PAYLI MÜLKİYET / KİRA SÖZLEŞMESİ

T.C.

YARGITAY

Birinci Hukuk Dairesi

E: 2006/3986

K: 2006/5239

T: 05.05.2006

PAYLI MÜLKİYET
KİRA SÖZLEŞMESİ
ÖZET: Paylı mülkiyet şeklinde olan taşınmazla ilgili ola­rak yapılan kira sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için, Türk Medeni Kanunu’nun 691. maddesi hükmü gere­ğince pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmesi gere­kir.

4721 s. TÜRK MEDENÎ KANUNU [Madde 691]

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, paydaşı bulunduğu 1693 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız olarak işgal ettiğini ve taşınmazda bulunan evi kullandığını ileri sürüp, dava­lının çekişme konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazı önceki malikten kiraladığını belirtip dava­nın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakimi­nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, dü­şünüldü.

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1693 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu ve davacı ile dava dışı kişilerin taşınmazda paydaş bulundukları, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyet­ten kaynaklanan bir hakkının olmadığı öte yandan taşınmaz üzerindeki yapı­yı davalının tasarruf ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davalının kiracılık savunmasına değer verilerek davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Gerçektende davalının sonradan taşınmazdaki payını temlik eden pay­daş Safiye ile 15.05.2002 tarihinde kira sözleşmesi yaptığı anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekirki paylı mülkiyet üzere olan taşınmazla ilgili ola­rak yapılan kira sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için Türk Medeni Kanununun 691. maddesi hükmü gereğince pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmesi zorunludur. Oysa somut olayda davalının akit yaptığı, pay­daşın dışında akit tarihi itibariyle taşınmazın başkaca paydaşlarının bulundu­ğu kayden sabittir. O halde geçerli bir kiracılık ilişkisinin varlığından söz edi­lemez.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm ku­rulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüy­le hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir