Etiket arşivi: HACZEDİLMEZLİK

TAKİP DAYANAĞI İLAMIN BOZULMASI / HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ

T.C.
YARGITAY
Onikinci Hukuk Dairesi
E. 2006/11079
K. 2006/14052
T. 27.6.2006
TAKİP DAYANAĞI İLAMIN BOZULMASI
HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 40]
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 40. maddesi gereğince takip dayanağı ilamın bozulması, icra işlemlerini olduğu yerde durdurur ise de, mahkemenin kararında direnebileceği gibi bozmadan sonra verilecek karar doğrultusunda mevcut takibe devam edilebileceğinden, takip dayanağı ilamın bozulması borçluların takibe ve haczedilmezliğe ilişkin şikayetlerinin incelenmesine engel teşkil etmez. Kaldı ki Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin 05.07.2004 tarih ve 2004/5661-8801 sayılı bozma ilamının incelenmesinde; takip dayanağı ilamın yalnızca Güler İlk yönünden bozulduğu ve bozmanın kısmi olduğu da anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece borçluların şikayetlerinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken olumlu olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 27.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ / MESKENİYET İDDİASI

T.C.

YARGITAY
Onikinci Hukuk Dairesi
E: 2006/3949
K: 2006/6960
T: 04.04.2006
HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ
MESKENİYET İDDİASI
ÖZET: Meskeniyet şikâyetine konu taşınmazın keşif tarihi itibariyle değeri ile borçlunun haline münasip ev alabilece­ği bedel tespit edildikten sonra, bu miktar mahcuzun değe­rinden az ise, mahcuzun satılarak borçlunun haline müna­sip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacak­lıya ödenmesine karar verilmelidir.
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 82]
Mahalli mahkemesinden verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 82/12. maddesinde borçlunun haline münasip evininin haczolunamayacağı belirlendikten sonra aynı maddede ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak meskeniyet şikâyetine konu taşınmazın keşif tarihi itibariyle değeri ile borçlunun haline münasip ev alabileceği bedel tespit edildikten sonra bu miktar mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi ra­porunun incelenmesinde; bilirkişinin taşınmazın değerini ve borçlunun hali­ne uygun ev alabileceği miktarı belirlemediği anlaşılmakta olup, bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece anılan bilirkişi raporu esas alı­narak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahke­me kararının yukarıda yazılı nedenlerle IİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

BELEDİYE MALLARININ HACZİ / HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ / SOYUT KAMUYA TAHSİS KARARI

T.C.

YARGITAY

Onikinci Hukuk Dairesi

E: 2006/6102

K:2006/9448

T: 28.4.2006

BELEDİYE MALLARININ HACZİ
HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ
SOYUT KAMUYA TAHSİS KARARI
5393 s. BELEDİYE KANUNU [Madde 15]

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Haciz tarihi esas alınıp olaya uygulanması gereken 5272 Sayılı Belediye Kanunu Anayasa Mahkemesi tarafından 18.01.2005 tarih ve 2004/118 E. 2005/8 K. sayılı kararla iptal edilmiş ve iptal kararı 13.04.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Anayasa Mahkemesince 6 aylık süre sonunda iptal kararının yürürlüğe gireceği hükme bağlanmış, hacizle ilgili aynı hükümleri taşıyan 5393 Sayılı Yasa ise 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda haciz tarihi itibariyle olayda anılan yasanın 15/son maddesinin uygulanması zorunludur. Bu maddeye göre haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde ( fiilen ) kullanılması gerekli olup gerekçede yer verilen kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Somut olayda şikayetçi belediyeye ait mevduat hesabına, yatırılan ödemelerin 5272 Sayılı Kanunun 15/son maddesi gözetilerek bankadan ve belediyeden gerekli araştırma yapılarak hesaba yatan paraların kaynağı ve nitelikleri belirlenmelidir.

Banka hesabındaki paranın vergi, resim ve harç niteliğinde” olması veya kamu hizmetine fiilen tahsis edilmesi halinde haczedilemeyeceği düşünülmelidir. O halde, şikayetin yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ). 28.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.