MENFİ TESPİT DAVASI

T.C.
YARGITAY
Altıncı Hukuk Dairesi
E:2006/1013
K:2006/2776
T:21.03.2006
MENFİ TESPİT DAVASI
818 s. BORÇLAR KANUNU [Madde 83]
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili ile davalı vekili geldiler, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, menfi tespit ve birleşen davalar ile de kira parası, yakıt, ortak giderler ve su parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece birleşen 2004/181 esas sayılı dosyada yönetim gideri parası 668.879.275 TL, birleşen 2004/… esas sayılı dosyada 8.669.24 Euro kira alacağı ve 263.33 Euro faizine karşılık gelen 15.167.075.097 TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ve davalının % 40 tazminata mahkum edilmesine, kiracı tarafından açılan davada ise davacı kiracının 339.045.628 TL borçlu olmadığının tespitine karar vermiş, hüküm davacı kiracı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmaması na göre temyiz eden davacı kiracı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı kiracı vekilinin Nisan-Aralık 2003 arası aylar kirasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı kiracı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 1.9.2000 başlangıç tarihli ve aylık 1400 DM bedelli sözleşme ile kiracı olduğu taşınmazı Eylül 2003 tarihinde tahliye ettiğini, sözleşmede kira parasının DM üzerinden ödeneceği kararlaştırılmış ise de tarafların ortak kararı ile TL olarak ödendiğini, buna göre son ödenen aylık kiranın 1.050.000.000 TL olduğunu, kira paralarının davacının isteği ile Nisan 2003’den itibaren elden ödendiğini, sözleşmenin de yine karşılıklı olarak Eylül 2003’de sona erdirildiğini, davalının buna karşın haksız olarak geriye dönük kira parası farkı ile oturmadığı dönemlere ilişkin yönetim giderinin tahsili için icra takipleri yaptığını belirterek, davalıya 16.175.000.000 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kiralananı Ocak 2004’de tahliye etmekle birlikte taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini, davacı kiracı hakkında eksik ödenen kira paraları ile su, aidat, yakıt paralarının tahsili için icra takipleri yapıldığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kira parasının TL olarak ödeneceği konusunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığını, bu hususun ve kira paralarının elden ödendiğinin tanıkla kanıtlanamayacağını, davacı tarafından sözleşmenin feshedileceğine ilişkin bir bildirim yapılmadığını belirterek davanın reddini, kendileri tarafından yapılan icra takiplerine itirazın iptalini ve davacı kiracının %40 tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.
İcra takiplerinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.9.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira 1.400 DM olarak kararlaştırılmıştır. Davacı kiracı her ne kadar tarafların karşılıklı anlaşması ile kiralananı Eylül 2003 tarihinde tahliye ettiğini belirtmiş ise de bunu tanıkla değil yazılı delille kanıtlaması gerekir. Davacı kiracı tarafından bu konuda belge sunulamadığından davalı kiralayan tarafından takip konusu yapılan Aralık 2003 ayına kadar kira parasından kira sözleşmesinde yazılı miktarda sorumludur. Davacı kiracının kira parasının TL olarak ödenmesi konusunda taraflar arasında anlaşma yapıldığı iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle davalı kiralayanın sözleşmeye uygun kira parasının ödenmesini talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan banka dekontlarından davacı kiracının Mart 2003 tarihine kadar kira paralarını 1.050.000.000 TL olarak ödediği anlaşılmaktadır. Davacı bu tarihten sonra kira paralarının davalının isteği üzerine elden ödendiğini iddia etmiş ancak buna ilişkin bir ödeme belgesi ibraz edememiştir. Bununla birlikte 1.10.2004 tarihli delil listesinin 7. bendinde yemin deliline de dayandığına göre mahkemece davacıya Nisan-Aralık 2003 ayları arasında kira parasının ödendiği konusunda davacıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davalıya eda ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) Nolu bentte yazılı nedenlerle su parası ile yönetim giderlerinin ve Eylül 2001-Mart 2003 arası aylar kirasının tahsiline ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle Nisan-Aralık 2003 arası aylar kirasına ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına takdir edilen 450’şer YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 21.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

MENFİ TESPİT DAVASI” hakkında 1 yorum

  1. Yakup EKŞEN

    Bilginin alınması ve yerinde kullanılması yaşam için olmazsa olmaz.Bilgiyi burada sunmada emegi geçen herkese teşekkür ediyorum.Daha güzel daha yaşanılır bir dünya ancak bilgi paylaşımıyla mümkün.
    Ama,yıllardan bu yana hak tartan terazinin de esaslı şekilde kontrole, hassas tartarlıga ihtiyaç duyurdugu da tartışılamaz.Terazinin alternatifsiz olması, müdahaleye kapalı, dedigim dogrudur havası yaşamın dogal akışına açıkça aykırı.Hukukta,2 kere 2 4 etmez ama 1004 te etmez.Alacaklı 110.000 TL aldık diyor,Yargı ise hala BORÇ VAR ısrarında.
    08 yılından bu yana 60.000 TL toplam bedelli 2 senede karşılık senet tanziminden sonra hesabı sonlandıran 51.000 TL ödeme kaydı olmasına karşın senet hala bedelli Yargı gözünde.Senede sözleşme degeri yükleme,3 bagımsız ödemeyi görmeme,110.000 TL alışverişin 400.000 TL oldugunu,bunun yarısının peşin,yarısının seneden kalan yarısının da konut kredisi çekilerek ödeneceginin sözleşildigi, davacı olan bizim avukatımızın bulundugu gibi,karar düzeltme kararı verilebilmektedir.Hatayı ilkögretim çocugu yapsa O, tarışılmaz Yargı yapsa, çoklu bedel ödüyoruz.Bu da ayrı bir açmazımız…
    Bu aşamda Allah hepimin hukukla hak ararken yardımcısı olsun,demekten gayrı söyleyeceginden fazlaca yapabilecegi alternatifi yok.
    Yürütme icra eden sıfatıyla,bu türden yakınmaları minimize edebilecek hak ve sorumluluga sahip,yürütme, kendi yanında yasama ve yargıdan da sorumlu…Saglıktaki sagaltım umalım ki,yargı ile egitim ve ögretime de yansısın.
    Selam ve saygılarımla…

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir