İŞE İADE / FESHİN GEÇERSİZLİĞİ

T.C.

YARGITAY
Dokuzuncu Hukuk Dairesi
E. 2006/3835
K. 2006/7127
T. 21.3.2006
İŞE İADE
FESHİN GEÇERSİZLİĞİ
4857 s. İŞ KANUNU [Madde 18]
4857 s. İŞ KANUNU [Madde 20]
4857 s. İŞ KANUNU [Madde 21]
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının mevsimlik işçi olduğunu, iş sözleşmesinin feshedilmeyip askıya alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının yargılama sırasında işe başlatıldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuş, ayrıca davacının tazminat ve ücrete hak kazanabilmesi için feshin geçersizliğine karar verilmesi ve yasal süre içinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması gerektiği, bu davada feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilemediği için tazminat ve ücret isteği hüküm altına alınmamıştır.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dairemizin uygulamasına göre, işe iade davası devam ederken davacı işçinin işe başlatılmış olması, aksi ileri sürülmedikçe feshin geçersizliğinin işverence kabul edildiği anlamına gelir. Feshin geçersizliğinin kabulü aynı zamanda davanın kabulü anlamına geldiğinden karar verilmesine yer olmadığına değil, davanın kabulü ile feshin geçersizliğine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan, işe başlatmama tazminatı işçinin işe başlatılmamasının yaptırımıdır. Davacı işe başlatıldığına göre işe başlatmama tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
4857 sayılı İş Kanunun 21.maddesinin 3.ve 5.fıkralarına göre, işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar, feshin geçersizliğine ilişkin karar verilmesi ve işe başlatılmak için işverene süresinde başvurulması şartına bağlıdır. Somut olayda, davacının işe başlatılması suretiyle feshin geçersizliği kabul edilmiş olduğundan, davacı işçinin çalıştırılmadığı süre ücreti ve diğer haklara ilişkin anılan şartların yargılama sırasında, önceden gerçekleştiği kabul edilmelidir. Buna göre davacı içinin çalıştırılmadığı süre ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınmamış olması doğru değildir.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- )Ankara 10.İş Mahkemesinin 24.10.2005 gün ve 666-1111 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- )Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine,
3- )Davacı işe başlatıldığından işe başlatmama tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4- )Davacının çalıştırılmadığı 1.3.2005-15.4.2005 tarihleri arasındaki süre ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- )Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- )Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- )Davacı tarafından yapılan ( 159.60 )YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- )Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 21.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir