PAYLI MÜLKİYETTE DAVA HAKKI

T.C.

YARGITAY
Altıncı Hukuk Dairesi
E: 2006/1338
K: 2006/3354
T: 3.4.2006
PAYLI MÜLKİYETTE DAVA HAKKI
6570 s. GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN [Madde 7]
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı müvekkillerinden A.A. ile aralarında yaptıkları 15.9.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, işyerinin müşterek mülkiyete tabi bulunduğunu, kiralanana diğer hissedar F.Ç.’nin eşi ve çocuğunun ihtiyacı olduğunu ve işyerinde bilgisayar tamir satış programcılığı yapacaklarını belirterek kiralananın tahliyesini istemişlerdir. Davalı vekili ise davacılardan F.Ç.’nin sıfatı bulunmadığını, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak, kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan, paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar, birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut ( veya işyeri ) ihtiyacı için dava açabilir.
Olayımıza gelince; davacı A.A. ile davalı arasında düzenlenen 15.9.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava, kiralayan ile paydaş F.Ç. tarafından F.Ç.’nin eşi ve çocuğunun ihtiyacı için açılmıştır. Dava konusu işyerinin tapu kaydında 43/172 hissesi M.A., 43/172 hissesi A.A., 43/172 hissesi F.A., 43/172 hissesi de F.Ç. adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olduğu dosya içindeki tapu kaydından anlaşılmaktadır. Kiralayan durumunda olmayan malikin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda tahliye davası açabilmesi için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir. Kiralanan, müşterek mülkiyete konu olup ve yukarıda açıklanan esaslara göre pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir