hırsızlık suçunu defetmek için malını kaçıran araca ateş etme sonucu ölüme yolaçmak yasal savunmadır

Yargıtay 1.Ceza Dairesi 2013/2791 esas ve 2013/5664 karar sayılı kararı

 

 

Hırsızlık suçundan vazgeçmesi için önce başka yollarla çaba harcamasına rağmen defedememesi ve mallarını korunmak amacıyla olay yerinden mallarıyla kaçan hırsıza ait araca ateş etmesinde yasal savunma koşullarının gerçekleştiği kabul edilmelidir

10.10.2013 Tarihli karar aşağıdadır.

Sanığın,  maktul  ve  arkadaşlarının  hırsızlık  suçunu  işlemek  amacıyla  marketin kepengini  açmasından  itibaren,  bu  suçun  gerçekleşmemesi  ve  vazgeçmeleri  için  çaba göstermesine rağmen saldırıyı defedememesi karşısında ve kendisine ait malları korumak amacıyla,  olay  yerinden  mallar  ile  kaçan  maktulün  bulunduğu  araca  ateş  etmesinde yasal  savunma  koşullarının  gerçekleştiği  ve  aşırıya  kaçmadığı,  maktulün  yaralanarak ölmesinin  yasal  savunma  kapsamında  kalıp  sanığın  bu  suçtan sorumlu  tutulamayacağı gözetilmelidir.

(5237 s. TCK m. 25/1, 27/2) (5271 s. Ceza Muhakemesi K m. 223/2)Toplanan  deliller  karar  yerinde  incelenip,  sanık  ………’nın    suçunun  sübutu  kabul, incelenen  dosyaya  göre  verilen  hükümde  bozma  nedeni  dışında  isabetsizlik  görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet Savcısının sanığın eyleminin tahrik altında kasıtlı adam öldürme suçunu oluşturduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

Oluşan  ve  dosya  içeriğine  göre;  Olay  gecesi,  maktul  ………..ve  arkadaşları,  düz  kontak yapmak  suretiyle  çaldıkları  araçla  tanık  Y.’e  ait  tekel  bayisinin  kilidini  demir  kesme makasıyla  keserek,  bayii  içinden  tekel  malzemelerini  ve  yazar kasanın  bozuk  para çekmecesini  aldıkları,  arabanın  bagajına  koyduktan  sonra  aynı  araçla  saat  05.00 sularında  sanığın  marketinin  önüne  geldikleri,  demir  kesme  makasıyla  kilidi  keserek marketin  kepengini  açmaya  çalıştıkları,  bu  sırada  sanık İ.  H.’in  kendisine ait  ve  evinin  alt  katında  bulunan  marketin  kepenklerinin  açıldığını  duyması  üzerine, uyanarak  evinin  balkonuna  çıktığı,  marketin  önünde  bir  aracın  kapıları  açık  halde  park etmiş,  maktul  ve  arkadaşlarının  kepenklerinin  yarısına kadar  açık  olan  marketten eşyaları  taşıyarak araca yüklediklerini gördüğü, “ne yapıyorsunuz o malları bırakın” diye bağırmak suretiyle kaçmalarını sağlamak istediği, ancak maktul ve arkadaşlarının sanığa küfür  ederek  eylemlerine  devam  ettikleri,  maktul ……..nın  daha  sonra  aracın  içinde  ele geçen  sallama  tabir  edilen  elindeki  bıçağı  balkondan  bağırmak  suretiyle  eylemlerinden vazgeçirmeye  çalışan  sanığa  gösterip,  küfür  ederek  “gir  içeri”  diye  karşılık  vermesi üzerine  sanığın  evin  içine  girip, evde  bulunan  ruhsatlı  silahını  alarak  balkona  tekrar çıktığı,  şahıslara  bağırarak  önce  havaya  üç  el  ateş  ettiği,  maktulün  arkadaşlarının  silah sesiyle olay yerinden kaçtıkları, maktul …………ise kaçmayarak marketten taşıdıkları tekel malzemelerinin yüklü  olduğu  araca  binerek  hareket  ettirdiği,  sanığın  araçla  mallarının da  götürüldüğünü  görmesi  üzerine  aracın  arkasından  araca  doğru  ateş  ettiği,  araçta giriş  delikleri  oluşturan  mermilerin  aracın  içinde  şoför  koltuğunda  oturan  maktulün  sırt bölgesine isabet etmesi sonucu maktulün yaralanarak öldüğü olayda;

Sanık  ……’nın    maktul  ………………..ve  arkadaşlarının  hırsızlık  suçunu  işlemek  amacıyla marketin  kepenginin  açılmasından  itibaren,  bu  suçun  gerçekleşmemesi  ve  vazgeçmeleri için  çabalamasına  rağmen  saldırıyı  defedememesi  karşısında  ve kendisine  ait  malları korunmak  amacıyla,  olay  yerinden  mallarıyla  kaçan  maktulün  bulunduğu  araca  ateş etmesinde  yasal  savunma  koşullarının  gerçekleştiği  ve  yasal  savunmada  aşırıya kaçmadığı, maktul …………..’nın  yaralanarak ölmesinin yasal savunma kapsamında kaldığı ve  sanığın  bu  suçtan  sorumlu  tutulamayacağı  anlaşılmakla,  TCK.nın  25/1  ve  CMK.nun 223/2-d maddeleri  uyarınca  sanık  ……………….  hakkında  ceza  verilmesine  yer  olmadığına ve  beraatine  kararı  verilmesi gerekirken,  yazılı  şekilde  sanığın  maktul  ………..’e  karşı eylemini  yasal  savunma  sınırının  aşılması  suretiyle  işlediğinden  bahisle  TCK.nın  27/2 maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına karar vermesi,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı nedenle (BOZULMASINA), 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir