ORMAN ARAŞTIRMASI / TAPU İPTALİ VE TESCİL

T.C.

YARGITAY
Yirminci Hukuk Dairesi
E: 2006/2682
K: 2006/5292
T: 18.04.2006
ORMAN ARAŞTIRMASI
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Özet: Davacının dayanağı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren getirtilerek, yöntemince taşınmaza uyup uymadığı sap­tanmalı, orman bilirkişisi tarafından taşınmazın konumu orijinal renkli memleket haritasında gösterilip denetlenmesine olanak verilmelidir.
4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 713]
6831 s. ORMAN KANUNU (1) (2) [Madde 11]
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşü­nüldü:
Davacı gerçek kişi, 06.06.2003 günlü dilekçe ile satın alma, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 2618063,25 m2 yüzölçü-münde ve orman niteliğinde Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan H… Mahallesi 154 ada 46 sayılı parselin 12 dönümlük bölümünün tapu kaydına dayanıp iptali ile adına tescilini istemiş, yargılama sırasında K.Sani 1321 tarih 106 numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 154 ada 46 sayılı parselin (A) ile gösterilen 12406 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, on yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açılan orman kadastro­suna itiraz ve tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekilmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu 3402 sayılı Yasa’nın 4. maddesine göre yapılarak kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, davacı gerçek kişinin dayanağı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren getirtilerek, yöntemince taşınmaza uyup uymadığı saptanmadığı gibi, ormancı bilirkişi tarafından taşınmazın konumunu orijinal renkli memleket haritasında gösterilmediği için denetlenememektedir. Yetersiz araştırma ve incelemeye, denetlenemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde; davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa ame-najman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasa’lar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesi’nin 01.06.1988 gün ve 31/13 E. K.;14.03.1989 gün ve 35/13 E. K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E. K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa’nın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılmayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşın­mazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayım taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı yaşlı ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler aracılığıyla zemine uygu­lanmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgiler alınmalı; tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli; uygulama, fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli; davacı, dava dilekçesinde 1987 yılında satın almaya, vergi kaydı ve eklemeli zilyetliğe dayanarak dava açtığına göre, sonradan ileri sürdüğü tapu kaydının satıcı ve davacı ile akdi ve irsi ilişkisi araştırılmalı; davanın orman kadastrosu kesinleşen ve orman niteliğinde olan parselin tapusunun, dolayısıyla orman kadastrosunun iptali istemiyle açıldığı, 6831 sayılı Yasa’nın 11/1. maddesi hükmüne göre kesinleşen orman kadastrosuna karşı ancak 10 yıllık süre içinde tapu kaydına dayanılarak iptal davası açılabileceği gözetilmeli; tapu kaydının uyduğu bölümlerin eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında açık alan olarak bulunduğunun anlaşılması halinde dava kabul edilmeli; tapu kaydı taşınmaza uysa bile taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak gözükmesi halinde, 13.07.1945 tarihinde yürür­lüğe giren 4785 sayılı Yasa’ya göre devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceğinden, tapu kaydının uymaması halinde ise, 6831 sayılı Yasa’nın 11/1. maddesi karşısında orman kadastrosu kesinleşen yerlerde zilyetliğe dayalı açılacak davanın dinlenme olanağı bulunmadığından dava reddedilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmek­sizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazine’ nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimi’ne iadesine 18.04.2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir