Etiket arşivi: 18.1.2010

Y5CD 18.1.2010 E.2009/12606 – K.2010/93


 Y5CD 18.1.2010 E.2009/12606 – K.2010/93

– Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı (Ağzı Kapanmak Suretiyle Zorla – Zincirleme Suç)
– Zincirleme Suç (Çocuğun Cinsel İstismarı)
–  Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmak –

5320 Sa.Ka.8 – TCK.43,103

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından yapılan yargılamada;
Mağdurenin beyanlarından ve doktor raporlarından sanığın cinsel istismar eylemini ağzını kapatarak cebirle işlediği halde TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanmaması;
Sanığın cinsel istismar eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı zamanda işlediğinden, zincirleme suç hükümleri şartları bulunmadığı halde verilen cezanın aynı Kanunun  43. maddesi ile artırılması; kanuna aykırıdır.

DAVA ve KARAR:

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından sanık M. `nin yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair,
M. 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.2.2009 gün ve 2008/12 Esas, 2009/90 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay`ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;

Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi  uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ KARARI:

Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve  takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış  bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan kurulan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün  temyiz incelemesine gelince;

Mağdurenin beyanlarından ve doktor raporlarından sanığın cinsel istismar eylemini ağzını kapatarak cebirle işlediği halde TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanmaması Sanığın cinsel istismar eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı zamanda işlediğinden, zincirleme suç hükümleri şartları bulunmadığı halde verilen cezanın aynı Kanunun 43. maddesi ile artırılması,

SONUÇ: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri  uyarınca hükmün BOZULMASINA,  oybirliğiyle karar verildi.

Y.5.C.D. 18.1.2010 E.2009/12606 – K.2010/93

PicLensButton Y5CD 18.1.2010 E.2009/12606 – K.2010/93

Y15HD 18.1.2010 E.2009/203 – K.2010/94


  Y15HD 18.1.2010 E.2009/203 – K.2010/94

– Eser Sözleşmesinin Feshi
– Götürü Bedel (Kdv. Yönünden)
– Katma Değer Vergisi (Götürü Bedelli Eser Sözleşmesi)
– Eksik Ve Kusurlu İşler Bedeli
– Sözleşme Dışı İşler Bedeli (İstisna Akdi)
– Taşeronun İş Sahibinden Alacak Hakkı (Sözleşmenin Devri – Borcun Nakli)
– Sözleşmenin Devrini İsbat (Taşeron)
– Borcun Nakli (Eser Sözleşmesinin Devri – Taşeron) –

BK.162,163/1,355

1.     Eser Sözleşmesinde ayrıca KDV. ödeneceğine dair hüküm bulunmadığından ve götürü bedelli işlerde KDV. iş bedeline dahil olduğundan, sözleşme kapsamındaki işler bedelinin KDV. dahil 65.000,00.- TL. olduğunun kabulü gerekir.
2.    Götürü bedelli işlerde, işin tamamlanmamış ve bedelin tamamının da ödenmemiş olması durumunda; sözleşme kapsamında hak edilen iş bedelinin, gerçekleştirilen imalâtın işin tümüne göre oranının bulunması ve bu oranın götürü bedele uygulanması; sözleşme dışı işler bedelinin de, iş sahibinin yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir.
3.     Birleştirilen davadaki davacı, taşeron olarak, yüklenicinin üstlendiği işleri ve fazla imalâtı yaptığını ileri sürmekle birlikte, alacağının hukuki sebebini sözleşmenin devri ya da borcun nakline dayandırmamış olup, yüklenici ile yaptığı 4.9.2004 tarihli iş kabul ve temlikname başlıklı yazılı temlik sözleşmesine dayandırmaktadır.
Bu durumda davacıya, bu hususu ispatı konusunda süre verilerek; temliknamedeki imzanın dava dışı yükleniciye ait, içeriğinin doğru ve geçerli olduğunun saptanması halinde yüklenicinin iş sahibinden alacağı olup olmadığı konusunda deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekir.

DAVA ve KARAR:

Hükmün temyizen tetkiki davacı – k.davalı Mehmet ile birleşen davanın davacısı …Tasarım İnşaat ve Yapı Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Asıl dava, eser sözleşmesinin feshi, birleşen 2005/498 Esas sayılı dava, eksik ve kusurlu işler bedeli ile, gecikme tazminatı ve menfi zararlar, birleşen 2005/140 Esas sayılı dava ise, sözleşme içi ve sözleşme dışı işler bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ve takibin devamı istemlerine ilişkindir.

Mahkemece asıl ve birleşen her iki davanın reddine dair verilen karar, davacı iş sahibi vekili ile birleşen 2005/140 Esas sayılı dosya davacısı temlik alacaklısı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve birleşen 2005/140 Esas sayılı dosya davacısı iş sahibi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Davacı iş sahibi ile davalı … İnşaat Malzemeleri A.Ş. arasında imzalanan ve geçerli olduğu kabul edilen 8.7.2004 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde yapılacak işler, 3. maddede iş sahibinin temin edeceği malzemeler belirtildikten sonra toplam iş bedelinin 65.000,00.- TL. olduğu kabul edilmiştir.

Sözleşmede ayrıca KDV. ödeneceğine dair hüküm bulunmadığı ve götürü bedelli işlerde KDV. iş bedeline dahil olduğundan sözleşme kapsamındaki işler bedelinin KDV. dahil 65.000,00.- TL. olduğunun kabulü gerekir.

Bunun yanında bu sözleşme dışı bir kısım imalâtlar da yapıldığı birleşen 2005/140 Esas sayılı davada ileri sürülmektedir. Götürü bedelli işlerde işin tamamlanmamış ve bedelin tamamının da ödenmemiş olması durumunda, sözleşme kapsamında hak edilen iş bedelinin gerçekleştirilen imalâtın işin tümüne göre oranının bulunması ve bu oranın götürü bedele uygulanması, sözleşme dışı işler bedelinin de iş sahibinin yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir.

Bu durumda birleşen 2005/498 esas sayılı dava ile ilgili olarak hükme esas raporu veren bilirkişi kurumdan alınacak ek raporla, sözleşme kapsamındaki işler ile ilgili gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre oranının tespit ve bu oranın götürü sözleşme bedeline uygulanmak suretiyle sözleşme kapsamında hak edilen işler bedeli ve sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da iş sahibinin yararına olup olmadığının tespit ettirilip, yararına ise; yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli ve bu surette sözleşme içi-dışı iş bedelleri hesaplattırılıp bundan ödendiği ihtilâf konusu olmayan 40.000,00.- TL. mahsup edilerek davacı iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı saptanıp belirtilen birleşen davanın sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu birleşen 2005/498 esas sayılı davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır.

3- Birleşen 2005/140 Esas sayılı dosyada davacı … Tasarım İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi`nin temyizine gelince; bu davacı iş sahibinin yüklenicisi olan … İnşaat Malzemeleri Taahhüt A.Ş.`nin taşeronu olarak yüklenicinin üstlendiği işleri ve fazla imalâtı yaptığını ileri sürmekle birlikte alacağının hukuki sebebini sözleşmenin devri ya da borcun nakline dayandırmamış olup, yüklenici ile yaptığı 4.9.2004 tarihli iş kabul ve temlikname başlıklı yazılı temlik sözleşmesine dayandırmaktadır.

BK.`nun 162. maddesine göre temlikin geçerli olabilmesi için borçlunun rızasına gerek olmadığı gibi, 163/1. maddesine göre geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olması koşuluna bağlıdır. Temlikin borçluya bildirilmemiş olması geçerliliğine etkili değildir. Ancak resmi şekilde yapılmadığı, imza ve tarihi resmi makamlarca tasdik edilmediği ve temlik eden davada taraf olmadığından temlik olanın temlik belgesindeki imzanın temlik eden yükleniciye ait ve içeriğinin doğru olduğunu kanıtlaması gerekir.

Bu durumda birleşen 2005/140 esas sayılı dosya davacısına bu hususu ispatı konusunda süre verilerek temliknamedeki imzanın dava dışı yükleniciye ait, içeriğinin doğru ve geçerli olduğunun saptanması halinde yüklenicinin iş sahibinden alacağı olup olmadığı konusunda deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile bu davanın reddi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Kararın belirtilen sebeplerle bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacı ve birleşen dosya davalısı iş sahibinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3. bentler uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile 2. bent gereğince davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi Mehmet, 3. bende göre de; birleşen 2005/140 Esas sayılı dosya davacısı … Tasarım İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.15.H.D. 18.1.2010 E.2009/203 – K.2010/94

PicLensButton  Y15HD 18.1.2010 E.2009/203 – K.2010/94

Y4HD 18.1.2010 E.2009/3541 – K.2010/209


 Y4HD 18.1.2010 E.2009/3541 – K.2010/209

– Zamanaşımı (Islah İle Artırılan Miktar Yönünden – Uzamış Zamanaşımı)
– Islah İle Artırılan Miktar Yönünden Zamanaşımı Destekten Yoksun Kalma (Zamanaşımı) –

818 Sa.Ka.41,45,60/2 – 765 Sa.Ka.102/4,459,465

Dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu olay 22.7.2002 günü meydana gelmiş olup 18.7.2003 günü ilk davayı açan davacılar, 3.11.2008 günlü dilekçe ile ilk davada istedikleri maddi tazminat tutarını ıslah ederek artırmışlar, davalı ise süresi içinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Haksız eylem 22.7.2002 gününde gerçekleşmiş, ıslah dilekçesi ise 3.11.2008 günü verilmiştir.
Şu durumda, ıslah edilen tutar yönünden, 765 sayılı Türk Ceza Yasası`nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresi geçmiştir.
Islah edilen bölümün zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir.

DAVA ve KARAR:

Davacı Ahmet ve Sabiha (Kendi adlarına asaleten küçükler Erol, Mülkinaz, Kiraz, Fatma adlarına velayeten) ve diğerleri vekili Avukat E.G. tarafından, davalı TEDAŞ. müessese müdürlüğü aleyhine 18.7.2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.12.2008 günlü kararın Yargıtay`ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacılar, destekleri Ramazan`ın olay tarihinde su kanalına düştüğünü, çıkmak için tutunduğu elektrik direğindeki elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdiğini, kusuru ile desteğin ölümüne yol açan davalının uğranılan zararlarından sorumlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat ödetilmesini istemişlerdir.

Davalı ise, kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, ıslah dilekçesi ile artırılan maddi tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkemece, davacıların zarar vereni ceza mahkemesinin karar tarihinde öğrendiği benimsenerek, ıslah edilen bölümüne yönelik zamanaşımı def’i reddedilerek ve haksız eylemin meydana gelişinde desteğin kusuru bulunmadığı benimsenerek ilk dava ile istenen ve ıslah ile artırılan maddi tazminat isteminin tümünün kabulüne, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.

Dava konusu olay 22.7.2002 günü meydana gelmiş olup 18.7.2003 günü ilk davayı açan davacılar, 3.11.2008 günlü dilekçe ile ilk davada istedikleri maddi tazminat tutarını ıslah ederek artırmışlar, davalı ise süresi içinde zamanaşımı definde bulunmuştur.

Borçlar Yasası`nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası`nın 465. maddesi gereğince, bir kimsenin veya bir şirketin hizmetinde bulunanlar tarafından görev ve hizmet sırasında işlenen 459. maddelerde yazılı eylemlerden dolayı hükmedilecek tazminattan o şirket de sorumludur. Dava konusu olay aynı yasanın 459. maddesinde tanımlanan tedbirsizlik, dikkatsizlik, meslek ve sanatta acemilik, düzenleme, yönerge ve emirlere aykırı davranış nedeniyle yaralamaya yol açmak olup davalı hakkında uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, 765 sayılı Türk Ceza Yasası`nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıldır. Haksız eylem 22.7.2002 gününde gerçekleşmiş, ıslah dilekçesi ise 3.11.2008 günü verilmiştir. Şu durumda, ıslah edilen tutar yönünden, 765 sayılı Türk Ceza Yasası`nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresi geçmiştir.

Yerel Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, ıslah edilen bölümün zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.4.H.D. 18.1.2010 E.2009/3541 – K.2010/209  

PicLensButton Y4HD 18.1.2010 E.2009/3541 – K.2010/209