Etiket arşivi: değişiklikler

TBMM’de Torba Kanun ile Kabul Edilen 4857 sayılı İş Kanunda Yapılan Değişiklikler

TBMM Genel Kurul’unda görüşülmekte olan Torba Kanun Tasarısı İle 
4857 sayılı İş Kanunda Yapılan Değişiklikler
Komisyonda kabul edilen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı metnine göre;

İŞ KANUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:
İş Kanunu’ndaki, “Çağrı üzerine çalışma” şeklindeki madde başlığı, “Çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma” şeklinde değiştiriliyor.
Uzaktan çalışma kavramı, “işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisi” olarak tanımlanıyor.
Uzaktan çalışmada, işçilerin çalıştıkları gün ve saatler, işveren tarafından onaylanan günlük puantaj cetvellerine kaydedilecek. İşin emsal işçi tarafından yapılabileceği süreye ilişkin bir hesaplama, sözleşmeye eklenecek.

Uzaktan çalışmada işçiler, ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacak. Ayrıca İşveren, işçinin yürütmekte olduğu işle ilgili iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda işçiyi bilgilendirecek.

Çalışma süresinden sayılan haller dahil, yer altında çalışan maden işçilerinin günlük çalışma süresi en çok yedibuçuk saat, haftalık çalışma süresi ise en çok otuzyedibuçuk saat olarak belirlenmiştir. Böylece, bu işçilere yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az kırksekiz saat hafta tatili sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca, “yer altındaki çalışma süresi” ibaresi “çalışma süresi” olarak değiştirilerek, haftalık otuzyedibuçuk saati yer üstünde kırkbeş saate tamamlatma imkânı ortadan kaldırılmıştır.
Sanayiden sayılmayan işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla 7,5 saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilecek.
İşçiye evlenmesi, evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü halinde 3 gün, eşinin doğum yapması halinde 5 gün ücretli izin verilecek. İşçiler, en az yüzde 70 oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuyla ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler halinde 10 güne kadar ücretli izin alabilecek.
15 yaşını doldurmamış çocuklar çalıştırılamayacak. Ancak 14 yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocuklar beden, zihin, sosyal ve ahlaki gelişimlerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilecek. 14 yaşını doldurmamış çocuklar ise beden, zihin, sosyal ve ahlaki gelişimlerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde yazılı sözleşme yapmak ve her bir faaliyet için ayrı izin almak şartıyla çalıştırılabilecek.
Sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde çalışan çocuklar günde 5 ve haftada 30 saatten fazla çalıştırılamayacak. Bu süre, 15 yaşını tamamlamış çocuklar için günde 8 ve haftada 40 saate kadar artırılabilecek.
Okul öncesi çocuklar ile okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde 2 saat ve haftada 10 saat olacak.
Sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinin kapsamı, bu faaliyetlerde çalışacak çocuklara çalışma izni verilmesi, yaş grupları ve faaliyet türlerine göre çalışma ve dinlenme süreleriyle çalışma ortamı ve şartları, ücretin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.


					

6545 sayılı kanunla idari yargılamada yapılan değişiklikler ;

28 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile;

 

 

– 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun (2576 sayılı Kanun) ile

– 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK)

 

önemli değişiklikler yapmıştır. Söz konusu düzenlemeler Kanun'un yayım tarihinde (28Haziran 2014) yürürlüğe girmiştir.

Mevcut idari yargı, 1982 yılında yürürlüğe konulan 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 2576 sayılı Kanun ve 2577 sayılı İYUK kapsamında düzenlenmiş olup idari yargı ve dolayısıyla vergi yargısı;

 

İlk derece mahkemeleri ileBölge idare mahkemeleri (BİM)/Danıştayolmak üzere iki dereceli yapı halinde kurulmuştur. Bu anlamda, ilk derece mahkemeleri ilk derece; bölge idare mahkemeleri ve Danıştay ise sırasıyla, itiraz ve temyiz mercii olarak, üst derece yargılama merci konumunda idi. Vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararlara karşı bölge idare mahkemesine itiraz; kurul halinde verdiği kararlara karşı ise Danıştay'a temyiz başvurusu yapılabilmekteydi.

 

Yeni düzenleme ile ilk derece yargılama mercii konumunda bulunan idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz yoluna başvurmadan önce mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Bu kapsamda, itiraz yolu kaldırılarak, bölge idare mahkemeleri "istinaf mercii" olarak yapılandırılmakta ve temyiz yolu öncesinde zorunlu bir kanun yolu daha tesis edilmektedir. Dolayısıyla, yeni düzenleme ile ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna başvurma olanağı kaldırılmış olmaktadır.

Kanun ile istinaf başvurusunda bulunulabilecek ilk derece mahkemesi kararları ve istinaf incelemesi sonucunda temyize konu edilebilecek kararlar sınırlı şekilde belirlenmiş olup bazı kararlara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurma imkanı kaldırılmıştır.

 

Konusu para ile belirlenebilen vergi uyuşmazlıklarında sınırlama aşağıdaki şekildedir:

 

5.000 TL ve altıİlk derece mahkemesi √İstinaf incelemesi XTemyiz incelemesi X

 

5.000 – 100.000 TLİlk derece mahkemesi √İstinaf incelemesi √ Temyiz incelemesi X

 

100.000 TL ve üstüİlk derece mahkemesi √İstinaf incelemesi √Temyiz incelemesi √

 

Görüldüğü üzere, konusu 5.000 TL ve altında bulundan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında ilk derece mahkemesinin (vergi mahkemesi) kararı kesin olup anılan karar karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak mümkün değildir.

 

Dava konusu 5.000 TL ila 100.000 TL arasında bulunan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları için ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurmak mümkün olmakla birlikte, istinaf incelemesi sonucunda verilecek karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir.

 

Dava konusu 100.000 TL'yi aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları için ise ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurmak ve istinaf incelemesi sonunda verilecek karara karşı ise temyiz yoluna başvurmak mümkün kılınmıştır.

 

Yeni düzenleme ile getirilen istinaf incelemesi temyizin şekil ve usullerine tabi olup anılan inceleme sonucunda BİM tarafından,

 

► İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması halinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilir.

 

Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeler yapılarak aynı karar tesis edilir.

 

► İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmaması halinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilir. Bu halde, işin esasına girilerek esas hakkında yeniden karar tesis edilir.

 

► İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya ilgili mahkemeye gönderilir.

 

6545 sayılı Kanun ile İYUK'ta yapılan bir diğer değişiklik ise idari yargılama usulleri arasında "ivedi yargılama usulü"nün düzenlenmiş olmasıdır. İvedi yargılama usulünde özellikle süreler açısından idari yargı usulünden farklı düzenlemelere yer verilmiş olup Kanun'da sınırlı sayıda belirtilen bir kısım davaların ivedilikle çözümlenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte, 6545 sayılı Kanun'da ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı, ilk derece mahkemesi tarafından tesis edilen karara karşı 15 gün içerisinde temyiz yoluna gidileceği düzenlenmiştir.

Yukarıdaki değişikliklere ilaveten, Danıştay'ın temyiz incelemesi üzerine vereceği kararlar ve bu kararlara karşı başvurulacak kanun yollarında ilişkin değişiklikler de yapılmış olup bunlardan birisi de Danıştay'ın temyiz incelemesi üzerine tesis ettiği kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarından birisi olan karar düzeltme yolunun kaldırılmış olmasıdır.

 

6545 sayılı Kanun ile 2576 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle, BİM'lerin Adalet Bakanlığı'nca 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten (28.06.2014) itibaren üç ay içinde kurulacağı belirtmiştir. Ayrıca, BİM'lerin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmi Gazete'de ilan edilecek olup uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin yapılan değişiklikler, yeni yapıdaki BİM'lerin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacaktır.

 

Bu kapsamda, 6545 sayılı Kanun'un uyuşmazlıklarının çözümüyle ilgili olarak getirdiği ve üç dereceli yargılama esası içeren yeni sistem yeni yapıdaki BİM'lerin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra işlemeye başlayacaktır. Belirtilen tarihten önceki kararlara karşı yapılacak yargısal başvurularda mevcut mevzuata göre hareket edilecektir.