RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU / DOLANDIRICILIK SUÇU

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Ceza Dairesi
E. 2006/1838
K. 2006/5834
T. 22.6.2006
RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU
DOLANDIRICILIK SUÇU
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 158]
765 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 342]
Resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar Mevlüt Suna ve Anıl Sütlü’nün yapılan yargılamaları sonunda:
Sanık Mevlüt Suna’nın 5237 Sayılı TCK.nun 157/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 5320 YTL adli para cezası, 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla, sanık Anıl Sütlü’nün üç kez 5237 Sayılı TCK.nun 204 ve 62. maddeleri gereğince 1’er yıl 8’er ay hapis cezasıyla, TCK.nun 157/1 ve 62. maddeleri gereğince üç kez 10’ar ay hapis ve 5320, 6240, 4400 YTL adli para cezalarıyla mahkumiyetlerine dair EDİRNE 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2005 gün ve 2005/336 Esas, 2005/463 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık Anıl Sütlü ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 06.03.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıkların bankanın maddi varlığı olan çeki kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, fiilin 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-f maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini sanık Anıl Sütlü’nün Baş-Sel Atlı Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinden birer gün arayla pirinç satın alıp karşılığında iki adet çek vermesi eyleminin müteselsilen sahtecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve sanığın nüfus kaydına uygun olmayan adli sicil kaydının hükme esas alınması isabetsizlikleri, aleyhe temiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; oluşa ve dosya içeriğine göre 25.12.2003 tarihli teşhis tutanakları, yine aynı tarihli ihbar tutanağı karşısında dosyadaki, mevcut kanıtları irdeleyerek, sanık Mevlüt Suna’nın yüklenen suçları işlediğine dair vicdani kanıya ulaşan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki ( 2 ) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 01.12.2004 tarihli raporunda suça konu dört adet çekin bilgisayar ortamında orijinallerinden çoğaltılmış olduğunun belirtilmesine göre, çeklerin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve suça konu çekler denetime olanak verecek şekilde dosya içinde konulmadan eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Kabul ve uygulamaya göre; resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümlerde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı her olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği ve 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi nedeniyle anılan yasanın aleyhe sonuç doğurduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı,
III- Sanık Anıl Sütlü’nün hükümden sonra dosyaya ibraz ettiği Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesince başka bir suçtan dolayı yapılan yargılaması sırasında Bakırköy Prof. Dr. Mahzar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkin 09.03.2005 tarihli rapor karşısında, 5237 Sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca, yüklenen suçlardan dolayı işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda rapor aldırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir