İŞYERİ İHTİYACI / KİRALANANIN TAHLİYESİ

T.C.

YARGITAY

Altıncı Hukuk Dairesi

E: 2006/2944

K: 2006/5020

T: 08.05.2006

İŞYERİ İHTİYACI
KİRALANANIN TAHLİYESİ
6570 s. GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN [Madde 7]
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık, yeniden iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne, kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı kendi ihtiyacı için satın aldığını, dava konusu kiralananda kitabevi ve yayınevi işi yapacağını, ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın tahliyesini istemiş, davalı vekili davacının ihtiyacının samimi ve zorunlu olmadığını, davacının birkaç şirketin yöneticisi olduğunu savunmuştur.

6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda, dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak, kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davayı açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan, paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür.

Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.

Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre, kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.

Olayımıza gelince; davacı, kiralananı 25.3.2003 tarihinde iktisap ettiğini, 21.4.2003 tarihinde keşide ettikleri ihtarla davalıya bildirmiştir. Her ne kadar, davacı 20.1.2004 tarihinde açmış olduğu davada kendi ihtiyacından söz ederek kiralananın tahliyesini istemiş ise de esasen dava konusu yere ortağı bulunduğu İ. Y. A.Ş.’yi taşıyacağı yargılamada dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yönde olup şirket ihtiyacını samimi görüp kiralananın tahliyesine karar vermiştir. Gerçek kişilerin maliki olduğu kiralanan hakkında şirket ihtiyacı için dava açamayacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile kabul edilmiştir. Bu şekilde açılan dava sebepiyle tahliyeye karar verilemez. Kaldı ki, davacının, İ… Y… A.Ş.’nin, A… E… A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve A… T… Ltd. şirketinin de müdürü olduğu dosyadaki ticaret sicil memurluğunun yazısından anlaşıldığından bir işinin varlığının kabulü gerekir. İkinci bir iş yapma isteği hakkında ihtiyacın samimi olduğundan söz edilemez. Bu durumda tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir