Etiket arşivi: K.2010/49

YCGK 9.3.2010 E.2010/6-24 – K.2010/49


 YCGK 9.3.2010 E.2010/6 24 – K.2010/49

– Cep Telefonunun Yağmalanması (Soruşturma Sırasında İade)
– Yağma (Etkin Pişmanlık)
– Etkin Pişmanlık (Yağma) –

CMK.2,174,175 – TCK.31,37,62,63,149,168

Bakırköy C. Başsavcılığının 12.10.2006 günlü iddianamesi üzerine, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 13.10.2006 gün ve 293-293 sayı ile iddianamenin kabulüne karar verilmek suretiyle kovuşturma aşamasına geçilmiştir.
Mağdurdan yağmalanan cep telefonunun yenisinin alınarak mağdura verilmek suretiyle iade ve tazminin sağlandığı tarihin ise 22.10.2006 olması nedeniyle, etkin pişmanlık kovuşturma aşamasında gerçekleşmiştir.
Bu itibarla; 5237 sayılı TCY.’nın 168. maddenin 3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanıkların cezalarından 1/3 oranında indirim yapılması yasaya uygun bulunduğundan, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmiştir.

DAVA ve KARAR:

Sanıklar U. Ç. ve S. Ö.’in;
Mağdur İ.’e yönelik yağma suçlarından, 5237 sayılı TCY.’nın 149/1-a-c, 168/1-3, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3’er yıl 4’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Mağdur A. B.’ya yönelik yağma suçlarından ise;
5237 sayılı TCY.’nın 149/1-a-c, maddesi uyarınca 12’şer yıl hapis, Kovuşturma aşamasında mağdurdan yağmaladıkları cep telefonunun yenisini alarak mağdura vermek suretiyle iade ve tazmini sağlamaları nedeniyle,
5237 sayılı TCY.’nın 168/2-3. maddesi gereğince cezalarından 1/3 oranında indirim yapılarak 8’er yıl hapis,

Cezalarından, yaşları nedeniyle 5237 sayılı TCY.’nın 31/3. Maddesi uyarınca 1/3 oranında, takdiri indirimi oluşturan davranışları nedeniyle de 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle sonuç olarak 4’er yıl 5’er ay 10’ar gün hapis, Cezası ile cezalandırılmalarına;
Haklarında aynı Yasanın 63. maddenin uygulanmasına ve tutukluluk hallerinin devamına ilişkin,
Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.5.2007 gün ve 304-106 sayılı hükümlerin,
sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen

Yargıtay 6. Ceza Dairesince 6.11.2008 gün ve 22032-20235 sayı ile;

Sanıklar hakkında, mağdur İ. Özdemir’e yönelik yağma suçundan kurulan hükmün onanmasına, Sanıkların mağdur A. B.’ya yönelik yağma suçundan kurulan hükmün ise; “ 5271 sayılı CMK.’nun 2. maddesi gereğince kovuşturma aşamasının iddianamenin kabulüyle başladığı ve sanıkların ailelerinin yakınan Abdullah’ın zararını 12.12.2006 tarihli iddianamenin kabulü kararından önce 22.10.2006 tarihinde karşıladıkları gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.’nun 168. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesi yerine, ikinci cümlesi ile uygulama yapılması ” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 30.4.2009 gün ve 1-174 sayı ile; Bakırköy C. Başsavcılığının 12.10.2006 tarihli ve 282 sayılı iddianamesi, 13.10.2006 tarih ve 293 sayı ile kabul edilmiş, 22.10.2006 tarihinde ise mağdurun zararı karşılanmıştır, gerekçeleriyle; ilk hükümde direnilmek suretiyle sanıkların aynı şekilde cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
Bu hükmün de, sanıklar müdafileri ile sanık S. Ö. tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Yargıtay C. Başsavcılığının 29.12.2009 gün ve 287841 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

YARGITAY CEZA GENEL KURULU KARARI:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık,
sanıkların A. B.’ya yönelik yağma suçunda, etkin pişmanlığın gerçekleştiği aşamanın saptanması, ile buna bağlı olarak 5237 sayılı TCY.’nın 168. maddesi uyarınca yapılacak indirim oranının belirlenmesine ilişkindir.
5271 sayılı CYY.’nın 2. maddesinde, soruşturma aşamasının, iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, kovuşturma aşamasının ise iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade ettiği belirtilmiş, aynı Yasanın 174. maddesinde onbeş gün içinde iade edilmeyen iddianamenin kabul edilmiş sayılacağı, 175. maddesinde iddianamenin kabulü ile kamu davasının açılacağı ve kovuşturma evresinin başlayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Mal varlığına yönelik bir kısım suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 5237 sayılı TCY.’nın 168. maddesinin 3. fıkrasında ise, yağma suçlarında, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleşmesi halinde cezanın yarısına kadar, kovuşturma aşamasında gerçekleşmesi halinde üçte birine kadarının indirileceği belirtilmiştir.

5271 sayılı CYY.’nın 2, 174, 175 ve 5237 sayılı TCY.’nın 168. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, yağma suçlarında, iddianamenin kabulü kararı verildiği taktirde, bu tarihten itibaren, iddianamenin kabulü kararı verilmediği ahvalde ise yasada öngörülen azami onbeş günlük sürenin sonunda, gerçekleştirilen etkin pişmanlıkta kovuşturma aşamasına geçilmesi nedeniyle hükmedilecek cezadan üçte birine kadar indirim yapılabilecektir.

İnceleme konusu somut olayda; Bakırköy C. Başsavcılığının 12.10.2006 gün ve 282 sayılı iddianamesi ile; Sanıklar U. Ç. ve S. Ö.’in, 29.9.2006 günü saat 12.30 sıralarında mağdur A. B.’ya karşı gerçekleştirdikleri yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCY.’nın 37/1. maddesi yollamasıyla, 149/1-a-c, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle düzenlenen iddianame üzerine, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 13.10.2006 gün ve 293-293 sayı ile iddianamenin kabulüne karar verilmek suretiyle kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Mağdurdan yağmalanan cep telefonunun yenisinin alınarak mağdura verilmek suretiyle iade ve tazminin sağlandığı tarihin ise 22.10.2006 olması nedeniyle, etkin pişmanlık kovuşturma aşamasında gerçekleşmiştir.

Bu itibarla; 5237 sayılı TCY.’nın 168. maddenin 3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanıkların cezalarından 1/3 oranında indirim yapılması yasaya uygun bulunduğundan, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;

1- İsabetli bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE,

yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi.

Y.C.G.K. 9.3.2010 E.2010/6-24 – K.2010/49    

PicLensButton YCGK 9.3.2010 E.2010/6 24 – K.2010/49

YHGK 3.2.2010 E.2010/3-3 – K.2010/49


 YHGK 3.2.2010 E.2010/3 3 – K.2010/49

– Ecrimisil (Belediyenin Haksız İşgali – Müşterek Mülkiyet)
– Belediyenin Haksız İşgali (Ecrimisil)
– Müşterek Mülkiyet (Ecrimisil)
– Paylı Mülkiyet (Ecrimisil)
– Elbirliği Mülkiyeti (Ecrimisil – Zorunlu Dava Arkadaşlığı)
– Paydaşın Ecrimisil Davası Açma Hakkı –

TMK.689,702 – 743 Sa.Ka.623,630 – YİBK.11.10.1982 gün ve 3/2 sa.

Müşterek (Paylı) Mülkiyete tabi taşınmazda, paydaşlardan herbirisinin, kendi payına hasren ecrimisil davası açmak hakkı vardır. Zorunlu dava arkadaşlığı ve ittifak koşulu iştirak halinde (elbirliği) mülkiyette mevzubahistir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki “Ecrimisil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi`nce davanın kabulüne dair verilen 20.5.2008 gün ve 2007/69 E. – 2008/156 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi`nin 25.12.2008 gün ve 2008/19107 – 22225 sayılı ilamı;

(…Davada, davacılar ve dava dışı şahısların kök murisi H.`den intikal eden taşınmazın davalı Belediye tarafından haksız işgali nedeniyle davacılar payına hasren toplam 42.000.- TL. cinsinden ecrimisilinin tahsili istenilmiş; mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.

Oysa iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğuna göre, bir kısım mirasçılar kendi paylarına hasren dava açıp sürdüremezler. Böyle bir dava 11.10.1982 gün ve 3/2 sayılı YİBK.`e göre, dava dışı paydaşların sonradan muvafakatlarının alınması ya da miras şirketine mümessil tayini suretiyle de görülmesi mümkün değildir.

O halde iştirak halindeki mülkiyette paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kuralı ve dolayısıyla davanın açılmasındaki ittifak koşulu, dava şartı niteliğinde olduğundan dolayı bu husus re`sen gözetilip, paydaş olmayan davalıya karşı tüm mirasçılarca elbirliği ile açılmayan davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılarak istemin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların hissedar oldukları taşınmaza davalı Belediye tarafından haksız olarak el atıldığını ileri sürerek toplam 42.000.- TL. ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece yukarıdaki gerekçe ile bozulmuş, Yerel Mahkeme dava konusu taşınmazda iştirak değil müşterek mülkiyet söz konusu olduğu gerekçesi ile kararında direnmiştir.

Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazda elbirliği mülkiyeti mi yoksa paylı mülkiyetin mi geçerli olduğu noktasındadır.
Tüm dosya kapsamı ve tapu kaydından dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu anlaşılmış olduğundan direnme kararı bu yönde yerindedir.
Ne var ki davalı vekilinin sair temyiz nedenleri Özel Dairece incelenmiş olduğundan, dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan dosyanın davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.H.G.K. 3.2.2010 E.2010/3-3 – K.2010/49

PicLensButton YHGK 3.2.2010 E.2010/3 3 – K.2010/49