KİMLİK BEYANINDAN KAÇINMAK

T.C.
YARGITAY
İkinci Ceza Dairesi
E: 2006/2785
K: 2006/8526
T: 26.4.2006
KİMLİK BEYANINDAN KAÇINMAK
765 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 528]
5326 s. KABAHATLER KANUNU [Madde 40]
Kimlik beyanından kaçınmak suçundan sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 528/2. maddesi gereğince 111.401.000.- Türk Lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair, ( DİYARBAKIR ) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 3.12.2004 tarihli ve 2004/1064-1085 sayılı ceza kararnamesinin infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, dava dosyası C. Başsavcılığının 22.3.2006 gün ve 2006/24970 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 528/2. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek cezai müeyyide uygulanmış olması sebebiyle 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ un 7. maddesi ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesi nazara alınmak suretiyle, sanık lehine olan kanun tespit edilerek, idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Görevli memura kimlik bilgileri hakkında beyanda bulunmaktan kaçınan sanık hakkında 765 Sayılı TCK.nun 528/2. maddesi uyarınca ceza kararnamesi ile verilen mahkumiyet kararı kesinleşmiş, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin uygulanması için yapılan başvuru üzerine sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 206.maddesine uyduğu kabul edilerek sonuç olarak 100.- YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar da kanun yollarına başvurulmayarak kesinleşmiştir.
765 Sayılı TCK.nun 528/2. maddesinde düzenlenen suçun 5237 Sayılı TCK.nun da karşılığı olmayıp, bu suç 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenmiştir. 5237 Sayılı TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen suç ise, 765 Sayılı TCK.nun 343. maddesinde yer alan suçun karşılığıdır. 765 Sayılı TCK.nun 528/2. maddesinde suç olarak tanımlanan eylemin karşılığı, 5326 Sayılı Kanunun 40/1. maddesinde kabahat olarak belirlenmiş ve yaptırım olarak 50.- YTL idari para cezası öngörülmüştür.
Sanığın eyleminin 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesine uyduğunun kabul edilmesi yerine, sanık aleyhine olacak şekilde 5237 Sayılı TCK.nun 206. maddesine uygun suçu oluşturduğunun ve bu uygulamanın sanık lehine olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 25.8.2005 gün ve 1064 – 1085 sayılı ek kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının d bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın eyleminin karşılığı olan ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesi uyarınca 50.- YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, 26.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir