Etiket arşivi: HERHANGİ

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2006/5382 K. 2006/13684 • HERHANGİ BİR EYLEMİ OLMAYAN SANIĞIN POLİSE PASİF DİRENMESİ SUÇ DEĞİLDİR

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2006/5382

K. 2006/13684

T. 11.7.2006

• GÖREVLİ MEMURA PASİF DİRENME 

• MEMURA MUKAVEMET

5237/m. 265

 

 

 

DAVA : Görevli memura mukavemet suçundan sanık 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 260, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 77 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, B. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2005 tarihli ve 2004/215 Esas ve 2005/853 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 25.5.2006 gün ve 22134 sayılı kanun yararına bozma isteği emri içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 14.6.2006 gün ve 120203 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:

 

KARAR :

 

Tebliğnamede "dosya kapsamına göre, sanık hakkında pasif mukavemet suçundan dolayı 765 sayılı TCK.nun daha lehe olduğundan bahisle anılan Kanun'un 260.maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, mahkemece sanığın eyleminin görevli polis memurunun kimlik sorması üzerine kimliğini vermek istemeyip uzaklaşmak istemesi olarak kabul edilmesi karşısında, olayda cebir ve şiddet unsurunun da bulunmadığı gözetildiğinde, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenmediği nazara alınarak, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.

 

Sanığın kimliğini vermemesi nedeniyle ekip aracına bindirildiği sırada uzaklaşmak istemesi ve

buna engel olmak isteyen polis yakınanın,sanığın herhangi bir eylemi bulunmadığı halde kendi kusuruyla yaralanması eyleminde;araca binmemek için zorluk çıkarma ve kaçmaya çalışma hareketinin765 sayılı TCY.nın 260. maddesinde öngörülen pasif direnme suçunu oluşturduğu,1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 265.maddesindecebir ve tehditle görevi yaptırmamak için direnme suçu düzenlenmiş olup,

kişilerin görevliye karşı gerçekleştirdikleri cebir ve tehdit içermeyen pasif nitelikteki eylemlerinin suç olarak benimsenmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmüştür.

 

SONUÇ :

 

765 sayılı TCY.nın 260.maddesinin, 5237 sayılı TCY.nın 265.maddesine kıyasla sanığın yararına olduğu düşüncesinden hareketle 260. madde uygulanmak suretiyle kurulan hükmün, 5271 sayılı CMY.nın 309/1-3 maddesi uyarınca Kanun Yararına Bozulmasına, pasif direnme eylemi 5237 sayılı TCY ile suç olmaktan çıkarıldığından sanığın yüklenen suçtan beraatine, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 11.7.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 13. Hukuk Dairesi E: 2012/25644 K: 2013/1880 HERHANGİ BİR BELGEYE DAYANMAYAN İLAMSIZ İCRA TAKİBİNDE İSPAT YÜKÜ

YARGITAY 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25644
KARAR NO : 2013/1880

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalı tarafından ilamsız icra takibi yapıldığını, takipte herhangi bir belgeye dayanılmadığını, takibin usulsüz olarak kesinleştiğini bu sebeple borcu ödemek zorunda kaldığını davalıya borcu olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlu olmadığının tespiti ile haksız ve mesnetsiz yapılan ödemenin icra masrafları ve yasal faiziyle birlikte istirdaten ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı davalının bir belgeye dayanmadan hakkında yaptığı ilamsız icra takibi sonucunda takibin usulsüz olarak kesinleştiğini bu nedenle icra dosyasına ödediği bedelin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın konusu olan takip belgesiz olarak yapılmış olup ispat yükü davalıdadır. Davada delil olarak gösterilen dekontlarda da bir açıklama bulunmadığına göre davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

ONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.1.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.