SAHTECİLİK / SAHTE İLMÜHABER DÜZENLEMEK / LEHE KANUN UYGULAMASI

T.C.
YARGITAY
Altıncı Ceza Dairesi
E:2004/6109
K:2006/2932
T:23.03.2006
SAHTECİLİK
SAHTE İLMÜHABER DÜZENLEMEK
LEHE KANUN UYGULAMASI
Özet: Nüfus müdürü sanığın; tanıdığı kişi ile yabancı uyruklu bayanı huzurda nikah akdi yapmadan ve evlenme kütü­ğüne işlemeden mernis evlenme bildirimi düzenleyip ilgilinin bağlı olduğu nüfus müdürlüğüne gönderip tescilini sağladığı ve daha sonra evlenme cüzdanı düzenleyip taraflara verdiği biçi­mindeki eylemi, 765 sayılı TCK’nın 339/1-1 cümle ve 80. mad­deleri kapsamındaki suçu oluşturur. Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 204/2. maddesi ise sanık lehine olduğundan, yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmalıdır.
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 204]
765 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) (MÜLGA) [Madde 339]
765 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) (MÜLGA) [Madde 340]
Sahtecilik suçundan sanık Nuri Bülent hakkında yapılan duruşma so­nunda; mahkumiyetine ilişkin (Konya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)’nden
verilen 28.03.2004 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı’ndan onama isteyen 27.03.2004 tarihli tebliğname ile 21.04.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulun­madığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay tarihlerinde önce D… daha sonra E… İlçesi Nüfus Müdürü olan sanığın, daha önceden tanıdığı Abdullatif isimli kişi ile Romen uyruklu Letuna Mariana isimli bayanı; yasanın öngördüğü şekilde huzurda nikah akdi yap­madan ve bu evlenmeyi evlenme kütüğüne işlemeden, evlenme akdi yapılmış gibi suça konu “Mernis Evlenme Bildirimi” düzenleyip, bu belgeyi ilgilinin kayıtlı olduğu Nüfus Müdürlüğüne gönderdiği ve nüfusa tescilini sağladığı, bu işlemden 2 ay kadar sonra da evlenme cüzdanı düzenleyip taraflara verdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 765 sayılı TCY’nin 340. maddesi aracılığıyla 339/1-1. cümle ve 80. maddeleri ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nin 340. maddesi aracılığıyla 339/1-1. cümle, 80, 59, 81/1. maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nin aynı suça uyan 204/2, 43, 62/1, 58. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasa’nın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Nuri Bülent’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle (BOZULMA­SINA), 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir