Etiket arşivi: kesilen

Radar uyarı levhası olmayan yolda kesilen hız ihlali cezası iptal olur

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 

Trafikte radar uygulamasına yakalanan sürücünün itirazı üzerine verilen iptal kararını onaylayan Yargıtay, radar uygulamasını “tuzak” olarak nitelendirerek “Devlet vatandaşına tuzak kurmaz” dedi. Ve cezayı iptal etti.

Uzun zamandır trafik polislerinin özellikle hız limitlerinin aşılmasını radar tuzakları kurarak saptaması ve sürücülere yüklü cezalar gelmesini tartışan adalet mekanizması Yargıtay tarafından kesinleştirilen bir karar ile sürücüleri haklı çıkarttı. Radar uygulamasını “tuzak” olarak değerlendiren Yargıtay itiraz eden sürücüye verilen 343 TL tutarındaki cezayı iptal etti. Avukat Arabulucu Umut Metin, birçok vatandaşın isyan ettiği trafik cezalarına yönelik olarak Yargıtay’dan emsal nitelikte bir karar verildiğini beliterek;bir sürücüye radar sebebi ile kesilen 343,00 TL’lik cezaya dair Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesince verilen cezanın iptaline yönelik kararın onanmasını “Devlet vatandaşına tuzak kuramaz” sözleriyle yorumladı.

‘KABUL EDİLEMEZ’

Hukukçu gözüyle kararı yorumlayan Metin, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin verdiği  bu kararda dikkat çeken en önemli ifadenin, ‘kişilerin mal ve can güvenliğini sağlamak amacıyla yapılması gereken trafik denetimlerini yol kullanıcılarına ceza vermek amacıyla bilgilendirme yapmadan kural ihlali yapmasını beklemek trafik kurallarının konuluş amacına uygun olmadığı gibi araç sürücülerine tuzak kurulması anlamına gelecektir ki bu durum, çağdaş hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmaz ve kabul edilemez’ ifadesi olduğunu belirtti.

Arabulucu Avukat Umut Metin kararı şöyle değerlendirdi: “Yargıtay’ın vermiş olduğu bu karar ile esas anlatmak istediği trafik cezalarında özellikle de hız sebebi ile verilen cezalarda yeterli uyarıların sürücünün görebileceği yerlerde bulunması zaruretidir. Sürücünün radardan dolayı ceza düzenlenebileceği ihtimalini bilebilecek konuma getirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir nevi trafik polislerinin tuzak kurar gibi, araçları ters döndürerek yol kenarında beklemeleri, hiçbir hız sınırlamasının uyarı levhaları ile belirtilmediği yerlerde bir anda çeviri yaparak sürücülere hız limiti aşımı nedeniyle ceza tesis etmeleri hukuk devletine yakışır bir yöntem olmadığının da altını çizmiştir.

‘TEŞVİK EDİCİ OLMALI’

Yargıtay’ın önem arz eden bu kararı ile hukuk devletinin gerektirdiği şekilde vatandaşı tuzağa düşürür gibi ceza kesme değil, vatandaşın can güvenliğinin öncelikli sayılmasının gerektiği sonucuna ulaşmak doğrudur. Bu karardan sonra birçok sürücü bu şekilde kesilen cezalara itiraz edebilmeli, haklarını aramak suretiyle açıkça radar uyarısının belirgin ve açıkça yapılmadığı yollarda kesilen cezaların iptalini isteyebilmelidir.
Çağdaş hukuk devleti’nin ceza hevesli olması, vatandaşlarına cezalar yağdırması değil, vatandaşını toplumsal düzene uyması yönünde teşvik edici olması gerekmektedir. Bu haliyle belirtilen karara imza atan yargıçlar, yalnızca bir kararı imzalamamışlar, cezalandırma değil topluma bir kültür kazandırma adına örnek ve güzide bir hukuk hediyesini topluma sunmuşlardır.”

Arabulucu Avukat Umut Metin, tatil dönüşü hız limiti aşımı nedeniyle radar cezası alan vatandaşları öncelikle yasal hakları kullanmaları ve cezaya itiraz etmeleri konusunda bilgilendirirken; “Ancak bu kararın hız limitlerinin yasallığını ortadan kaldırmadığını, trafik canavarının kurbanı olmamak için trafik kurallarına ve hız limitlerine uymanın zorunlu olduğunun unutulmaması gerekiyor” dedi.

finansal kiralama süresinde araca kesilen trafik cezasından kiracı sorumlu

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi,  2014/2493 esas sayılı ve 2014/6555 karar sayılı kararı

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R 

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmelerine konu araçların davalıya teslim edildiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca finansal kiralama konusu araçlara tahakkuk ettirilecek trafik para cezaları, idari para cezaları, motorlu taşıt vergisi vb. borçların kiracının sorumluluğunda olmasına rağmen müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ödenen bedellerin davalıdan ihtarname ile talep edildiğini, ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre icra takibine konu trafik para cezalarının Temmuz 2006 ile 2009 arası dönemde kesildiği ve davacı tarafça ödendiği, araçların tamamının mülkiyetlerinin araç satış sözleşmeleri ile davalı kiracıya geçtiği, satış sözleşmelerinde araçların, satış sözleşmelerinin düzenlendiği tarihe kadar olan her türlü mali ve hukuki yükümlülüklerinin satıcıya, satış tarihinden sonraki yükümlülüklerinin alıcıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, davacı tarafından ödenen trafik cezalarının tamamının araçların davalı şirkete devrinden önceki döneme ilişkin olduğu, her ne kadar finansal kiralama sözleşmesinin 5. maddesinde sözleşme süresi sona erse dahi malın davalı tarafça devralmadığı süre içinde herhangi nedenle olursa olsun ödenmesi icap eden her türlü vergi resim, harç, fon, prim, trafik cezası vs. ile diğer her türlü ödemelerin kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış ise de finansal kiralama sözleşmesinin düzenlendiği tarihten sonra yapılan ve yine taraflar arasında yapılmış araç satış sözleşmeleri ile satış tarihinden önce tahakkuk eden tüm hukuki ve cezai ödemelerin satıcıya ait olduğunun kararlaştırılması nedeniyle davalının sorumluluktan kurtulduğu, davacının araçların satışından önceki döneme ait dava konusu trafik cezası ödemelerini davalıdan talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmelerinin 5/b maddesinde sözleşmenin herhangi bir aşamasında ve sözleşme süresi sona erse dahi mal henüz kiracı tarafından devralınmadığı sürede ödenmesi icap eden her tür vergi, harç trafik cezası vs’nin tamamının kiracı tarafından ödeneceği hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler gereğince dava konusu araçların resmi satışından önceki vergi, resim, harç ve trafik cezalarından davalı kiracının sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken noterde yapılan resmi satış içeriğindeki ifadelerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.