Etiket arşivi: KONUDA

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu E: 2013/6-366 K: 2013/1656 * TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ TALEP EDİLMEYEN BİR KONUDA KARAR VERİLEMEYECEĞİ

YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu

ESAS: 2013/6-366

KARAR: 2013/1656

 

 

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; …1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.11.2010 gün ve 2005/256 E., 2010/514 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.10.2011 gün ve 2011/4956-11717 E., K. sayılı ilamı ile;

 

“…Dava, kira parası ve kiralananda bulunan ve teslim edilmeyen demirbaş eşyalarının bedelinin tahsili ile birlikte hor kullanım tazminatına ilişkindir. Mahkemece kira bedeline yönelik talebin reddine karar verilmiş, demirbaş bedeli ve hor kullanma tazminatı talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 

 

1-Dosya kapsamına toplanan delillere, mahkemece delillerin takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir. 

 

2-Davacının teslim edilmeyen demirbaş bedeli ve hor kullanım tazminatına ilişkin temyiz itirazına gelince; davacı dava dilekçesinde demirbaş eşyalarının bedeli ile birlikte hor kullanım tazminatının tahsilini istediğine göre mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır…" 

 

gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması ile dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

TEMYİZ EDEN : Davacı vekili

 

HUKUK GENEL KURULU KARARI

 

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.

 

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 12.06.1998 tarihli sözleşme ile …ili, Merkez ilçesi, …Belediyesi sınırları içinde bulunan İntepe seyir terası orman içi dinlenme yerinin işletme ve saha temizliğinin davalıya verildiğini, davalının 2002 yılı başından sözleşmenin tek taraflı olarak idarece fesih edildiği 20.04.2004 tarihine kadar olan kira parasını ödemediğini, taşınmazın teslim alınmasından sonra bazı demirbaşların eksik olduğunun ve taşınmaza zarar verildiğinin tespit edildiğini, hasarların tamir masrafı olarak 875.000.000.TL, teslim edilmeyen demirbaşlar için 4.678.150.000.TL olmak üzere, toplam 5.553.150.000.TL belirlendiğini, ödenmeyen kira borcunun 46.182.486.000.TL anapara, 8.3.12.848.000 -TL KDV ve 60.353.754.000.TL yasal faiz olmak üzere toplam 114.849.088.000.-TL olduğunu, davalıya ait olup, idare uhdesinde bulunan toplam 17.097.906.000-TL tutarındaki banka teminat mektupları miktarından; hasarlı ve eksik tesislerle demirbaşların toplam değeri olan 5.553.150.000.TL.nin, depozito bedeli olarak 1.762.959,000-TL nin düşülmesi sonucu kalan 9.781.797.000.TL.nin, davalının idareye olan toplam 114.849.088.000-TL tutarındaki kira borcundan, düşülmesi sonucu kalan 105.067.291.000-TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı vekili, müvekkilinin davacı idareye ait İntepe orman içi dinlenme tesisini 12.06.1998 başlangıç tarihli sözleşme ile kiraladığını, ancak 15.06.2002 tarihinde yol-varyant çalışması sebebiyle, tesisin önünün kazıldığını, tesise giriş ve çıkışın imkansız hale geldiğini, …Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/58 E. sayılı dosyası ile sözleşmenin feshine karar verildiğini, bu nedenlerle Haziran 2002 tarihinden sonra kira paralarının istenilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

 

Mahkemece, sözleşmenin davacının kusuru ile 15.06.2002 tarihinde sona erdiği, davalının 01.01.2002 tarihinden 15.06.2002 tarihine kadar 7.671,20.TL kira borcu bulunduğu, davacının, elinde davalıya ait 9.781,79.TL lik teminat mektubu olduğundan, davacı vekilince de dilekçede bu teminatın alacağından düşülmesi talebi olduğundan, davanın reddine dair verilen karar; Özel Daire’ce, metni aynen yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş; mahkemece, davacının dava dilekçesinde hor kullanma tazminatı ve teslim edilmeyen demirbaş eşya bedeline ilişkin bir talebi bulunmadığı gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.Direnme kararını davacı vekili temyize getirmektedir.

 

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının demirbaş eşya bedeli ve hor kullanım tazminatına yönelik talebinin bulunup bulunmadığı; buradan varılacak sonuca göre, bu talepler hakkında da karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

 

Davacı vekili, dava ve 21.09.2005 tarihli dilekçelerinde, sözleşmenin 19.04.2004 tarihinde iadarece fesih edildiğini, davalının 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait 114.849.088.000-TL kira borcu bulunduğunu, taşınmazın teslim alınmasından sonra yaptıkları tespit sonucunda tamirat masrafı olarak 875.000.000.TL, teslim edilmeyen demirbaşlar için 4.678.150.000.TL olmak üzere toplam 5.553.150.000.TL kayıp değer tespit edildiğini, idarenin elinde davalıya ait, 17.097.906.000-TL banka teminat mektubu bulunduğunu, hasarlı ve eksik tesislerle demirbaşların toplam değeri olan 5.553.150.000.TL.nin, depozito bedeli olan 1.762.959,000-TL.nin, davalıya ait teminattan düşüldüğünü, geriye 9.781.797.000.TL teminat bedeli kaldığını, bununda davalının 114.849.088.000-TL kira borcundan düşülmesi sonucu kalan 105.067.291.000-TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

6100 sayılı HMK.nın, “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 74.maddesinde (1086 sayılı HUMK.nun 74.maddesi), “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” denilmiştir.

 

Dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davacının hor kullanma tazminatına ve eksik teslim edilen demirbaş eşya bedeline ilişkin bir talebi ve davası bulunmamaktadır. Bu konuda muarazanın bulunmadığı ve bu bedelleri davacının, davalıya ait teminattan tahsil ettiği de dava dilekçesi ve tarafların yargılama aşamalarındaki beyanlardan anlaşılmaktadır. 

 

Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında bazı üyeler tarafından, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğundan hor kullanım tazminatı ve demirbaş eşya bedelini de talep ettiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen nedenle kabul edilmemiştir.

 

Bu durumda, mahkemece hor kullanma tazminatı ve teslim edilmeyen demirbaş eşya bedeline ilişkin hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya uygundur. 

 

Açıklanan nedenlerle direnme kararının onanması gerekir. 

 

S O N U Ç : Açıklanan gerekçeyle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan direnme kararının ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “ Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440.maddesi uyarınca 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.12.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

 

 

DANIŞTAY İDDKURULU E:2010/2397 K:2013/1123 UZMAN ÖĞRETMENLİĞE GEÇİŞ YASAL DÜZENLEMEYE TABİ OLUP BU KONUDA YARGI KARAR VEREMEZ

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2010/2397

Karar No : 2013/1123

 

 

 

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : X Karşı Taraf (Davacı)__________________ : X

İ stemin Özeti__________________ : Danıştay İkinci Dairesinin 02/04/2010 günlü, E:2007/222, K:2010/1398 sayılı

kararının iptal ve kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması, davalı idare tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : X

Düşünces i___________ : Temyize konu Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; Çorum İli, Merkez Cumhuriyet Lisesi'nde öğretmen olarak görev yapan ve kariyer basamaklarında yükselme sınavından yeterli puanı alan davacı tarafından, "İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri" alanında değerlendirilmesi sonucu uzman öğretmenlik sertifikası almaya hak kazanamamasınailişkin işlem ileÖğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselmeye İlişkin DeğerlendirmeKılavuzu'nun 1.14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "alan bilgileri" ibaresinin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Danıştay İkinci Dairesi 02/04/2010 günlü, E:2007/222, K:2010/1398 sayılı kararıyla; Dairelerinin 05/06/2009 günlü, E:2006/3828, K:2009/2365sayılı kararıyla, dava konusu Kılavuz kuralı ile dayanağı olan ve 13/08/2005 günlü, 25905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliğinin, dayanağı 5204 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 1. maddesiyle, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesinin sonuna eklenen              hükmün,                          Anayasa          Mahkemesi'nin                  18/03/2009                  günlü,

 

1

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar    No : 2013/1123

 

27173sayılıResmiGazete'deyayımlanan21/05/2008 günlü, E:2004/83, K:2008/107 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması sebebiyle yasal dayanağı kalmadığı gerekçesiyle iptal edildiğinden, anılan maddede yer alan dava konusu ibare hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı; davacının, "İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri" alanında değerlendirilmesi sonucu uzman öğretmenlik sertifikası almaya hak kazanamamasınailişkin işlem yönünden ise alan itibarıyla, 30/09/2005 tarihinin esas alınacağına ilişkin Kılavuz hükmünün yasal dayanağının kalmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında, 30/09/2005 tarihi itibarıyla alan değerlendirilmesi yapılmak ve bualan için belirlenen kontenjana giremediğindenbahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davanın Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselmeye İlişkin DeğerlendirmeKılavuzu'nun 1.14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "alan bilgileri" ibaresine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,davacınınuzman öğretmenlik sertifikası almaya hak kazanamamasına ilişkin işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 22/01/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

 

Davalı idare, anılan kararın iptal ve kabule ilişkin kısmını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesine üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere yedi fıkra ekleyen 5204 sayılı Kanunun 1.maddesinin 1.fıkrasında;Öğretmenlik mesleğinin; adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacağı, adaylık dönemini başarıyla tamamlayanların mesleğe öğretmen olarak atanacağı, 2.fıkrasında; kariyer basamaklarında yükselmede kıdem, eğitim (hizmet içi eğitim, lisansüstü eğitim), etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) puanları ile sınav sonuçlarının esas alınacağı, değerlendirmenin 100 tam puan üzerinden yapılacağı, değerlendirme puanının % 10'unu kıdem, % 20'sini eğitim, % 10'unu etkinlikler, % 10'unu sicil (iş başarımı) ve % 50'sini de sınav puanının oluşturacağı, 3.fıkrasında; kariyer basamaklarında yükseleceklerin değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınacağı, değerlendirmeye alınmak için sınav tam puanının en az % 60'ını almış olmak şartının aranacağı, 4.fıkrasında; sınavın yılda bir defa olmak üzere ÖSYM'ce yapılacağı; 5.fıkrasında; alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans öğrenimini tamamlamış öğretmenlerden uzman öğretmenlik, doktora öğrenimini tamamlamış olan öğretmenlerden ise başöğretmenlik için sınav şartının aranmayacağı, bu durumda olan öğretmenlerin kıdem, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) ölçütlerine göre değerlendirileceği, 6.fıkrasında; öğretmenlik kariyer basamaklarında yükseleceklerin gireceği sınavın, sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresinin, hizmet içi eğitim veya lisansüstü eğitim niteliklerinin, her bir

 

2

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar    No : 2013/1123

 

değerlendirme ölçütüne ilişkin hususlar ve puan değerlerinin, alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdemin, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) şartları ve puan değerlerinin, branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayılarının, yükselmeye ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususların Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşleri alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, 7.fıkrasında; toplam serbest öğretmen kadro sayısı içinde, başöğretmen oranının % 10, uzman öğretmen oranının % 20 olduğu, Bakanlar Kurulu'nun bu oranları bir katına kadar yükseltmeye yetkili olduğu kuralları yer almıştır.

 

5204 sayılı Yasayla öğretmenlik kariyer basamakları öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olarak belirlenmiştir. Anılan Yasada, kariyer basamaklarında yükselmek için öncelikle sınavdan 60 puan almış olmak veya alanında ya da eğitim bilimleri alanında uzman öğretmenlik için tezli yüksek lisans öğrenimini, başöğretmenlik için ise doktora öğrenimini tamamlamış olma kriterleri aranmıştır. Bu kriterlerden birini taşıyan öğretmenlerin, kıdem, eğitim (hizmet içi eğitim, lisansüstü eğitim), etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) puanları ile sınav sonuçlarına Yasada belirtilen oranlarda puan verileceği ve bu puanlamaya göre başarı sıralamasına alınacakları düzenlenmiştir. Bu şekilde oluşturulan başarı sıralamasına giren öğretmenlerden toplam serbest öğretmen kadro sayısının% 10'una kadar başöğretmen, % 20'sine kadar da uzman öğretmen atanabileceği belirtilmiştir.

 

5204 sayılı Kanunun 1. maddesiyle getirilen bu düzenlemelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 21/05/2008 günlü, E:2004/83, K:2008/107 sayılı kararıyla; özel bir ihtisas mesleği olduğu belirtilen öğretmenliğin kariyer basamaklarına ayrılmasının, yasa koyucunun takdir alanı içerisinde olduğu gibi, getirilen yükselme sisteminin kamu personel rejiminde aranan unsurlardan birisi olan "kariyer" esasıyla da uyumlu bulunduğuna; Kanunun Lmaddesinin 2.fıkrasındaki kariyer basamaklarında yükselmeye esas alınacak değerlendirmede kıdem, lisansüstü eğitim, etkinlikler ve sicil puanları ile sınav sonucu ölçütlerinin, öğretmenin çalışmasına ve çabasına bağlı olarak objektif nitelik taşıdığı ve öğretmenler arasında eşitsizliğe yol açmadığı; ancak, kariyer basamaklarında yükselmedeki ölçütlerden olan "hizmet içi eğitime" katılmada öğretmenin iradesinin belirleyici olmadığının anlaşıldığı, bu durumun, hizmet içi eğitim almak üzere görevlendirilmiş öğretmenlerin, bu kapsama alınmayanlara göre kariyer basamaklarındaki değerlendirmede öne geçmelerine ve aynı hukuksal konuma sahip öğretmenler arasında eşitsizliğe yol açacağı, hizmetiçi eğitime katılacakların saptanmasında bu eşitsizliği giderici objektif kriterlerin yasada yer almaması nedeniyle kuraldaki "hizmet içi eğitim," ibaresinde Anayasaya aykırılık bulunduğuna; 1.maddenin 3.fıkrasındaki kariyer basamaklarında yükseleceklerin değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınmalarına yönelik düzenlemenin sınav sisteminin bir gereği ve değerlendirme için öngörülen sınav tam puanının % 60'ının alınması

 

3

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar        No : 2013/1123

 

koşulunun da, yasa koyucunun takdir alanı içerisinde değerlendirmeyi gerektiren bir konu olduğuna; öte yandan, 6.fıkrada yönetmeliğe bırakılan "sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi", "alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,", "branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları," ve "ile diğer hususlar" ibarelerinin kariyer basamaklarında yükselme hakkından yararlanabilmeye ilişkin olması ve Yasada, yönetmelikle düzenlenecek konuların çerçevesinin, Anayasa yargısı bağlamında denetime olanak verecek biçimde düzenlenmiş olması gerektiği, ancak anılan ibarelerin belirlenmesinde bu çerçeveye yer verilmediği gerekçesiyle kuraldaki anılan ibarelerde Anayasaya aykırılık bulunduğuna, kuralın kalan bölümünün ise yönetmelikte düzenlenebilecek nitelikte konulara ilişkin olup Anayasaya aykırı olmadığına, ancak altıncı fıkranın kalan bölümünün de, iptal edilen ibareler nedeniyle uygulanma olanağı kalmadığından iptalinin gerektiğine; Kanunun 1.maddesinin 7.fıkrasındaki kontenjana ilişkin düzenleme yönünden ise, kariyer basamaklarında yükselme sisteminin, öğretmenlerin, nitelik ve statülerinin iyileştirilmesine özel önem verilmesi temeline dayandığı ve öğretmenlerin kıdem, eğitim ve iş başarımları esas alınarak, meslekî ve kişisel gelişimlerinin sağlanması, niteliklerinin iyileştirilmesi, statülerinin yaptıkları görevin önem, güçlük ve sorumluluk derecesi çerçevesinde olması gereken seviyeye yükseltilmesinin amaçlandığı, kuralda kariyer basamaklarında yükselme koşullarının tümü sağlansa bile, % 20 ve % 10'luk sınırlama nedeniyle bütün öğretmenlerin yükselme olanağına sahip olamayacakları, Bakanlar Kurulu'na tanınan bu oranları bir katına kadar yükseltme yetkisinin kullanılmasında da aynı sonuçla karşılaşılabileceği, anılan oranlar dolduğunda geride kalan öğretmenlerin, boşalma olana kadar yüzde yüz başarı elde etseler bile, uzman ve/veya başöğretmen hakkını elde edemeyecekleri, bu durumun ise yığılmalara, tıkanmalara ve çalışma hayatında olumsuzluklara neden olabileceği, öngörülen kontenjanlardaki yüzdelere giren son kişilerle aynı değerlendirme puanına sahip olanların kontenjan dışında kalmaları halinin hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı, bu nedenle Anayasaya aykırı olduğuna karar verilmiştir.

Anılan kararla, 5204 sayılı Kanunun 1. maddesinin 2. ve 5. fıkralarındaki “hizmet içi eğitim” ibaresi ile 6.fıkrasındaki''sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi", "alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,", "branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları," ve "ile diğer hususlar" ibareleri ve 7. fıkrasındaki kontenjan sınırlaması getiren düzenleme ve altıncı fıkranın iptal edilen ibareleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan kalan bölümü iptal edilmiş; Anayasa Mahkemesince 5204 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin iptal edilen fıkra ve ibarelerinin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153.maddesininüçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

 

4

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar    No : 2013/1123

 

 

Anayasa Mahkemesi, 5204 sayılı Kanunun 1.maddesinin 6.fıkrasını "sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi", "alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,", "branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları," ve "ile diğer hususlar" ibarelerinin kariyer basamaklarında yükselme hakkından yararlanabilmeye ilişkin olduğu, Yasada, yönetmelikle düzenlenecek konuların çerçevesinin, Anayasa yargısı bağlamında denetime olanak verecek biçimde düzenlenmiş olması gerektiği, ancak anılan ibarelerin belirlenmesinde bu çerçeveye yer verilmediği gerekçesiyle iptal ettiğinden bu konularda yeniden yasal düzenleme yapılması gerektiği açıktır.

 

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi, kariyer basamaklarında yükselmede ön koşul olan sınav/yüksek lisans/doktora koşulu ve bu koşulu sağlayanlar arasındankıdem, eğitim, etkinlikler ve sicil puanları ile sınav sonuçlarına Yasada belirtilen oranda puanlar verilerek belirlenecek başarı sıralamasına göre bir değerlendirme yapılmasını Anayasaya uygun bulmuştur. Ancak, oluşturulan başarı sıralamasına göre atanacakları belirleyecek kriter olan "kontenjan" kriteri Mahkemece iptal edilmiştir. Kanunda, başarı sıralamasına giren öğretmenlerden toplam serbest öğretmen kadro sayısının% 10'una kadar başöğretmen, % 20'sine kadar da uzman öğretmen atanabileceği düzenlenmişken, Anayasa Mahkemesinin kontenjan sınırlamasını iptal etmesi üzerine, başarı sıralaması oluşturulduktan sonra uzman ve başöğretmenlik kadrolarına atanmanın hangi kritere göre yapılacağı konusunda yasal boşluk oluşmuştur. Nitekim Anayasa Mahkemesince, iptal kararının hukuksal boşluk doğurduğu gözetilerek Yasama Organına bu boşluğu doldurması için bir yıllık süre verilmiş, ancak bugüne kadar yasa koyucu tarafından konuya ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.

 

Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasına göre, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarına ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerine göre, konuya ilişkin bir yasal düzenleme yapılması hukuken zorunlu bulunmakta ise de, bu güne kadar böyle bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Yasama Organının Anayasa Mahkemesi iptal kararı üzerine bir düzenleme yapmadığı durumlarda doğan boşluğun, Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre, karar verir" kuralı gereğince, Anayasa Mahkemesi'nce verilen kararın gerekçesi ve hukukun genel prensipleri gözetilerek, yargı içtihatlarıyla giderilebileceği açıktır.

 

Anayasa Mahkemesinin kontenjan kriterini "kariyer basamaklarında yükselme sisteminin, öğretmenlerin, nitelik ve statülerinin iyileştirilmesine özel önem verilmesi temeline dayandığı ve öğretmenlerin kıdem, eğitim ve iş başarımları esas alınarak, meslekî ve kişisel gelişimlerinin sağlanması, niteliklerinin iyileştirilmesi, statülerinin yaptıkları görevin önem, güçlük ve sorumluluk derecesi çerçevesinde olması gereken seviyeye yükseltilmesinin amaçlandığı, kuralda kariyer basamaklarında yükselme

 

5

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar    No : 2013/1123

 

koşullarının tümü sağlansa bile, % 20 ve % 10'luk sınırlama nedeniyle bütün öğretmenlerin yükselme olanağına sahip olamayacakları, Bakanlar Kurulu'na tanınan bu oranları bir katına kadar yükseltme yetkisinin kullanılmasında da aynı sonuçla karşılaşılabileceği, anılan oranlar dolduğunda geride kalan öğretmenlerin, boşalma olana kadar yüzde yüz başarı elde etseler bile, uzman ve/veya başöğretmen hakkını elde edemeyecekleri, bu durumun ise yığılmalara, tıkanmalara ve çalışma hayatında olumsuzluklara neden olabileceği, öngörülen kontenjanlardaki yüzdelere giren son kişilerle aynı değerlendirme puanına sahip olanların kontenjan dışında kalmaları halinin hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle iptal etmesi üzerine oluşan boşluğun yargı içtihadıyla doldurulabilmesi için Kanunda iptal edilen kriterin yerine ikame edilebilecek başka bir kriterin bulunup bulunmadığı hususu önem kazanmaktadır.

 

5204 sayılı Kanun kariyer basamaklarında yükselme sistemini üç aşamalı olarak kurmuştur. İlk aşamayı sınavı kazanma, yüksek lisans veya doktora yapma koşulu oluştururken, ikinci aşamada kıdem, eğitim, etkinlikler ve sicil puanları ile sınav sonuçlarına Yasada belirtilen oranda puanlar verilerek yapılacak puanlamaya göre başarı sıralamasının oluşturulması gelmektedir. Üçüncü aşamada Kanunun öngördüğü tek yöntem başarı sıralamasındaki öğretmenlerden kontenjan içinde kalanlarının atanmasıdır. Dolayısıyla Kanun'da atamaya esas alınacak başkaca bir kriter öngörülmemiştir.

 

Öte yandan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 29/12/2008 günlü, E:2008/3456 sayılı kararında belirtildiği gibi, Anayasanın 153. maddesinin son fıkrası hükmü, Anayasa Mahkemesi kararlarının sadece hüküm fıkralarının değil, hükme dayanak oluşturan temel gerekçelerinin de bağlayıcı olduğunun kabul edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Anayasa mahkemesinin kıdem, eğitim, etkinlikler ve sicil puanları ile sınav sonuçlarına Yasada belirtilen oranda puanlar verilerek yapılacak puanlamaya göre başarı sıralamasının oluşturulmasını "kariyer basamaklarında yükselmeye esas alınacak değerlendirmede kıdem, lisansüstü eğitim, etkinlikler ve sicil puanları ile sınav sonucu ölçütlerinin, öğretmenin çalışmasına ve çabasına bağlı olarak objektif nitelik

 

taşıdığı ve öğretmenler arasında eşitsizliğe yol açmadığı,……………. kariyer basamaklarında yükseleceklerin

değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınmalarına yönelik düzenlemenin sınav sisteminin bir gereği ve değerlendirme için öngörülen sınav tam puanının % 60'ının alınması koşulunun da, yasa koyucunun takdir alanı içerisinde değerlendirmeyi gerektiren bir konu olduğu" gerekçeleriyle hukuka uygun bulduğu hususu dikkate alındığında; sınav kazanmış olma, yüksek lisans veya doktora yapmış olmanın da tek başına atanma kriteri olarak belirlenmesi hukuken olanaklı değildir. Bu nedenle, uzman ve başöğretmenliğe atanma konusunda Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan boşluğun yargı içtihadıyla doldurulmaya elverişli olmadığı ve konunun yasakoyucu tarafından yapılacak yasal düzenleme ile açıklığa kavuşturulması gerektiği açıktır.

Diğer bir anlatımla, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen düzenlemelerin, belli bir sistem içinde, iptal edilmeyen diğer düzenlemelerle bir bütünlük oluşturarak anlam ihtiva ettiği, bir kısım düzenlemelerin

 

 

6

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar No : 2013/1123

 

 

iptal edilmesinin ise uzman/başöğretmenliğe atanma hususundaki bütünlüğü bozduğu, Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra yasal bir düzenleme yapılmamış olmasının bu konuda boşluğa neden olduğu ve bu boşluğun yargı içtihadıyla doldurulmasının da olanaklı olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra sadece sınavda alınan nota göre başarı sıralaması yapılmasına yukarıda belirtilen nedenlerle hukuken olanak bulunmamaktadır.

 

Olayda; kariyer basamaklarında yükselme sınavından yeterli puanı alan davacı tarafından, İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri alanında değerlendirilmesi sonucu uzman öğretmenlik sertifikası almaya hak kazanamamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmış ise de; uzman öğretmenliğe atanma konusunda Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan boşluk nedeniyle konunun yasama organınca yeniden düzenlenmesi ve yasada çerçevesi belirlenmesi halinde başarı sıralamasına ilişkin ölçütlerin alt düzenlemelerde yer alması gerektiğinden, davacının uzman öğretmenliğe atanmamasına ilişkin işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

 

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Danıştay İkinci Dairesinin 02/04/2010 günlü, E:2007/222,                                                K:2010/1398     sayılı kararının temyize konu kısmının

BOZULMASINA, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Başkan                     Üye                           Üye                           Üye                          Üye

XXXXX

 ÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜyeXÜye

 

T.C.

D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas        No : 2010/2397

Karar No : 2013/1123

K A R Ş IO Y

 

X- Danıştay İkinci Dairesince verilen karar usul ve hukuka uygun bulunduğundan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Üye                                           Üye

X                                     X