Etiket arşivi: MÜDÜRLÜĞÜ

Sayıştay Daire Kararları • Bolu Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 2001

Kararın Çeşidi : 5.Daire Kararı
Kararın Konusu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kararın Numarası : 10410
Kararın Tarihi : 22.04.2003

Bolu Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 2001

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esasların 13’üncü maddesinin son fıkrasında; “Ancak, bir günde 3’ten fazla belletici görevlendirilemez ve bunlara ayda ödenecek ek ders ücreti 48 saati geçemez.” denilmektedir. Bu hükümler uyarınca Fen Lisesi öğrencilerinin yeme, yatma, dinlenme, eğitim, öğretim ve benzeri hizmetlerinin yürütülmesi için, bir günde üçten fazla belletici öğretmen görevlendirilerek ek ders ücreti ödenmesinin mümkün olmadığına,

Bilgiler: Tarih-Gönderici: inspector — 25 Oca 2015, 02:22


Sayıştay Daire Kararları • Antalya DSİ 13. Bölge Müdürlüğü Saymanlığı 2001

Kararın Çeşidi : 5.Daire Kararı
Kararın Konusu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kararın Numarası : 10413
Kararın Tarihi : 24.04.2003

Antalya DSİ 13. Bölge Müdürlüğü Saymanlığı 2001

1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesinde ölüm nedeni kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek haller arasında sayılmakta olup, aynı maddenin sondan 4’üncü fıkrasında “işçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı kanunî mirasçılarına ödenir” hükmüne yer verilmiştir.

Diğer yandan, 19.06.1986 tarih ve 4577/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık ve malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçinin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ya da 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre borçlanılmış olmak kaydıyla er olarak askerlikte veya yedek subay okulunda geçen sürelerin 1475 sayılı İş Kanununun değişik 14’üncü maddesi uyarınca ödenecek kıdem tazminatının hesaplanma-sında dikkate alınması gerekeceğine karar verilmiştir.

Bahsedilen mevzuat hükümleri gereği ölüm halinde borçlanılan askerlik süresinin değerlendirilmesi tabii olup, askerlik borçlanması olan ilgililerin mirasçılarına borçlanılan askerlik sürelerinin de dikkate alınarak kıdem tazminatı ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığına,

Bilgiler: Tarih-Gönderici: inspector — 25 Oca 2015, 02:22


Sayıştay Daire Kararları • Antalya Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 2001

Kararın Çeşidi : 7.Daire Kararı
Kararın Konusu: Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kararın Numarası : 9165
Kararın Tarihi : 29.04.2003

Antalya Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 2001

6245 sayılı Harcırah Kanununun “Harcırah Verilecek Kimseler” başlıklı 4’üncü maddesinin istisnaları belirleyen son fıkrasında, kendi isteğiyle yer değiştirmek suretiyle ataması yapılan memura sürekli görev yolluğu ödenmeyeceği ifade edilmiştir.

Bu hüküm uyarınca kendi isteğiyle karşılıklı yer değiştirme suretiyle ataması yapılan memura sürekli görev yolluğu ödenmesinin mümkün olmadığına,

Bilgiler: Tarih-Gönderici: inspector — 25 Oca 2015, 02:23


Sayıştay Daire Kararları • Muğla Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 2001

Kararın Çeşidi : 8.Daire Kararı
Kararın Konusu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kararın Numarası : 5281
Kararın Tarihi : 01.05.2003

Muğla Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 2001

Orman içi dinlenme tesislerinin güneş enerjisi ve arıtma tesisi inşaatlarına ilişkin düzenlenen hakediş bedellerinin, 6831 sayılı Orman Kanununun 25’inci maddesi ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 12’nci maddesine istinaden 2001 Yılı Genel Bütçe Kanununun “Orman içi dinlenme yerleri iş programı” gereğince Orman Bakanlığı bütçesinden karşılanmış olmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı,

Bilgiler: Tarih-Gönderici: inspector — 25 Oca 2015, 02:24


Sayıştay Daire Kararları • Bolu İl Özel İdare Müdürlüğü 1996

Kararın Çeşidi : 1.Daire Kararı
Kararın Konusu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kararın Numarası : 6847
Kararın Tarihi : 11.04.2000

Bolu İl Özel İdare Müdürlüğü 1996

Beyaz çimentolu karo mozayik imalatında kullanılan 04.716 rayiç pozlu suni mermer plak malzemesinin bedeli rayiç listesinde işyeri teslimi olarak belirlendiğinden, söz konusu malzemenin bünyesinde yer alan mermer pirinci için ayrıca nakliye ve yükleme-boşaltma bedeli ödenmesinin mümkün olmadığına,

Bilgiler: Tarih-Gönderici: inspector — 22 Oca 2015, 15:02


Sayıştay Daire Kararları • Diyarbakır Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 1996

Kararın Çeşidi : 6.Daire Kararı
Kararın Konusu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kararın Numarası : 9762
Kararın Tarihi : 16.02.1999

Diyarbakır Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü 1996 13.1.1983 tarih ve 17327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin "Tabib Nöbetleri" başlıklı 43’üncü maddesinde;

"A) …..

B) …..

C) Baştabib dahil dört ve daha yukarı tabib bulunan kurumlarda normal nöbet tutulur. Ancak Baştabib dahil beş veya daha yukarı tabib olduğu zaman baştabib nöbet tutmaz" denilmektedir.

Yönetmelik hükmü uyarınca, tabib sayısı beşden fazla olan Silvan ve Bismil Devlet Hastanelerinde görevli Baştabiblere nöbet ücreti ödenmesinin mümkün olmadığına,

Bilgiler: Tarih-Gönderici: inspector — 21 Oca 2015, 17:31


AVUKATLAR HAKKINDA YAPILAN İNCELEME VE SORUŞTURMA İŞLEMLERİ HAKKINDA GENELGE ( CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ)

     T.C.

    ADALET BAKANLIĞI

 

    Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

    Sayı: B.03.0.CİG.0.00.00.05/010.06.02/ 12   01/01/2006

    Konu : Avukatlar hakkında yapılan inceleme

    ve soruşturma işlemleri

     GENELGE

    No : 13

    Avukatların görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları ile kişisel suçları nedeniyle haklarında yapılan inceleme ve soruşturmalarda; hatalar yapıldığı, yakınmalara sebebiyet verildiği ve evrakın usulüne uygun olarak düzenlenmediği Bakanlığımıza intikal eden bilgilerden anlaşılmakla bazı hususların teşkilâta duyurulmasında yarar görülmüştür.

    Bilindiği üzere; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda avukatlar hakkında özel soruşturma şekli benimsenmiş ve yapılacak olan soruşturma usulleri düzenlenmiştir.

    Anılan Kanun'un;

    1'inci maddesinde; "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.

    Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder."

    58'inci maddesinde; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında avukatın üzeri aranamaz.

    Hukuk Usulü Muhakemeleri ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında hafif hapis veya hafif para cezası da verilemez."

 

    59'uncu maddesinde; "58'inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir.

    Cumhuriyet savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.

    İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemesi hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.

    Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir."

    Öte yandan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Avukat bürolarında arama, elkoyma ve postada elkoyma" kenar başlıklı 130'uncu maddesinde; "(1) Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur.

    (2) Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar, yirmidört saat içinde verilir.

    (3) Postada elkoyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine ikinci fıkrada belirtilen usuller uygulanır."

    Hükümlerine yer verilmiştir.

    Bu itibarla;

    I– Avukatların; avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı yapılacak olan inceleme ve soruşturmaların kolluk makam ve memurlarına bırakılmayarak bizzat Cumhuriyet başsavcısı ya da bu konuda görevlendireceği bir Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması,

    II- Avukat büroları (yazıhaneleri) ve konutlarında mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak yapılabilen aramaların, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro başkanı veya vekili sıfatıyla görevlendireceği bir avukatın katılımının sağlanması suretiyle gerçekleştirilmesi,

    III- İhzarî nitelikteki incelemelerde;

    1)Hakkında ihzarî inceleme yapılan avukatın adı, soyadı, kullanılıyorsa kızlık soyadı, kayıtlı bulunduğu baro ve sicil numarası, tebligata yarar açık adresi ile müştekilerin açık adreslerinin fezlekede belirtilmesi,

    2)Avukatın şikâyet konusu olayla ilgili vekâletnamesinin onaylı örneğinin soruşturma evrakına eklenmesi,

    3)Hakkında inceleme yapılanın; avukat, stajyer, dava takipçisi veya dava vekili olup olmadığının ilgili barodan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ile ilgili avukatın isnat edilen eylemin yapıldığı tarihte hangi baroya kayıtlı olduğu ve sicil numarasının tespit edilmesi,

    4)Kamu kurumlarında görev yapan avukatların 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haklarında yapılmış herhangi bir kanunî işlem bulunup bulunmadığı ile ilgili kurumdan alınacak cevabın inceleme evrakına eklenmesi,

    5)1136 sayılı Kanun'un 58'inci maddesi uyarınca, Bakanlık tarafından soruşturma izni verilmeden önce avukatın savunmasının alınmaması, ancak kendi isteğiyle açıklama yapmak veya dosyaya yazılı belge sunmak istediği takdirde, ihzâri mahiyetteki incelemeye esas olmak üzere "beyanda bulunan" sıfatıyla açıklamalarının tutanağa kaydedilmesi ve ibraz ettiği belgelerin alınması,

    6)İhbar veya şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına yapılması durumunda doğrudan inceleme yapılması, bu konuda Bakanlıktan izin talep edilmemesi,  inceleme sonunda düzenlenecek fezlekeli evrakın Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi,

<p>    7)Ağır Ceza Cumhuriyet başsavcılarınca, merkez ve mülhakat Cumhuriyet savcıları tarafından hazırlanan fezlekelerin usul ve kanuna uygun bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığının kontrol edilmesinden sonra, bir üst yazı ile Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne aynı konuda yeniden fezleke düzenlemeden intikal ettirilmesi,</p><p>    8)Şikâyet konusu işlemlere ilişkin evrakın, iddialar açıklığa kavuşturulacak şekilde incelenip gerekli görülen belgelerin onaylı bir suretinin evrakına eklenmesi,</p><p>    9)Avukatla birlikte şikâyet olunan kişiler hakkındaki evrakın ayrılarak, tâbi olduğu usule göre soruşturmanın yürütülmesi,</p><p>    10)Yapılan inceleme sonunda düzenlenen fezlekenin sonuç kısmında, Cumhuriyet savcısının soruşturma izni verilip verilmeme konusundaki düşüncesini açıkça belirtmesi,</p><p>    11)Şikâyet dilekçesinde gösterilen ya da müştekinin ifadesinde belirtmiş olduğu tanıkların dinlenmesi, delil olarak ibraz edilen belgelerin Suç Eşyası Yönetmeliği hükümlerine göre emanete alınması, bu belgelerin postada kaybolmasının önlenebilmesi için onaylı bir suretinin inceleme evrakına eklenmesi,</p><p>    12)İnceleme evrakının dizi pusulası düzenlenip, fezlekeye bağlı olarak Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,</p><p>    IV- Bakanlık tarafından verilen izin üzerine yapılan soruşturma sırasında;</p><p>    1) Soruşturma izni hangi Cumhuriyet başsavcılığına verilmişse, soruşturmanın o yer Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülmesi,</p><p>    2) Soruşturma iznini havi düşünce örneğinin, hakkında soruşturma yapılan avukatla ilgili bölümünün 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca, "yasal süre içinde gelmediği ya da savunma yapmadığı takdirde bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı" meşruhatını içeren davetiye ile ilgili avukata tebliğ edilmesi, başvurduğu takdirde savunmasının, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147 ve devamı maddelerine uygun olarak alınması,</p><p>    Usulüne uygun tebligata rağmen yasal süre içinde savunma yapılmaması veya delillerin sunulmaması hâlinde evrakının bekletilmeyerek Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,</p><p>    3) Soruşturmanın tamamlanmasından sonra fezlekeli evrakın dizi pusulasıyla birlikte ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığı aracı kılınarak Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,</p><p>    4) Yapılan soruşturma sonunda düzenlenen fezlekenin sonuç kısmında, Cumhuriyet savcısının kovuşturma izni verilip verilmeme konusundaki düşüncesini açıkça belirtmesi,</p><p>    5) Bakanlıkça ilgili avukat hakkında genel hükümler uyarınca işlem yapılması gerektiği yönünde düşünce bildirilerek soruşturma dosyasının gönderilmiş olması hâlinde, sadece evrakın teslim alındığının bildirilmesi, buna ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın aşama sonuçları hakkında ayrıca bilgi verilmesi yoluna gidilmemesi,</p><p>    6) Kovuşturma izni üzerine, suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından beş gün içinde düzenlenen iddianame üzerine, ilgili mahkeme tarafından verilecek olan son soruşturmanın açılmasına ya da açılmamasına ilişkin kararın bir suretinin Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,</p><p>    V- Avukatların, Avukatlık Kanunu'nun 58'inci maddesinin birinci fıkrası dışında kalan eylemleri hakkındaki soruşturmalarının, isnat edilen suçun tâbi olduğu soruşturma usulüne göre yapılması, bu kapsamda avukatların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eylemleri sebebiyle aynı Kanun'un 251'inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince Bakanlıktan izin talep edilmeksizin Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından doğrudan soruşturma yapılması,</p><p>    Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.</p><p>    Cemil ÇİÇEK</p><p>                                Bakan</p><p>   </p>