Etiket arşivi: DOKUNULMAZLIĞI

YARGITAY 4. Ceza Dairesi 2011/10831 E.N , 2011/16620 K.N. GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK-ZAMANAŞIMININ DURMASI-YASAMA DOKUNULMAZLIĞI

YARGITAY4. Ceza Dairesi 2011/10831 E.N , 2011/16620 K.N.

 

 

İlgili Kavramlar

 

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK

YASAMA DOKUNULMAZLIĞI

ZAMANAŞIMININ DURMASI

 

ÖzetSORUŞTURMA EVRESİNDE MİLLETVEKİLİ SEÇİLEN ŞÜPHELİ HAKKINDA DAVA AÇILMASI İÇİN YETERLİ ŞÜPHE BULUNDUĞUNDA C.SAVCISI'NCA DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASI İÇİN YAZILAN YAZI TARİHİNDEN İTİBAREN; KAMU DAVASININ AÇILMASINDAN SONRA SANIĞIN MİLLETVEKİLİ SEÇİLMESİ DURUMUNDA İSE ÜST NORM OLAN ANAYASA'NIN 83/2. MADDESİNDEKİ "YARGILANAMAZ" HÜKMÜ GEREĞİ, SEÇİLME TARİHİNDEN İTİBAREN DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASINA VEYA MİLLETVEKİLLİĞİ GÖREVİNİN SONA ERMESİNE KADAR ZAMANAŞIMININ DURDUĞU KABUL EDİLMELİDİR.

 

 

İçtihat Metni

 

Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık Fahrettin hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair (Milas Birinci Asliye Ceza Mahkemesi)'nin 19.03.2009 tarihli ve 2007/462 esas, 2009/171 sayılı kararının Adalet Bakanlığı'nca 27.03.2011 gün ve 15982 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.05.2011 gün ve 160345 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

 

Tebliğnamede "Dosya kapsamına göre; sanık Fahrettin hakkında 09.04.2002 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, davada zamanaşımını kesen son işlemin 30.06.2002 tarihli sanık savunması olduğu, sanığın 03.11.2002 tarihli genel seçimlerde milletvekili olması nedeniyle anılan mahkemenin 31.12.2002 tarihli ve 2002/200-917 sayılı kararı ile yargılamanın durmasına karar verildiği, 22.07.2007 tarihinde sanığın milletvekili sıfatını kaybettiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83/3. madde gereğince zamanaşımının bu süre zarfında durduğu, milletvekilliğinin sona ermesi ile zamanaşımı süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı dikkate alındığında sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir" denilmektedir.

 

Gereği görüşüldü;

 

T.C. Anayasası'nın 83. maddesinin 2. fıkrasında "Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır…" anılan maddenin 3. fıkrasında ise "…üyelik süresince zamanaşımı işlemez." 765 sayılı TCY'nin 107. maddesinde "Hukuku amme davasının ikamesi mezuniyet veya karar alınmasına yahut diğer bir mercide halli lazım gelen bir meselenin neticesine bağlı bulunduğu takdirde mezuniyet ve kararın alınmasına yahut meselenin halline kadar müruruzaman durur." 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 67/1. maddesinde, "Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur." hükümleri yer almaktadır.

 

YCGK'nın 28.03.2006 tarih ve 38/94 sayılı kararında "…765 sayılı TCY'nin zamanaşımını durduran nedenlerle ilgili 107. maddesi ve 5237 sayılı TCY'de benzer bir düzenleme olan 67/1 maddesinde durdurma nedenleri olarak izin veya karar alınması ya da bekletici sorun sayılmıştır. Bu yasal düzenlemelere göre, suçun işlenmesiyle başlayan dava zamanaşımı süresi, izin veya karar alınması için yetkili mercie başvurulduğu ya da bir bekletici sorunun ortaya çıktığı günde duracak, izin veya kararın alındığı tarihte ya da bekletici sorun çözümlendiğinde, kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Bu nedenle, durma süresinden önce geçmiş olan süre, durma süresinden sonra işleyen zamanaşımı süresine eklenecektir…" YCGK'nın 26.09.2006 tarih ve 2006/157-200 sayılı kararında ise "…dokunulmazlıktan yararlanan siyasi sorumlular hakkında da suç tarihi ve uygulanacak yasa nazara alınmak suretiyle gerek 765 sayılı TCY'nin 107. maddesi gerekse 5237 sayılı TCY'nin 67. maddesi uyarınca, merciinden karar talep edilerek, işlemeye başlayan dava zamanaşımı durdurulmalıdır. Böylece, kendilerine dokunulmazlık sağlayan siyasi kimlikleri yöntemince sona erdirildiğinde haklarında kamu davası açılmasının yolu açılıp, hukuka aykırı bu ayrıcalıktan yararlanma cesareti ortadan kalkacaktır…" biçiminde açıklamalara yer verilerek dava zamanaşımını durduran nedenler ve yasama dokunulmazlığına sahip kişilerle ilgili yapılması gereken işlemler irdelenmiştir.

 

Açıklanan yasal hükümler ve yargısal kararlar karşısında; soruşturma evresinde milletvekili seçilen şüpheli hakkında dava açılması için yeterli şüphe bulunduğunda C.Savcısınca dokunulmazlığın kaldırılması için yazılan yazı tarihinden itibaren zamanaşımı duracak, ancak kamu davasının açılmasından sonra sanığın milletvekili seçilmesi durumunda, üst norm olan Anayasa'nın 83/2. maddesindeki "yargılanamaz" hükmü gereği, seçilme tarihinden itibaren dokunulmazlığın kaldırılmasına veya milletvekilliği görevinin sona ermesine kadar zamanaşımının durduğu kabul edilecektir.

 

İncelenen dosyada yer alan 09.04.2002 tarihli iddianamede ilçe tarım müdürlüğünde görevli veteriner hekim sanığın düzenlediği menşei belgelerine damga pulu eklenmesini ve dezenfeksiyon ücretinin döner sermaye hesabına yatırılmasını sağlamayarak görevini kötüye kullandığının ileri sürüldüğü görülmektedir. Sanığın 20.06.2002 tarihli oturumda savunmasının saptandığı, yargılama sürerken 03.11.2002 tarihinde yapılan genel seçimde milletvekili seçilmesi nedeniyle mahkemece 31.12.2002 tarihli oturumda durma kararı verilerek dosyanın yasal gereği için Adalet Bakanlığı'na gönderildiği anla-şılmaktadır. Sanığın dosyası yasal prosedüre uyularak Başbakanlık tarafından Anayasa'nın 83. maddesi uyarınca gerekli kararın verilmesi için TBMM Başkanlığı'na iletilmiş ise de bu konuda henüz bir karar verilmeden 22.07.2007 tarihinde yapılan genel seçimde milletvekili seçilemeyen sanığın yasama dokunulmazlığının ortadan kalkması üzerine mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam edilip suç tarihi itibariyle yedibuçuk yıllık mutlak dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece sanığın yasama dokunulmazlığının kaldırılmadığı, milletvekilliğinin devamı süresince dava zamanaşımının işlemeyeceği, 03.11.2002-22.07.2007 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu ve bu nedenle sanığa yükletilen görevi kötüye kullanma suçu açısından 765 sayılı TCY'nin 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen beş ve yedibuçuk yıllık asli ve mutlak dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilmeden kurulan hükmün hukuka aykırı olduğu açıktır.

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan sanık Fahrettin hakkında, Milas Birinci Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen 19.03.2009 tarih ve 2007/462-2009/171 sayılı kararın, CYY'nin 309/4-c maddesi uyarınca sanık aleyhine sonuç doğurmaması ve yeniden yargılama yapılmaması kaydıyla (BOZULMASINA), 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.