ÖLEN KİŞİNİN EMEKLİ MAAŞININ BANKA KARTIYLA ÇEKİLMEYE DEVAM EDİLMESİ / KANIT YÜKÜ

T.C.
YARGITAY
Onuncu Hukuk Dairesi
E: 2006/761
K: 2006/7376
T. 22.5.2006

ÖLEN KİŞİNİN EMEKLİ MAAŞININ BANKA KARTIYLA ÇEKİLMEYE DEVAM EDİLMESİ
KANIT YÜKÜ

506 s. ANADOLU DEMİRYOLLARININ MÜBAYAASINA VE MÜDİRİYETİ … [Madde 59]

Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.166.967.399 liranın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

Dava, Sosyal Sigortalar Kurumundan ölüm aylığı almakta iken ölen murisin, ölümünden sonraki tarihlerde de çekilmeye devam eden aylıkların, mirasçı olan davalılar tarafından çekildiği iddiasıyla, müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin olup, mahkemece, muris ile davalıların birlikte oturduğu ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, murisin ikamet ettiği adresin saptanarak bundan sonra davalıların ya da başkalarının murisle birlikte ikamet edip etmediklerinin, keza, çekildiği iddia olunan aylıkların çekilmesinde bankanın ATM cihazları kullanılmış ise, hangi şube veya şubelerden paranın çekildiği, bu şube veya şubelerle murisin ve davalıların ilgisi, yoksa aylıkların vekaletname ile mi çekildiği hususunun açıklığa kavuşturularak, neticelerinin dikkate alınmaması isabetsizdir.

Tüm bu araştırmalar sonucunda bankamatik kartının kullanıldığı ve davalıların muris ile birlikte ikamet ettiği ya da, ilişkide bulundukları saptanırsa, doğal olarak hayatta iken murisin, bankamatik kartının yanında bulunması, öldükten sonra da davalıların eline geçmesi asıldır. Bu durumda, davada ispat yükünün davalılara ait olduğunda kuşkuya düşülmemelidir. O nedenle, davalıların murise ait bankamatik kartına sahip olmadıklarını inandırıcı delillerle ispat etmeleri gerekir. Örneğin, davalılar murisle birlikte oturuyorsa ve bankamatik kartının bir başkasının elinde olduğunu kanıtlayamamış ise, aylıkların kendileri tarafından çekildiği kabul edilmelidir.

Mahkemece yapılacak iş; belirtilen yönde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurmaktan ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir