Etiket arşivi: EVİ

Ceza Hukuku • AÇIK CEZA EVİ BAŞ VURUSU VE UYGULAMALARI

>Açık Cezaevi Başvurusu ve Uygulamaları

Açık cezaevleri ile ilgili yönetmelikte geçen diğer önemli maddelere kısaca değinmek gerekir. Öncelikle hükümlülerin açık cezaevlerine gitmeleri için başvuru gerekmektedir. Bunun iki istisnası bulunmaktadır. Birincisi yönetmeliğin 5. Maddesine göre direk açık cezaevinde cezasını çekmesi gereken hükümlüler ve çocuk cezaevlerinde kalan hükümlüler için başvuru şartı aranmaz. Çocuk cezaevlerinde kalanlar 18 yaşını doldurduğunda (eğitimine devam edenler için 21 yaş) direk açık cezaevine gönderilecektir.
Açık cezaevleri ile ilgili kararı yargı çevresindeki Ağır Ceza Merkez Cumhuriyet Savcılıkları verecektir.

Direk açık cezaevine gidecek hükümlüler için uygulamanın nasıl olacağı yönetmeliğin doğrudan açık kuruma gönderme kararı başlığında açıklanmıştır. Buna göre direk açık cezaevine gidecek hükümlüler teslim olduktan sonra (bazı suçlar için teslim aranırken bazı suçlarda yakalama da olsa bu süre verilmektedir. Yakalama tazyik hapsi gibi durumlarda geçerli olacaktır) savcılık kişiye 10 günlük süre vererek bu süre içerisinde gerekli hazırlıklarını yapıp açık cezaevine gitmesini bildirir. Kişi bu 10 günü geçirir ise cezasını kapalı cezaevinde geçirecektir.

İlgili Yönetmelik Maddeleri
>Açık Kuruma Gönderme veya Ayırma Kararları
>Doğrudan açık kuruma gönderme kararı

MADDE 9 –
(1) Ağır ceza merkez veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları, bağlı bulundukları ağır ceza merkezi yargı çevresinde açık kurum bulunması hâlinde, 5 inci madde kapsamında kalan hükümlülerin doğrudan o yerde bulunan açık kurumlara gönderilmesine karar verir.
(2) Ağır ceza merkezi yargı çevresinde açık kurum bulunmayan merkez veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları ise 5 inci madde kapsamında kalan hükümlülerin Bakanlıkça belirlenen listedeki açık kurumlardan birine gönderilmesine karar verir.
(3) 5 inci madde kapsamında kalan hükümlülerden;
a) Teslim olan veya çağrı üzerine gelenlere,
b) 5275 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince haklarında doğrudan yakalama emri çıkarılanlara,
c) 2004 sayılı Kanun gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlardan haklarında yakalama emri çıkarılanlara,
birinci veya ikinci fıkralara göre gönderileceği açık kurum belirlendikten sonra on gün süre verilerek ilgili kuruma teslim olması, aksi takdirde yakalanarak kapalı kuruma alınacağı hususu EK-1’de yer alan fotoğraflı belge ile tebliğ ve ihtar olunur. Bu tebligat ve mahkeme ilâmı, derhâl açık kurumun bağlı bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(4) On günlük süre içinde, EK-1’de yer alan belgedeki ihtarı içeren çağrıya uymayan veya belirlenen açık kuruma teslim olmayan hükümlüler hakkında 5275 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca yakalama emri çıkarılır ve yakalandıklarında kapalı kuruma alınarak haklarında 6 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır.
(5) Yangın, doğal afet veya hastalık gibi seyahat engeli oluşturabilecek bir sebeple on günlük süre içerisinde açık kuruma teslim olamadığı anlaşılanlar, Cumhuriyet başsavcılığının kararıyla açık kuruma gönderilir.
(6) Açık kurumları gösterir liste, ihtiyaç hâlinde Bakanlık tarafından güncellenerek Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirilir.
Baltacı Avukatlık ofisi

Bilgiler: Tarih-Gönderici: hukukçu — Cum Şub 27, 2015 9:00 pm


YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2011/5707 K. 2011/4121• EVİ GÖZETLEMEK• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/5707

K. 2011/4121

T. 1.11.2011

DAVA : Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

 

KARAR : Suç tarihinde sanığın, müştekinin evinin arka cephesinde eve iki metre mesafede bulunan ve müştekinin mutfak ile yatak odasını görecek şekilde zeytin ağacına çıkarak evini gözetlemek şeklinde gelişen olayda, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

 

SONUÇ : İsabetsiz olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.