KASTEN YARALAMA

T.C.

YARGITAY

İkinci Ceza Dairesi

E. 2005/10414

K. 2006/9092

T. 4.5.2006

KASTEN YARALAMA
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 86]
5271 s. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [Madde 253]
5271 s. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [Madde 254]
Anneye karşı müessir fiil suçundan sanık M. D.’in yapılan yargılaması sonucunda; MAHKUMİYETİNE dair ( YUNAK ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.4.2005 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 4.10.2005 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

Aynen infazına karar verilen Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin 18.7.2000 tarih 1999/140 esas, 2000/87 karar sayılı ilamı itibariyle hükmün temyizi kabil oludğu anlaşılmakla;

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 456/4-457/2. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:

12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86.maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3.fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73.maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir