Etiket arşivi: KELİMESİNİN

Yargıtay Ceza Daireleri Kararları • KASTEN ÖLDÜRME, TÖRE SAİKİYLE OLUP OLMADIĞI, "TÖRE" KELİMESİNİN CEZAİ ANLAMI

YARGITAY 1. Ceza Dairesi
Esas: 2014/1719
Karar: 2014/2733

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Nuri’nin maktule Arzu’ya yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

Dosya kapsamına göre; sanık Ayhan’ın telefonla tanıştığı o tarihte başkasıyla resmen evli olan maktule Arzu’yu anne babasıyla birlikte yaşadıkları eve getirerek gayriresmi olarak yaşamaya başladıkları,ailesinin maktule Arzu’yu istememesi üzerine ayrı ev kiralayarak orada birlikte yaşamaya başladıkları, maktule Arzu’nun başka biriyle ilişkisi olduğu yolunda dedikodu çıktığı, olay günü sanık A…’ın amcası olan sanık N…ile sanık A…’ın üvey annesi olan tanık N…’nin birlikte maktule ve A…’ın birlikte yaşadıkları eve geldikleri, sanık N…’nin maktul Arzu’ya neden …İline gidip geldiğini sorduğu, maktule Arzu’nun da "ben bunları yapıyorum, ben gidip geliyorum, sen neden gocunuyorsun" dediği, sanık A…’ın da Arzu’ya iftira atıldığını söyleyerek destek çıktığı, buna sinirlenen sanık N…’nin tabancasını çekerek Ayhan’ın başına dayayıp küfür ederek tabancanın alt kısmıyla Ayhan’ın başına vurduğu, daha sonra Arzu’ya yönelerek bir eliyle maktulenin çenesinden tutup, başını duvara yasladığı, diğer elindeki silahı da kafasına dayayıp "şerefsizin kızı, namussuz, seni öldürürüm" diyerek tabancasıyla bir el ateş ederek maktuleyi öldürdüğü olayda;

Her ne kadar sanık hakkında "töre saikiyle öldürme" suçundan hüküm kurulmuş ise de; Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’nde "töre" kelimesinin; "bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, adet, bir topluluktaki ahlaki davranış biçimleri, adap" olarak tanımlandığı, ayrıca "saik" kelimesinin, "sebep, güdü, kasta öngelen ve onu hazırlayan düşünce", "öldürmenin töre saikiyle gerçekleştirilmesinin" ise "öldürmeye yönelik kastın, töre anlayışının etkisi altında şekillenmesi" anlamlarına geldiği, genelde iyi davranış biçimlerini ifade etmek için kullanılan "töre" kavramının zaman zaman "kötü" davranış biçimlerini ifade etmek için de kullanılabildiği, bu anlamda, Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin konusunu oluşturan "töre"nin, "belli bir davranışı gerçekleştirenin veya belli bir yaşam biçimini tercih edenlerin öldürülmesini gerektiren", "kötü bir töre"yi ifade ettiği, bir davranışın töreden kaynaklandığını söyleyebilmek için, bu davranışın "bir toplulukta genel olarak benimsenmiş, yerleşmiş yaşam biçimlerinden veya değer yargılarından kaynaklanmasının" gerekli olduğu, yasal düzenlemede geçen "saik" kelimesinin, öldürme fiilinin fail tarafından "başka her türlü etkiden uzak olarak sırf toplumda benimsenmiş olan genel bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranılmış olmasını cezalandırmayı görev addedip onun etkisiyle" işlenmesini, başka bir deyişle, "öldürme kastının, kötü törenin etkisiyle oluşması lüzumunu" ifade ettiği, bu durumdaki failin "öldürme eylemini" gerçekleştirirse toplum tarafından "saygınlık" ile ödüllendirileceğini, gerçekleştirmediği takdirde ise "kınanacağını" düşünmesi ve bu eylemi saygınlık kazanmak ya da kınanmamak için işlemesi gerektiği, dolayısıyla "töre saikiyle öldürme"den bahsedilebilmesi için, öncelikle mağdurun "toplumda genel olarak benimsenmiş olan bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranmış olmasının, ikinci olarak bu aykırı davranışın "ölümle" cezalandırılması gerektiğinin o toplumda yaşayanlar tarafından beklenen bir tepki olduğunun kabul edilebilmesinin, üçüncü olarak ise öldürme fiilinin fail tarafından toplumun öldürme beklentisinin yönlendirmesiyle sırf aykırı davranışın cezalandırılması görevi üstlenilerek işlenmesinin" şart olduğu, burada "toplumdan" kastedilenin "tüm ülke" olabileceği gibi "köy, mahalle, geniş aile gibi" küçük bir topluluk da olabileceği, "töre saikiyle öldürme" suçunun oluşması açısından bunlar arasında fark bulunmadığı, "töre" kavramıyla sık sık karıştırılan "namus" kavramının ise "bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet, doğruluk, dürüstlük" olarak tanımlandığı, bu anlamda, töre ile namusun benzer ancak farklı kavramlar oldukları, törenin belli koşullarda namusu da içine alan üst bir kavram olarak ortaya çıkabileceği durumlar var ise de, diğer koşulların bulunmadığı hallerde, sırf kişilerin subjektif namus anlayışından, kıskançlıktan, cinsel arzu ve isteklere karşılık alamamaktan, kınamaktan, hoşlanmamaktan, tasvip etmemekten, söz geçirememekten kaynaklanan öldürme fiillerinin "töre saikiyle öldürme" olarak nitelendirilemeyeceği, aynı şekilde, toplumun tasvip etmediği veya kınadığı davranışları işleyenlerin ya da yaşam biçimini tercih edenlerin öldürülmesi" biçiminde gerçekleştirilen her fiilin de toplumdaki öldürme beklentisi açıkça ortaya konulmadan", sırf bu nedenle "töre saikiyle öldürme" olarak değerlendirilemeyeceği, buna göre, "töre cinayeti ile namus cinayetinin" aynı kavramlar olduğunun söylenemeyeceği, zira, suçta ve cezada kanunilik prensibi ile ceza hukukundaki kıyas yasağının, "töre saikiyle öldürme" suçunun uygulanma alanını bu şekilde genişletmeye izin vermeyeceği anlaşılmakla, bu açıklamalar ışığında, somut olayda; yeğeni Ayhan’ın birlikte yaşadığı maktuleye yönelik olarak kasten öldürme suçunu işleyen sanık N… hakkında haksız tahrik bulunmaksızın kasten öldürme suçundan TCK’nun 81, 62 maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde töre saikiyle kasten öldürme suçundan TCK’nun 82/1-k,62 maddeleri gereğince hüküm kurularak sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden
, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 29/04/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — Pzt Mar 02, 2015 2:21 pm