SİLAH TAŞIMA RUHSATI / ATEŞLİ SİLAHLAR KANUNUNA AYKIRILIK / YARALAMA SUÇU

T.C.

YARGITAY
Sekizinci Ceza Dairesi
E: 2004/4154
K: 2006/2311
T: 22.3.2006
SİLAH TAŞIMA RUHSATI
ATEŞLİ SİLAHLAR KANUNUNA AYKIRILIK
YARALAMA SUÇU
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmelik/m. 3
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [ 7]
5252 s. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HA… [Madde 9]
6136 sayılı Kanuna aykırılık, yaralama ve tehdit suçlarından sanık A.’ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ve zoralıma dair ( Ş. ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.9.2003 gün ve 237 esas, 461 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 24.3.2004 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 21.3.1991 tarih 1991/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmeliğin 3. maddesinde 29.12.1999 gün ve 23921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yapılan değişiklikte taşıma ruhsatının beş yıl geçerli olduğu, sürenin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemlerin başlatılacağı, zabıtaca yapılacak tebliğden itibaren altı ay içinde ruhsatlarını yeniletmeyenlerin ruhsatlarının iptal edileceği hükmü getirilmiş olmakla, sanığın 24.8.1998 tarihine kadar geçerli taşıma ruhsatlı tabancasının ruhsatını yeniletmek için 4.2.1998 tarihinde başvuruda bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu başvurunun akıbeti araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kasten yaralama ve tehdit suçlarına ilişkin olarak da; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7, 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanık A.’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi ( BOZULMASINA ), 22.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir