RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK / TEMYİZ DİLEKÇESİ / MÜDAFİLİK GÖREVİ

T.C.

YARGITAY
 
Onbirinci Ceza Dairesi
 
E. 2006/1623
 
K. 2006/3128
 
T. 17.4.2006
 
RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK
TEMYİZ DİLEKÇESİ
MÜDAFİLİK GÖREVİ
 
 
5271 s. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [Madde 261]
 
 
Resmi evrakta sahtecilik suçundan hükümlüler N. K. D. ve K. E.’in yapılan yargılamaları sonunda:
 
765 Sayılı TCK.nun 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca Mahkumiyetlerine dair DİYARBAKIR 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2002 gün ve 1995/7 Esas, 2002/326 Karar sayılı hükmün, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.05.2005 gün ve 7163-5252 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasa nedeniyle yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın ele alınıp duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda hükümlüler lehine herhangi bir hüküm getirilmediğinden 1995/7 Esas ve 2002/326 Karar sayılı ilamın aynen infazına dair kararın süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü N.K.D. müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 01.03.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
 
Dosyada bulunan vekaletnameye göre Av. M. Sezgin Tanrıkulu’nun her iki sanığın vekili olduğu, 07.10.2005 tarihinde 5237 Sayılı Yasa yönünden değerlendirme yapılmak üzere duruşma açılırken çıkarılan davetiyede sadece “sanık N. K. D. müdafii” olarak yazıldığı ve duruşmada da adı geçen sanık müdafii olarak savunma yaptığının anlaşılmasına ve 13.10.2006 havale tarihli dilekçesi ile hükmü sadece bu sanık yönünden temyiz ettiği halde, C. Başsavcılığının 19.07.2005 gün 2005/1-306 ilamat sayılı yazısına 19.10.2005 tarihinde verilen cevapta hükmün, K. E. yönünden de temyiz edildiğinin bildirildiği gibi 22.11.2005 tarihli dosya gönderme formunda da, hükmü temyiz eden bölümünde “hükümlüler vekili Av. Sezgin Tanrıkulu” olarak yazıldığının anlaşılmasına rağmen, dosyada sanık K. E. adına verilmiş temyiz dilekçesine rastlanamadığından; sanıklar vekili olduğu anlaşılan Av. M. Sezgin Tanrıkulu’nun sanık K. E. yönünden müdafiilik görevinin devam edip etmediği, devam ediyorsa, adı geçen sanık yönünden süresinde temyiz dilekçesi verilip verilmediğinin araştırılması, müdafiliğinin devam etmediğinin anlaşılması halinde ise yokluğunda verilen hükmün sanık K.’e tebliği ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklenerek ivedilikle iadesinin temini için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir