Etiket arşivi: BEYANDA

Aile ve Boşanma Hukuku • MAHKEMEDE NAFAKA ÖDEMEDİ DİYE YALAN BEYANDA BULUNMA,

iyi çalışmalar

Eşim bir buçuk sene önce anlaşmalı olarak 3100 TL afaka ile boşandı , ancak sözlü anlaşmaları 2000 tl idi benim yanımda telefonda konuştular şahidim ben de . geçen bu aralığa kadar her ay geçiktirerekte olsa hiç atlamadan her ay kendisine 1000TL sini çoğunlukla elden kızı aracılığıyla nadirende ptt’den ödedik, ayrıca okul dönemlerinde anlaşmalarında olmayan servis ücretini de , okul taksitlerini ise yazdan beri işlerimiz yüzünde ödeyemedik, ödediklerimizi de bazen kendimiz gidip ödeyip dekontu ona yolladık bazen de kızı aracılığıyla kendisine para olarak yolladık iki ay önce nafaka düşürümü davası açtık 450 TL’lik tabi küplere bindi çünkü istiyor ki yaşasın kirası ödensin çocuğu özel okula gitsin ama kendi hiç bir çaba harcamasın ancak bizde ki kirası da gündeme gelmişti en son onuda ödeyin dedi ancak tabi bizim böyle bi gücümüz yok o yüzden de dava açtık o da tamamen para için ve bize duyduğu nefretle bu zamana kadar hiç para almamış gibi faizleriyle 3100 TL üzerinden 60.000 TL’lik dava açtı. haciz çıkardı hakkımızda , biz bunu ancak Telefon mesaj dökümlerinden ispatlayabiliriz çünkü her ay geç yatırdığımızda attığı hakaret mejları var nerde param taş mı yiyceğiz vs diye , biz bir buçuk senedir bu kişinin küfürlü, hakaretli ,tehditli mesajlarıyla zaten boğulduk bir de şimdi hem mahkemeye yalan beyanda bulunuyor hem eşimi hapisle tehdit ediyor bunların cezası nedir ?

Bilgiler: Tarih-Gönderici: yesimozden — Cum Mar 27, 2015 11:55 am


YALAN BEYANDA BULUNMAK

T.C.
YARGITAY
Dördüncü Ceza Dairesi
E: 2006/267
K: 2006/13027
T: 27.06.2006
YALAN BEYANDA BULUNMAK
ÖZET:Resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bu­lunmak suçunun oluşması için;düzenlenen belgenin bu be­yanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olan asıl ni­teliğinde bir belge olması gerekir. Sanığın karakoldaki ifa­desinin de gerçek kimlik bilgilerine göre alınması karsısın­da, suçun öğelerinin nasıl oluştuğu tartışılmalıdır.
5237 s. TÜRK CEZA KANUNU (1) [Madde 206]
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde gö­rülmemiştir.
Ancak;
1) Dinlenmesine karar verilen tanık Yasin dinlenilmeden veya önceki an­latımlarını içeren tutanaklar okunmadan hüküm kurularak 5271 sayılı CMK.nun 211. maddesine aykırı davranılması,
2) Onaysız fotokopiden ibaret olan hazırlık soruşturması belgelerinin hükme dayanak yapılması,
3) Sanığın cezasında tekerrür nedeniyle arttırım yapılırken, 5271 sayılı CMK.nun 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan yasa maddesinin gös­terilmemesi,
4) 5237 sayılı TCY.nın 7, 5252 sayılı Yasasının 9/3. maddeleri uyarınca,sanık lehine olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların olaya ilişkin bütün hü­kümlerinin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı uygulanıp, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanığın, polis memurlarına karşı hangi söz ve davranışlarla cebir ve­ya tehditte bulunarak direndiğinin açıklanmaması,
6) Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine düzenlenen resmi belgenin bu be­yanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olan asıl niteliğinde bir belge olmasının gerekli olması ve sanığın karakoldaki ifadesinin de gerçek kimlik bilgilerine göre alınması karşısında, bu suçun öğelerinin nasıl oluştuğu ka­rarda açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilme­si,
Yasaya aykırı ve sanık Harun’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki dü­şünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA) yargılama­nın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.