HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE / İŞSİZLİK ÖDENEĞİ

T.C.

YARGITAY
Onuncu Hukuk Dairesi
E: 2006/2225
K: 2006/4803
T: 10.4.2006
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ
4447 s. İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU [Madde 48]
4447 s. İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU [Madde 50]
Davacı, fazlaya dair hakları kalmak kaydıyla 25.000.000 TL alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği hususunun tespit edildiğinden bahisle fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 25 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; davacının, iş akdinin haksız feshinin kesinleştiği mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren 30 gün içinde İş Kur’a müracaatı olmadığından hakdüşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 4447 sayılı kanunun 48. maddesidir. Somut olayda, davacının iş akdinin 23.08.2002 tarihinde sona erdiği, 12.12.2002 tarihli işsizlik ödeneği talebini içeren dilekçesinin, Kurumca; işten çıkış nedeninin 1475 sayılı kanun 17/2. bent olduğu gerekçesi ile reddedilmesi üzerine davacı tarafından Kuruma, işveren aleyhine açtığı dava sonucunun beklenmesi talebinde bulunulduğu, Bursa 2. İş Mahkemesinin 2002/1074 Esas 2003/763 Karar sayılı ilamı ile işverenin davacıya kıdem tazminatı ödemesi gerektiğine dair karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Anılan kararla davacının iş akdinin 4447 sayılı kanun 51. maddede sayılan nedenlerle, işsizlik ödeneğine hak kazandıracak şekilde sona erdiği tartışmasızdır.
4447 sayılı kanunun 48/5. maddesi uyarınca; “Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan başvurması gerekir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür.” Kanun koyucu tarafından yapılan açık düzenleme ile; otuz günlük sürenin hak düşürücü süre olarak düzenlenmediği, aksine geç başvuruya imkan tanındığı ve müeyyidesinin de maddede gösterildiği tartışmasız olduğundan, davacının otuz günlük hak düşürücü süre içinde Kuruma başvurmadığından bahisle davanın reddi isabetsizdir.
Mahkemece; davacının 12.12.2002 tarihli başvurusu değerlendirilmek ve gecikilen süre ödeneğe hak kazanılan süreden düşülmek suretiyle davacının hak ettiği işsizlik ödeneği miktarı belirlenmeli ve davalı Kurum yönünden faiz başlangıç tarihinin 4447 sayılı kanun 50/3 madde uyarınca, işsizlik ödeneği için başvurulan tarihi takip eden ayın sonu olduğu gözetilerek karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuksal nedenlerle eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya verilmesine, 10.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir