Etiket arşivi: FIKRASI

Ceza Hukuku • 5271 sayılı yasanın 307/4 fıkrası

Yerel mahkemece 3 sanık hakkında 765 sayılı kanuna göre verilen ihaleye fesat karıştırma suçundan 9 yıl 8 ay süreli mahkumiyete karar veriliyor.8 sanık hakkında da beraat kararı veriyor.Mahkumiyet alan sanıklar lehlerine temyize başvururken, beraat eden sanıklar aleyhine olmak üzere müdahil kurum temyize gidiyor. Yargıtay beraat eden sanıkların beraatlerini bozarak zaman aşımından düşmesine karar verirken, mahkumiyet alan sanıkların talepleri doğrultusunda mahkumiyet kararını bozuyor ve dosyayı yerel mahkemeye gönderiyor.
Yeniden yargılamaya yapılırken 5237 sayılı yasa yürürlüğe giriyor. 5237 sayılı yasaya göre daha önce verilen ihaleye fesat karıştırma suçunun temel cezası 3 yıla indiriliyor. Yeniden yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı yasanın 247/2 maddesi gereği 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası veriliyor.
1- Beraat eden sanıklar hakkındaki aleyhe temyiz, mahkumiyet alan sanıklar açısından da aleyhe temyiz olarak kabul edilebilir mi?
2. Buna göre 5271 sayılı yasanın 307/4 fıkrasına aykırılık teşkil edip etmediği. Lehe yasa değerlendirmesi yapılırken 5271 sayılı yasanın 307/4 maddesi ne şekilde dikkate alınacağı hususunda içtihat arıyorum.

Çünkü yargıtay 2. verilen 7 yıl 9 ay 22 gün cezayı onadı. :evil: ::12

Bilgiler: Tarih-Gönderici: mhamsi — 29 Ara 2014, 02:36


HÜKÜM FIKRASI

T.C.
YARGITAY
Onbirinci Ceza Dairesi
E:2006/1629
K:2006/5851
T:22.6.2006

HÜKÜM FIKRASI

5271 s. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [Madde 232]
5275 s. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KAN… [Madde 99]
5275 s. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KAN… [Madde 107]
1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 15.2.2005 gün, 6-16-14 sayılı kararında da açıklandığı üzere, cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesi her bir olay yönünden farklı koşullara tabi olacağı bu kuralın aksine davranışın denetim olanağını ortadan kaldıracağı gibi infazda da tereddütlere yol açacağı gözetilmeden sanık hakkında her mağdura yönelik eylemin hüküm fıkrasında ayrı ve bağımsız değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde topluca hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK. nun 232. maddesine aykırı davranılması,
2-5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun 99/1 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, ancak aynı sanık hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin varlığı halinde ise aynı yasanın 107. maddesinin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenebileceğinin gözetilmemesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.