Etiket arşivi: olduğunu

Yargıtay Ceza Daireleri Kararları • EVLİ OLDUĞUNU GİZLEYEN ERKEĞİ ÖLDÜREN KADINA HAKSIZ TAHRİK UYGULANMASI GEREKTİĞİ

YARGITAY 1. Ceza Dairesi
ESAS: 2013/5230
KARAR: 2014/464

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Sanık müdafii tarafından sanığın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinde bulunulmuş ise de; 5271 sayılı CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin itiraza tabi hüküm, aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraz merciince incelenmek üzere inceleme dışı bırakılmıştır.

2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Sevgi’nin kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki eksik incelemeye yönelen, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak,

Evli ve çocuklu olan maktulün, evli olduğunu gizleyerek bekar olan sanıkla evlenme vaadiyle ilişki kurduğu, sanığın evlenme düşüncesi ile O…’da bulunan evinden maktulle birlikte A…’ya kaçıp birkaç gün birlikte yaşadıkları, bu arada cinsel ilişkiye de girdikleri, maktulün evli olduğunu öğrenen sanığın baba evine geri döndüğü, içinde bulunduğu sosyal koşullar itibariyle bu olayın onu zor durumda bıraktığı, daha sonra telefonda sanığın maktulü yanına gelmeye ikna ettiği, maktulün kiraladığı araçla Antalya’dan Ordu’ya geldiği, sanığın da maktulle gitmek üzere hazırlık yaptığı, araç içerisinde evlenme hususunda çıkan tartışmada sanığın maktulü tabanca ile öldürdüğü olayda, maktulden gelen sanığı aldatmaya yönelik haksız hareketler dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle asgari düzeyde ceza indirimine gidilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 04/02/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — Çrş Mar 25, 2015 8:57 am


Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları • İMZANIN BORÇLUYA AİT OLDUĞUNU KANITLAMA KÜLFETİ…

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/8740
KARAR: 2013/17214

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Alacaklının harçlandırılmayan ve temyiz defterine kaydı yaptırılmayan temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2- Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Borçlu vekilinin takibe konulan çeklerdeki ciranta imzalarının müvekkiline ait olmadığını iddia ederek imza itirazında bulunduğu,mahkemece başka dosyada bulunan ödenmiş çekteki imza ile takibe konulan çekteki imzanın karşılaştırılması sonunda takibe konulan çeklerin M.U tarafından imzalanma olasılığının kuvvetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK.’nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılacağı ve yapılan inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı mahkemece anlaşılması halinde itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verileceği belirtilmiştir.

İcra mahkemeleri İİK.’nun 18. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK’nun 316-322. maddeleri arasında düzenlenen basit yargılama usulüne göre yargılama yapar. İcra mahkemelerinin kuruluş amacı, icra organlarınca yürütülen cebri icra yetkisinin hukuka ve kanuna uygunluğunu icra ve iflas hukuku çerçevesinde denetlemektir. İcra dairelerinin işlemleriyle ilgili olarak yapılan şikâyet ve itirazlara ilişkin uyuşmazlıkları sınırlı ve biçimsel olarak incelemek ve en seri şekilde karara bağlamak icra mahkemelerinin görevidir. Bundan dolayı icra mahkemelerinin yargılama yetkileri genel mahkemelere göre sınırlıdır. Ekseriyetle sadece yazılı belge üzerinden inceleme yaparak uyuşmazlığı çözüme kavuşturmak zorundadır. Bu sınırlı yetkiden dolayı icra mahkemeleri tarafından verilen kararlar sadece yürütülen takip konusu bakımından tarafları bağlar ve sadece takip hukuku anlamında kesin hüküm teşkil eder, maddi anlamda kesin hüküm sayılmaz. Bunun sonucu olarak icra mahkemesi tarafından verilen kararlar daha sonra genel mahkemelerde dava konusu yapılabilir

Somut olayda; iki adet çeke dayanılarak borçlu Mahmut Uçan aleyhine kambiyo Senetlerine mahsus takip başlatıldığı,borçlunun çeklerdeki ciranta imzasına itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nden alınan raporda ”…2 adet çekin arka yüzünde M.U ‘ya atfen atılmış 1.ciro imzalarının majiskü ”M”harfi karalamalardan ibaret önemli tanı unsuru içermeyen basit tersimli imzalar olmaları nedeni ile aidiyetinin bu meyanda sorulduğu üzere M.U ‘nın eli ürünü olup olmadığının tesbit edilemediği…” nin beyan edilmiş olduğu görülmüştür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı).

Yukardaki nedenlerle bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, genel mahkemelerde olduğu gibi yargılama yapılarak ve varsayıma dayalı olarak yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgiler: Tarih-Gönderici: admin — 16 Ara 2014, 14:31


Kızının sevgilisi olduğunu kocasından gizlemesi boşanma nedeni

Kızının sevgilisini babadan gizlemek boşanma nedeni

Yargıtay, boşanma davasında ilginç bir karar verdi. 2. Hukuk Dairesi, bekar kızının bir erkekle olan ilişkisini kocasından gizleyen kadını kusurlu buldu ve bu durumu oy birliğiyle boşanma nedeni saydı.

Mersin’de yaşayan karı-koca, kızlarının erkek arkadaşı yüzünden tartıştı. Koca, kızının bir başkası ile olan ilişkisini bildiği halde kendisinden gizleyen eşini, bu ilişkiye rıza göstermekle suçladı. Kadın ise kızının yetişkin olduğunu, erkek arkadaşının bulunmasının ise normal olduğunu belirterek, kocasına “geri kafalı” dedi.  Koca, kızının ilişkisini kendisinden gizleyerek “geri kafalı” diyen eşi hakkında boşanma davası açtı. Mersin 4. Aile Mahkemesi, kocanın boşanma talebini ilk duruşmada reddetti. Mahkeme, aile birliğinin yapılan tartışmayla sarsılmadığını ve bu nedenle de boşanmanın şartlarının oluşmadığını ifade etti.

Demek ki evde geçimsizlik var

Yapılan itirazı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi karara bağladı. Yargıtay, yerel mahkeme kararını oy çokluğuyla bozdu. Yargıtay bozma gerekçesinde, “Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalının, ergin kızının bir erkekle arkadaşlığını bildiği halde, bunu kocasından gizlediği ve bunu öğrenen ve karşı çıkan kocasını ‘geri kafalı’ diyerek aşağıladığı anlaşılmaktadır” dedi. Yargıtay ayrıca “Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır” dedi. Yargıtay, bu şartlar altında yerel mahkemenin boşanmaya karar vermesi gerekirken, boşanma talebini reddetmesini de yasaya aykırı buldu.

İŞTE GEREKÇELER

Yargıtay’ın boşanma gerekçelerinden bazıları özetle şöyle:

-Tarafların kumar oynaması,

-Kocanın yüzünü tırmalama,

-Cinsel uyum kurulamaması,

-Eşi ahlaksızlıkla itham etme,

-Cinsel ilişkiden kaçınma,

-Eşini sevmediğini söyleme,

-Ev işlerinden kaçınmak,

-Aşırı derecede kıskançlık.

Bunlara ‘Kızının erkekle olan ilişkisini kocadan gizlemek’ eklendi.