LEHE KANUN UYGULAMASI / ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI

T.C.
YARGITAY
Beşinci Ceza Dairesi
E: 2006/6017
K: 2006/5694
T: 19.06.2006
LEHE KANUN UYGULAMASI
ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI
Özet: Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın, rızasıyla cinsi münasebette bulunma eyleminden, hüküm tari­hinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasa’nın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturmasına rağmen, fazla ceza öngördüğü için, daha lehe olan 765 sayılı Yasa’nın 416/3, 80, 418/2 ve 59. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Ancak Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2006 tarihinde ya­yımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 Karar sayılı kararıyla; 5237 sayılı Yasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrası iptal edilmiştir. Bunun sonucunda, fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikâyete bağlı suça dönüştüğü ve bunun 5237 sayılı Yasa’nın 73/son maddesi gereğince uzlaş­maya tabi olduğu, uzlaşmanın kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak CMK’nın 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma giri­şiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki duru­munun mahkemesince yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 73]
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 104]
5271 s. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [Madde 253]
5271 s. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [Madde 254]
Reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan sanık Fazlı’nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair (Konya İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)’nden verilen 23.09.2005 gün ve 2005/573 Esas, 2005/1098 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle ince­lenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mah­kemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Yasa’nın 9/3 ve CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın rızasıyla cinsi münasebette bulunma eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasa’nın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve fazla ceza öngördüğü için daha lehe olan 765 sayılı Yasa’nın 416/3, 80, 418/2 ve 59. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 Karar sayılı kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği ve bunun sonucunda fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü ve bunun 5237 sayılı Yasa’nın 73/son maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşmanın kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak, CMK’nın 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulu­nulması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 19.06.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir