SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

T.C.
YARGITAY
Üçüncü Hukuk Dairesi
E: 2006/6649
K: 2006/6836
T: 1.6.2006

SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME
Davacı,kendisine ait binanın bulunduğu ve imar şuyulandırması sonucu davalılarla birlikte müşterek malik olduğu 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binaların arzla birlikte izale-i şuyu davası sonucu satıldığını, bedelin arsa sahiplerine paylaştırıldığını,binaların kendisine aidiyetinin nazara alınmadığını ileri sürerek muhdesat bedeli olarak 2.495.560.000 liranın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini dilemiş, Mahkemece muhdesatın tapuda kayıtlı olmaması nedeniyle bedelinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Müşterek veya iştirak halinde mülkiyette paydaşlardan biri tarafından taşınmaz üzerinde vücuda getirilen muhdesat tapuda kayıtlı ise satış esnasında değerinin sahibine ödenmesine karar verilir.Muhdesat tapuda kayıtlı değilse veya mahkemeden aidiyet konusunda hüküm alınmamış ise; satış sırasında muhdesat nedeniyle meydana genel değer fazlalığı nazara alınaz. Ancak,Yargıtay’ın ilgili dairelerince ve Hukuk Genel Kurulu’nca diğer paydaşlar yönünden muhdesat bedeli sebepsiz iktisap olarak nitelendirilmiş olmakla BK.nun 61.maddesi hükümlerine göre bedeli istenebilir. Nedensiz zenginleşme iddiası ise yemin dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. Diğer taraftan, içtihadı birleştirme isteğine esas tutulan kararlarda iade borcunun paylılığın giderilmesi sırasında yapılan satış sonucu elde edilen gerçek değer ile giderlere katlanılmamış olunması halinde taşınmazın satılmasına elde edilecek değer arasındaki farkı geçemeyeceği, giderlere katlanmamış paydaşlardan bu farktan paylarına düşen miktardan daha fazla bir talepte bulunulamayacağı kabul edilmiştir.Bu açıdan olaya yaklaşıldığında, davanın nedensiz zenginleşmeye dayanan bir geri alma istemi niteliğini taşıdığı yönü ortaya konulmalıdır. Gerçekten taşınmazın satımı ile muhdesat bedeli, davalıların mal varlığına girerek onları zenginleştirmekte, buna karşın, davacının (muhdesat) üzerindeki ekonomik yararları son bularak onun mal varlıkları yoksullaşmaktadır. Değişik bir anlatımla, yoksullaşanların mal varlıklarından ekonomik bir değer, zenginleşen davalıların mal varlığına kaymaktadır. Yargıtay kararlarında da şimdiye değin bir temel çizgide böyle bir nitelendirme belirgin bir biçimde egemen olmuştur. Nitekim konunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda tartışılması sırasında görüşler, davanın (nedensiz zenginleşmeye dayanan bir geri alma davası) olduğu yolunda birleşmiştir. Öbür yandan, nedensiz zenginleşmede davacının geri alma hakkının, buna karşın davalının geri verme borcunun doğması, bunların mal varlıklarının birbirinin zararına ve yararına olmak üzere karşılıklı yoksullaşma ve zenginleşmelerine bağlıdır ve bunun doğal sonucu olarak da, bu geri alma hak ve borcunun doğum anı, nedensiz yoksulaşma ve zenginleşme olgularının gerçekleştikleri andır. O halde, geri isteme hakkının kapsamı kural olarak, anılan hak ve borcun doğdukları tarihten daha önce belirlenemez. Zira, geri alma, bu yoksullaşma ve zenginleşmenin sonucudur ve bu olgular gerçekleşmeksizin geri alma söz konusu değildir.. O halde, binanın davalıya aidiyetinin kabul edilmesi halinde; haksız zenginleşme nedeniyle hükmedilecek miktar,bu binanın satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olmalıdır.Diğer bir deyimli ortak taşınmaz mal üzerinde davacı paydaş bu binayı yapmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tespit ettirilmeli ve bilirkişinin bildireceği değerle,binalar dahil yapılan satışta elde edilen satış parası içinde bulunan binaya ait kısım ve bundan davalı paydaşların payına isabet eden bölüm, orantı kurularak hesaplanmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,1.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir