İŞTİRAK HALİNDE MEMURUN RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİĞİ SUÇU

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Ceza Dairesi
E. 2006/3067
K. 2006/5885
T. 26.6.2006
İŞTİRAK HALİNDE MEMURUN RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİĞİ SUÇU
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 204]
765 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 342]
İştirak Halinde Memurun Resmi Evrakta Sahteciliği suçundan sanıklar Yüksel Bulut, Sadettin Çetin, Emine Belma Diren ve Vedat Kahraman’ın yapılan yargılanmaları sonunda:
Suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair ÇANAKKALE Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2004 gün ve 2003/177 Esas, 2004/332 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 14.04.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, katılanın yetkisi bulunmadığından duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlüğü devam eden 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin, suça konu ilam ile tapuya tescil işleminin yapıldığı 26.12.1994 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde Bozcaada Kadastro Mahkemesi’nde hakim olarak görev yapan sanık Yüksel Bulut’un, diğer sanıklarla işbirliği içinde hareket ederek, aynı mahkemede görülen ve davacısı sanık Emine Belma Diren, davacı vekili sanık Vedat Kahraman olan 1991/50 Esas sayılı kadastro tespitine itiraz konulu dava dosyasında, davalıların bir kısmının ölmüş olduğunu bilerek, taraf teşkili sağlamadan davanın kabulüne karar verdiği, zabıt katibi sanık Sadettin Çetin’in de gerekçeli kararı kalemde davalılara tebliğ etmiş gibi işlem yaptığı ve bu suretle sanıkların temyiz edilmeksizin kesinleştirilen ilam ile sanık Emine Belma Diren adına tapuya tescil işlemini yaptırdıklarının anlaşılması karşısında, eylemlerinin iştirak halinde ve teselsül eden memurun resmi evrakta sahteciliği suçunu oluşturduğu ve bu suça göre de dava zamanaşımının dolmadığı gözetilmeden, suç vasfının görevi kötüye kullanmak suçuna dönüştüğünün kabulü ile yazılı şekilde asli dava zamanaşımının suç tarihinden son soruşturmanın açılmasına dair verilen karar tarihine kadar dolduğundan bahisle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlüğü devam eden 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İŞTİRAK HALİNDE MEMURUN RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİĞİ SUÇU” hakkında 1 yorum

  1. Ayla Sezer

    Bu hususta kesinleşmiş mahkeme kararı yokken ad ve soyadlarının açıkça yayınlanması adı geçenlerin kişilik haklarını zedelemektedir.Bu nedenle sadece ad ve soyadlarının baş harflerinin kullanılması daha doğru değil midir? Masumiyet kârinesi burada işlememekte midir?

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir