İSPAT YÜKÜ

T.C.
YARGITAY
Onyedinci Hukuk Dairesi
E: 2006/1501
K: 2006/2522
T: 27.03.2006
İSPAT YÜKÜ
ÖZET: Davacı tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında, tespit nedenine, ileri sürülüşe, savunmaya ve aşamalardaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre uyuşmaz­lık, murisin terekesinin taksim edilip edilmediği ve murisin mirasçılarından kimin kime pay satışı yaptığı yönlerinde toplanmaktadır. Medeni Kanunun eski 539, yeni 599. mad­desinde terekenin doğrudan mirasçılara intikali kural ol­duğuna göre, davalının taksim olgusunu ve pay satın aldı­ğı iddialarını kanıtlaması gerekir.
743 s. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (1) [Madde 539]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 6]
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 599]
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonun­da: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Yakup ve Ahmet ta­rafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 131 ada 13, 132 ada 4 ve 6, 151 ada 3, 180 ada 5 ve 9,147 ada 15 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerdeki taşınmazlardan 131 ada 13, 131 ada 4, 151 ada 3 ve 147 ada 15 nolu taşınmazlar, vergi kaydı, pay satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Yakup adı­na, 132 ada 6 nolu parsel vergi kaydı, pay satın alma, taksim, hibe ve ka­zandırıcı zamanaşımı zilyetiği nedeniyle Ahmet ve paydaşları, 180 ada 5 no­lu parsel tapu kaydı, pay satın alma, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyet­liği ve hibe nedeniyle Ahmet ve paydaşları adına, 180 ada 9 nolu parsel ta­pu kaydı, satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa adına tespit edilmişlerdir. Askı ilan süresi içinde Melahat miras pa­yına dayanarak taşınmazların muris Osman mirasçıları adına tapuya tescili isteğiyle dava açmış, Mehmet aynı nedenle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların 16/32 payının Yakup, 8/32 payının Melahat, 1/32’şer payının Emine, Havva, Fikri, Mehmet, Fatma ve Ferhat, 2/32 payının Mustafa adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Yakup ve Ahmet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bu­lunmamaktadır. Davacı Melahat taşınmazların ortak miras bırakan 1953 yı­lında ölen Osman’dan kaldığını ve miras payı bulunduğunu ileri sürerek ve­raset ilamı uyarınca payları oranında Osman mirasçıları adına tescilini iste­miş, davalı Yakup pay satın alma ve taksim define dayanarak davanın red­dine karar verilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmazlardan 180 ada 5 ve 9 nolu parseller ile, dava dışı aynı ada 6, 7, 26 ve 27 nolu parsellerin tespit­leri tapu kaydına ve taksime dayalı olarak yapılmasına rağmen tapu kaydı­nın uygulaması yapılmamıştır. 5 ve 9 nolu parseller dışındaki diğer taşınmaz­ların ortak miras bırakan Osman’dan kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gi­bi, bu yön mahkemenin de kabulündedir. Tespit nedenine, ileri sürülüşe, sa­vunmaya ve aşamalardaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre uyuşmazlık, Os­man terekesinin taksim edilip edilmediği ve Osman mirasçılarından kimin ki­me pay satışı yaptığı yönlerinde toplanmaktadır. Medeni Yasanın eski 539, yeni 599. maddesine nazaran terekenin doğrudan mirasçılara intikali kural olduğuna göre davalının taksim olgusunu ve pay satın aldığı iddialarını kanıtlamaları gerekir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut içerikli ve uyuşmazlığın çözümüne elverişli olmadığı gibi, bilirkişi ve tanık sözleri tuta­nak içeriklerine aykırı düşmesine karşın Ali Osman dışındaki tespit bilirkişi­lerinin tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, 180 ada 6 ve 27,151 ada 1 nolu parsellerin davacı Melahat, 131 ada 13, 132 ada 4, 151 ada 3 nolu parsellerin davalı Yakup, 180 ada 26 ve aynı ada 7 nolu ve 151 ada 2 nolu parsellerin Osman’ın kızı Ayşe mirasçıları adına taksime dayalı olarak yapılan tespitleri delillerin değerlendirilmesinde nazara alınma­mış, karar yerinde tartışması da yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilmez. O halde, taraflardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşif­te dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla taraflarca ayrıca gösterilecek tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak Ekim 1960 tarih 5 ve Mayıs 1982 tarih 12 nolu tapu kaydı yerel bilirkişiler aracılığıyla ge­reği gibi yerine uygulanıp kapsamları ve hangi parsellere ait olduğu kesin olarak saptanmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bil­gisine başvurulmalı, takiben bilirkişi ve tanıklardan Osman’ın ölümünü taki­ben terekesinin tüm mirasçılarının ya da temsilcilerinin katılımları ile taksim edilip edilmediği, edilmişse tarihi, her bir mirasçıya hangi mevkiden taşın­maz mal verildiği, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildi­ği, dava konusu taşınmazlarda kim ya da kimlerin hangi tarihten beri zilyet ettiği, mirasçılar arasında pay satışı olup olmadığı, varsa kimlerin kime sat­tığı uzun süre zilyet eden mirasçıya diğer mirasçıların sessiz kalıp çekişme yaratmamalarının yörede neyin sonucu olduğu olaylara dayalı olarak ayrı ay­rı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, her bir mirasçıya verilen yerlerin parsel numaraları bildirildiğinde tutanakları getirtilmeli, yine tapulu ya da tapusuz olduğuna bakılmaksızın Osman mirasçıları adına tespit edilen tüm taşınmazların tutanak örnekleri getirtilip incelenerek tespit nedenleri üzerinde durulmalı, uzun süreli kullanı­mın taksimin karinesi sayılması gerektiği ilkesi de dikkate alınmalı, yukarıda sözü edilen tapu kayıtlarının uygulanması ile ilgili yerel bilirkişi sözleri getir­tilecek komşu parsellere revizyon gören kayıtlarla denetlenmeli, taksimin bir sözleşme olup karşılıklı iradelerin birleşmesi ile vücud bulacağından geçer­liliği için her bir mirasçıya verilen yerlerin miktar ve değer itibariyle eşit olma­masının taksimin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı düşünülmeli, gerek­tiğinde taksim ve satışla ilgili konularda komşu parsellerin malik ya da zilyet­lerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, taksime dayalı olarak tespitleri yapılan ve kesinleşen 180 ada 6 ve 27, 151 ada 1 nolu parsellerin Melahat, 131 ada 13, 132 ada 4 ve 151 ada 3 nolu parsellerin Yakup, 151 ada 2, 180 ada 26 ve 180 ada 7 nolu parsellerin de Osman kızı Ayşe mirasçıları adına tespit edilmiş olmaları taksim olgusu yönünden delillerin değerlendirilmesin­de dikkate alınmalı, Osman’dan kalıp dava konusu edilen başka taşınmaz bulunduğu takdirde verilen kararın bir örneği dosyaya konularak keza de­ğerlendirmede göz önünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine kaydın uygulan­masını ve keşfi izlemeye olanak verecek biçimde raporlu kroki düzenlettiril­meli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendiri­lerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davalılar Yakup ve Ahmet’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hük­mün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir