Etiket arşivi: hükmedilmeli

YARGITAY 21. C. D. E: 2015/13901 K: 2016/768 – Birleşen her bir dosyadan beraat eden sanık yararına vekalet ücreti hükmedilmeli

YARGITAY 21. Ceza Dairesi
Esas: 2015/13901
Karar: 2016/768
Sanık müdafiinin, beraat hükmü nedeniyle asıl ve birleşen dosyalar için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1136 sayılı Kanunun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine anılan tarifenin 8. maddesindeki "Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur" şeklindeki düzenleme de göz önüne alınarak birleşen her bir dava yönünden maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanık A…'un birleştirilen davalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından asıl ve birleşen dava için müdafiinin talebi nazara alınarak 1.320'şer lira vekalet ücretinin hazineden alınıp sanık A…'a verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Konusuz kalan davada haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeli

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2012/14600 esas ve 2013/1145 karar sayılı 23.01.2013 tarihli kararı

“Konusuz kalan davada dava tarihindeki haklılık durumunun tespit edilerek yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.”

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili; asıl borçlu … A.Ş. ‘nin … A.Ş.’ye olan kredi borcunu bankanın TMSF’ye devrinden sonra ödediğini, ancak davalının müvekkilinin taşınmazlarındaki ipoteği kaldırılmadığını belirterek ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; yargılama sırasında temlik alacaklısı … varlık yönetim A.Ş.’nin verdiği vekalete istinaden ipoteğin fekkedildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına vekalet ücreti takdirinede yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumunun tespit edilerek yargılama masraflarına hükmedilmesi gerekir. Davacı yan, dava tarihinden önce davalıya gönderdiği 25.05.2010 ve 12.07.2010 tarihli ihtarnameler ile borcun ödenerek tasfiye edildiğini bildirip taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkini istemiştir. Buna rağmen davalı yan ipoteği kaldırmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermiş ve yargılama sırasında da ilk celseye gelerek davanın kabulüne ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.