Etiket arşivi: kazasında

Borçlar Hukuku • Trafik kazasında sürücünün tazminat hakkı

Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sürücü dahil yolculardan yaralanan olmuştur. Ağır yaralı sürücü ağır yaralı olduğundan, tedavi esnasında kanına alkol karışır ve kan tahlilinde alkollü görünür. Tutanak sürücünün alkollü olduğu şeklinde tutulur. Ancak yapılan yargılamada tanıklar sürücünün hiç alkol kullanmadığını, namaz kıldığını, alkolün tedavi ile karışabileceğin, beyan etmişler, adli tıptan gelen yazı tedavi esnasında alkolün kana karışmasının mümkün olduğu belirtilince, sürücü yargılandığı ceza mahkemesinde alkollü araç kullanmakla neden olduğu trafik kazasından berat etmiştir. Ayrıca kesilen idari trafik cezası Sulh Ceza’da iptal edilmiştir.
Kaburgaları kırılan ve tedavi olan sürücüde %40 fonksiyon kaybı olmuştur. Sürücü berat ettikten sonra ilgili sigorta şirketinden 100.000 TL maddi tazminat talep etmiş, ancak sigorta şirketi, poliçe karayolları trafik kanununa göre işletenin hukuki sorumluluğunu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder ve buna göre araç sürücüsünün yaralanması nedeniyle yapılacak tazminat taleplerinin poliçe teminat dışında kaldığını beyanla red etmiştir.
Sigorta şirketinin red talebi yerinde midir.? Sürücü bu durumda ne gibi hukuki yollara başvurabilir. Teşekkürler bilgi için…

Bilgiler: Tarih-Gönderici: Öndergülbahar — Pzr Şub 22, 2015 9:03 pm


Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları • TRAFİK KAZASINDA AĞIR YARALANAN YAYA, TAZMİNAT MİKTARLARI…

YARGITAY 17. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/5166
KARAR: 2014/4723

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı K… vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, yaya olan müvekkiline çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin malul kaldığını, tedavi giderleri yapmak zorunda kaldığını belirterek ıslahla birlikte 57.366,73 TL işgöremezlik tazminatı, 10.819,34 TL tedavi gideri ve 330,00 TL yol masrafının tüm davalılardan, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı vekilinin tedavi giderlerine yönelik talepleri ile ilgili olarak 6111 Sayılı Kanununun 59. Maddesi gereğince herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile %30 kusur oranı esas alınarak 20.456,00 TL’nin 16/10/2007 kaza tarihinden itibaren davalılardan (sigorta şirketinin poliçedeki limitle sınırlı olmak ve bu davacı yönünden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile takdiren 7.000,00 TL’nin 16/10/2007 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar K… ve H…’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı K… vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı K…’ın tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacının, tedavi giderlerine yönelik talebi yönünden, 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi gereğince herhangi bir karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmiş ise de yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" belirtilmiş olup davacı tarafça tedavi gideri talebine esas olarak dosyaya sunulan belgeler eczane fişleri ve medikal faturasıdır. Bu tür harcalamalar 6111 sayılı yasa kapsamında olmayıp davalıların bu kalem zarardan da sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, mahkemece, %30 kusur oranı esas alınarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilirken, maddi hata sonucu davacının bilirkişi raporuyla belirlenen işgöremezlik zararı ile tedavi giderleri toplamı üzerinden hesaplama yapıldığı, bu itibarla davacının zararının sonuç olarak doğru şekilde hüküm altına alındığı, bu husus bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı K…’ın tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.467,52 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı K…’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — 16 Ara 2014, 18:03


Maden kazasında ihmal ve kusurdan maden şirketi sahipleride sorumludur

Yargıtay, Soma’daki maden faciasının yankıları devam ederken, bu tür kazalara emsal teşkil edecek bir karara imza attı.

Yargıtay, 2010 yılında Edirne’de meydana gelen maden kazası sonrası, maden şirketi sahibine ‘taksirle üç kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan verilen 5 yıl hapis cezasını onadı.

Edirne’nin Keşan ilçesinde 2010 yılında bir maden şirketinde meydana gelen olayda, yapılan kaynaktan kıvılcım sıçraması sonucu yangın çıkmış, yangına bağlı olarak da göçük meydana gelmişti. Göçük altında 2 gün mahsur kalan madencilerden Volkan Hamarat (30), Yunus Akbaş (35) ve Halil Açıkgöz (45) olayda hayatını kaybetmişti.

SORUMLULAR HAKKINDA DAVA AÇILDI

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlattı. Cumhuriyet Başsavcılığı, maden şirketi sahibi Z.K., kaynakçı C.B., nezaretçi Çavuş D.K., ve kaynakçı yardımcısı D.Ç.’ye ‘taksirle ölüme neden olmak’ suçundan dava açtı. Sanıklar Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan maden şirketi sahibi sanık Z.K., suçlamayı kabul etmediğini belirterek, ‘Olay, ocakta bakım çalışmaları sırasında kıvılcımlardan hortumun erimesi ve gazın çıkmasıyla medyana geldi. Olayda herhangi bir kusurum yok’ dedi.

ŞİRKET SAHİBİNE ‘TAKSİRLE ÖLDÜRME’ SUÇUNDAN 5 YIL

Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi, birinci derece kusurlu olduğunu belirttiği sanık maden şirketi sahibi Z.K.’yı ‘taksirle üç kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ikinci derecede kusurlu tuttuğu kaynakçı C.B. ve nezaretçi Çavuş D.K.’yı 3 yıl 4′er ay hapis cezasına çarptırırken, bu cezaları 24 bin 300 lira adli para cezasına çevirdi. Mahkeme üçüncü derecede kusurlu tuttuğu kaynakçı yardımcısı D.Ç.’ye ise 2.5 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, bu cezayı ise 18 bin 200 lira adli para cezasına çevirdi.

YARGITAY, MAHKEMENİN KARARINI ONADI

Sanıklar, yerel mahkemenin bu kararına itiraz etti. Temyiz istemini görüşen Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise yerel mahkemenin bu kararını onadı. Yüksek Mahkeme, bu kararıyla maden sahalarında meydana gelen kazalardan maden şirketi sahiplerinin de sorumlu tutulacağına hükmetmiş oldu. Bu arada karar, yankıları devam eden 301 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Soma’daki maden faciasına ilişkin açılacak davaya da emsal teşkil edecek. Türkiye’yi yasa boğan Soma’daki maden kazasında ‘ihmal var mı?’ sorusuna günlerdir cevap aranırken, maden şirketi sahibinin açıklamaları da tartışmaları beraberinde getirmişti.

Öte yandan, ceza davasının yerel mahkemede sonuçlanmasının ardından göçükte hayatını kaybeden Volkan Hamarat’ın ailesi tazminat davası açtı. Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Hamarat’ın anne ve babası ile 5 kardeşine toplam 225 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararında, ‘Kanıtların değerlendirilmesinden, davalı işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince almamasından ortaya çıkan iş kazasında yüzde 100 oranında kusurlu olduğu, Volkan Hamarat’ın kusurlu olmadığı sabit bulunmuştur’ denildi