KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA

T.C.
YARGITAY
Beşinci Hukuk Dairesi
E:2006/4765
K:2006/7603
T:20.06.2006

KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA
Özet: Kamulaştırmasız elatılan taşınmazın bedelinin tah­siline ilişkin olarak açılan davada, mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgedeki kadastro ve kamu­laştırma paftaları zemine uygulanmalı, daha sonra da kamu­laştırma ile içinden su kanalı isale hattı ve servis yolu geçen taşınmazların imar uygulaması sonucu şuyulandırılarak, hangi imar parsellerine gittikleri belirlenip, dava konusu imar par­sellerine de şuyulandırma yapılıp yapılmadığı, kesinleşen imar tadilatı da gözetilerek tespit edilmelidir.
2942 s. KAMULAŞTIRMA KANUNU [Madde 10]
2942 s. KAMULAŞTIRMA KANUNU [Madde 11]
2942 s. KAMULAŞTIRMA KANUNU [Madde 27]

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine iliş­kindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede değişik tarihlerde kamulaştırma işlemleri yapılmış ve kamulaştırmayı yapan DSİ Genel Müdür-lüğü’nce kamulaştırma yapılan bölgedeki tesisler protokol ile davalı idareye devredilmiştir.
Bu durumda öncelikle, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgedeki kadastro ve kamulaştırma paftaları zemine uygulanmalı, daha sonra da kamu­laştırma ile içinden su kanalı isale hattı ve servis yolu geçen taşınmazların imar uygulaması sonucu şuyulandırılarak, hangi imar parsellerine gittikleri belir­lenip, dava konusu imar parsellerine de şuyulandırma yapılıp yapılmadığı, kesinleşen imar tadilatı da gözetilerek tespit edilmelidir. Dava konusu imar parsellerine şuyulandırma yapılmış ise, bu parsellerden fiilen geçen yol ve isale hattı mevcut oiup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm ku­rulması gerektiği düşünülerek, yeniden fenni bilirkişi eşliğinde keşif yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
Hükmedilen tazminat miktarına değerlendirme tarihi olan dava tari­hinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere geri verilmesine, 20.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir