dönüştürülmüştür”, 4. fıkrasında ise “Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet Savcısı yetkilidir” hük­müne yer verilmiş ise de, cezanın infazı sırasında, 5237 sayılı Türk Ceza Ka­nununun 7. maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98/1. maddesindeki “Mahkumiyet hükmünün yorumun­da veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilme­si veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkeme­den karar istenir” hükümleri ile benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Yedinci Ceza Dairesinin 11.07.2005 gün, 2005/1828-12314 sayılı ilamı ile de belirtil­diği üzere, 18.05.2005 gün ve 25819 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5349 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile değişik 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca sanığın eylemine uygu­lanabilecek müeyyidenin idari para cezasına dönüştürülmesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesi gereğince idari yaptırımın mahkeme ta­rafından uygulanacak olması karşısında, kesinleşmiş hükümden sonra hük­mü veren mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilemeyeceği gözetilme­den, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ce­za Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulma­sı lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına ge­reği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 gün ve 2003/965 esas, 2004/102 karar sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 23.03.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir