KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ

T.C.
YARGITAY
Onaltıncı Hukuk Dairesi
E:2006/3389
K: 2006/4068
T: 01.06.2006
KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
Özet:Celbedilen tapu kayıtları yerine yeterli şekilde uygulanmamış, keşiflerde her iki ziraatçı bilirkişi de taşınmazın bir bölümünün işlenmemiş, sürülüp ekilmemiş taşlık ve bağ alan olduğunu bildirmelerine rağmen, zilyetlikle mülk edinme koşul­larının ne suretle gerçekleştiği araştırılıp tartışılmalıdır.
3402 s. KADASTRO KANUNU [Madde 14]
3402 s. KADASTRO KANUNU [Madde 16]
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 204 ada 3 parsel sayılı 6047.96 metrekare yüz-ölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümünün düzeltilmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı Reşit, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı Hazine davasının reddine, davacı Reşit davasının kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Reşit adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edil­miştir.
Mahkemece çekişmeli 204 ada 3 parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, Hazine’ nin dayanağını oluşturan Haziran 1936 tarih 10 ve 18.11.1976 tarih 9 nolu tapuların davalı parseli kapsamadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen Reşit yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece Hazine’ nin dayanağını oluşturan tapu kayıtları celbedildiği halde, mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, uygulamada komşu parsel bilgilerinden yararlanılmamış, tapu kaydındaki tüm hudutlar haritasında teknik bilirkişiye işaret ettirilmediği için keşfi denetleme imkanı bulunamamış, yargılama sırasında icra edilen keşiflerde bilgisine başvurulan her iki ziraatçı bilirkişi de taşınmazın bir bölümünün işlenmemiş, sürülüp ekilmemiş taşlık ve bağ alan olduğunu bildirmelerine rağmen, bu bölüm üzerinde zilyetlikle mülk edinme şartlarının ne suretle gerçekleştiği araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, uzman ziraat mühendisleri gurubu ve (komşu parsel üzerindeki korunmayı gerektirir kültür ve tabiat varlığı olan kalenin bulunuşu nazara alınarak) uzman arkeolog huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında Hazine’nin tapu kayıtları ayrı ayrı okunup hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların gös­tereceği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, uzman arkeologdan taşınmazın üzerinde ve altında korunmayı gerektirir kültür ve tabiat varlığı barındırıp barındırmadığı veya böyle bir varlığı barındıran komşu taşınmazın koruma alanı niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman ziraat mühendisleri gurubundan taşınmazın niteliğini belirtir rapor alınıp, bu raporun önceki raporlarla çelişmesi halinde nedeni üzerinde durulup giderilmesine çalışılmalı, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın niteliği, ilk maliki, intikali ve kullanımı hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınıp bu bilgilerin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmen, teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, bu hudutlara göre arazinin konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün (BOZUL­MASINA), 01.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir