Etiket arşivi: ihmal

Basından Hukuk Haberleri • Doğumda İhmal İddiasında Mahkemenin ‘Ret’ Kararı Bozuldu…

Doğumda İhmal İddiasında Mahkemenin ‘Ret’ Kararı Danıştay’dan Döndü

Sakarya’da doğum sırasında ihmal nedeniyle sakat kalan Ömer Faruk’la ilgili açılan tazminat davasında Danıştay, Sakarya 1. İdare Mahkemesi’nin ‘ret’ kararını bozdu.

Sakarya’da doğumdaki ihmal nedeniyle sakat kaldığı öne sürülen ve trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede ihmal sonucu öldüğü iddia edilen Ömer Faruk’un, doğumda sakat kalmasıyla ilgili açılan tazminat davasında Danıştay, Sakarya 1. İdare Mahkemesi’nin ‘ret’ kararını bozdu.

Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasında Danıştay, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik olduğunu belirtti. Adli Tıp Genel Kurulu’ndan açıklamalı ve gerekçeli rapor alınarak olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının yeniden irdelenmesi gerektiğini kaydeden Danıştay, idare mahkemesinin kararını bozdu.

Samiye ve Şenol Kara çiftinin ikinci ve tek erkek çocukları Ömer Faruk, Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde 30 kasım 2009’da yapılan doğumda engelli olarak dünyaya geldi. Sezaryenle doğum yaptırılan annenin rahmi alındı.

Ömer Faruk’a ise serebral palsi (SP) teşhisi konuldu. Beyinden kaynaklanan ve hareketlerin kontrolünü olumsuz etkileyen hastalık sebebiyle annesini ememeyen ve yiyecekleri çiğneyemeyen çocuk, midesine takılan tüple besleniyordu. Çocuklarının engelli dünyaya gelmesinden ebe ve doktorları sorumlu tutan aile, ihmalleri olduğunu düşündükleri sağlık görevlileri hakkında 390 bin liralık tazminat davası açtı.

Sakarya 1. İdare Mahkemesi, Kasım 2013’de Adli Tıp Kurumu’nca hazırlanan raporu dikkate alarak tedavide davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığını belirterek tazminat talebinin reddine karar verdi. Aile, davayı Danıştay’a temyize götürdü.

Dava süreci devam ederken geçen yıl şubat ayında çocuklarını tedavi için Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ne getiren Kara çifti, tahlil sonuçlarını almaya giderken kaza geçirdi. Ömer Faruk yaralandı.

Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde tedavi altına alınan Ömer Faruk, 10 Şubat 2014’te durumu kötüleşince 3. düzey çocuk yoğun bakıma sevki planlandı. Ancak talihsiz çocuk bu süre içinde hayatını kaybetti.

Çocuğun ailesi, çocuklarının çocuk yoğun bakımı bulunamaması nedeniyle öldüğünü iddia etmişti. Sağlık Bakanlığı ise olayla ilgili inceleme başlatmıştı. Sağlık Bakanlığı, dava süreci devam ederken çocuklarını kaybeden aileden mahkeme masrafı ve avukatlık ücretini talep etmişti.

Temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay 15. Dairesi ise Sakarya 1. İdare Mahkemesi’nin kararını oy birliğiyle bozdu. Yüksek mahkeme, Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca eksik, soyut ifadelerle yetinilerek hazırlanmış olan rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluğun bulunmadığına hükmetti. Danıştay 15. Daire, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan açıklamalı ve gerekçeli yeni bir rapor alınarak olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının yeniden irdelenmesi gerektiğini kaydetti.

haberler.com

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — 14 Şub 2015, 12:41


Maden kazasında ihmal ve kusurdan maden şirketi sahipleride sorumludur

Yargıtay, Soma’daki maden faciasının yankıları devam ederken, bu tür kazalara emsal teşkil edecek bir karara imza attı.

Yargıtay, 2010 yılında Edirne’de meydana gelen maden kazası sonrası, maden şirketi sahibine ‘taksirle üç kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan verilen 5 yıl hapis cezasını onadı.

Edirne’nin Keşan ilçesinde 2010 yılında bir maden şirketinde meydana gelen olayda, yapılan kaynaktan kıvılcım sıçraması sonucu yangın çıkmış, yangına bağlı olarak da göçük meydana gelmişti. Göçük altında 2 gün mahsur kalan madencilerden Volkan Hamarat (30), Yunus Akbaş (35) ve Halil Açıkgöz (45) olayda hayatını kaybetmişti.

SORUMLULAR HAKKINDA DAVA AÇILDI

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlattı. Cumhuriyet Başsavcılığı, maden şirketi sahibi Z.K., kaynakçı C.B., nezaretçi Çavuş D.K., ve kaynakçı yardımcısı D.Ç.’ye ‘taksirle ölüme neden olmak’ suçundan dava açtı. Sanıklar Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan maden şirketi sahibi sanık Z.K., suçlamayı kabul etmediğini belirterek, ‘Olay, ocakta bakım çalışmaları sırasında kıvılcımlardan hortumun erimesi ve gazın çıkmasıyla medyana geldi. Olayda herhangi bir kusurum yok’ dedi.

ŞİRKET SAHİBİNE ‘TAKSİRLE ÖLDÜRME’ SUÇUNDAN 5 YIL

Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi, birinci derece kusurlu olduğunu belirttiği sanık maden şirketi sahibi Z.K.’yı ‘taksirle üç kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ikinci derecede kusurlu tuttuğu kaynakçı C.B. ve nezaretçi Çavuş D.K.’yı 3 yıl 4′er ay hapis cezasına çarptırırken, bu cezaları 24 bin 300 lira adli para cezasına çevirdi. Mahkeme üçüncü derecede kusurlu tuttuğu kaynakçı yardımcısı D.Ç.’ye ise 2.5 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, bu cezayı ise 18 bin 200 lira adli para cezasına çevirdi.

YARGITAY, MAHKEMENİN KARARINI ONADI

Sanıklar, yerel mahkemenin bu kararına itiraz etti. Temyiz istemini görüşen Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise yerel mahkemenin bu kararını onadı. Yüksek Mahkeme, bu kararıyla maden sahalarında meydana gelen kazalardan maden şirketi sahiplerinin de sorumlu tutulacağına hükmetmiş oldu. Bu arada karar, yankıları devam eden 301 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Soma’daki maden faciasına ilişkin açılacak davaya da emsal teşkil edecek. Türkiye’yi yasa boğan Soma’daki maden kazasında ‘ihmal var mı?’ sorusuna günlerdir cevap aranırken, maden şirketi sahibinin açıklamaları da tartışmaları beraberinde getirmişti.

Öte yandan, ceza davasının yerel mahkemede sonuçlanmasının ardından göçükte hayatını kaybeden Volkan Hamarat’ın ailesi tazminat davası açtı. Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Hamarat’ın anne ve babası ile 5 kardeşine toplam 225 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararında, ‘Kanıtların değerlendirilmesinden, davalı işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince almamasından ortaya çıkan iş kazasında yüzde 100 oranında kusurlu olduğu, Volkan Hamarat’ın kusurlu olmadığı sabit bulunmuştur’ denildi